GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:49
Tarih:21.01.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA SİNAN ÇİFTYÜREK (Van) - Teşekkürler Sayın Başkan.

"Orta Doğu'da 1 taşı yerinden oynatırsan politik olarak 40 taş yerinden oynar." derler. E, malum birinci dünya... Mesele Kürt meselesi olunca 40 taş değil, 80 taş yerinden oynar. İlk yansıması ne oldu? Yani özerk Rojava'nın koordineli olarak statüsünün ortadan kaldırılması hamleleri ilk etapta nerede yankı buldu, hangi taşı yerine oynattı? Irak'ta Şii lider Mukteda es-Sadr tepki gösterdi, dedi ki: "Siz ne yapıyorsunuz ya? Siz laik bendi yani bariyeri ortadan kaldırıyorsunuz, sünnistanın, Sünni İslam devletinin önünü açıyorsunuz." Dolayısıyla bu mesele -zamanım dar, bunun üzerinde ayrıntılı duramayacağım- sadece sünnistan meselesi değil, sünnistan meselesiyle bağlantılı aynı zamanda İran ve bağlı olarak Şii devletine, Şiiliğe karşı, İran'a karşı bir gelecekteki bir projeksiyonun bir parçasıdır.

İkincisi, şimdi, Sykes-Picot Anlaşması tıkandı, yeniden dizayn ediliyor. Yine zaman dar, iki cümle söyleyeyim: Tıpkı birincisi gibi, ikincisi de halklarının iradesine rağmen şekilleniyor. Birincisi ne? Malum sınırlar çizildi halkların iradesine rağmen. İkincisinde ise esas itibarıyla iki halkın, iki coğrafyanın yani Filistin-Gazze, kürdistan-Rojava halklarının iradesi yok sayıldı. Somut mu? Paris Anlaşması bunun önünü açtı. Dolayısıyla Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye karşılıklı bir nevi, tabiri uygunsa "Al Gazze'yi, ver özerk Rojava'nın statüsünü." İsrail ile Türkiye açısından ise "Ben senin güneyinde çıkarını gözeteyim, karışmayayım; siz de kuzeyde benim çıkarımı gözetin, karışmayın." denildi, defakto buydu.

Şunu diyeyim: Bugün Sayın Cumhurbaşkanı grup toplantısında uzun uzun Kürtler üzerinde konuştu, Kürt meselesi demiyorum. Hani bir nevi tansiyonu düşürmeye çalıştı, konuşmasının özeti buydu. Bolca "Kürtler" dedi, bolca "Kürtler kardeşimizdir." dedi, denildi. "Kürtler" denildi ama "Kürt meselesi" denilmedi; "Kürtler" denildi ama Kürtlerin haklarından yani siyasi haklarından söz edilmedi; Kürt, Türk, Arap kardeşliğinden söz edildi ama Arap halkının 22 devleti var, Türk halkının devleti var, Kürt'ün devleti bir yana statüsüne vurgu yapmadı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin.

SİNAN ÇİFTYÜREK (Devamla) - Dolayısıyla tabii ki kardeşlik, tabii ki Arap, Türk, Kürt'ün kardeşliği ama Arap, Türk'ün hakkı varsa bir millet olarak Kürt'ün de hakları vardır.

Şunu söyleyeyim: 1975 Cezayir Anlaşması'nda Mela Mustafa Barzani dağın başında. Orada anlaştılar ya Irak ile İran, Şattülarap'ı İran lehine taviz verdiler, "Tanrı şahidimdir, biz savaşmak istemiyoruz ama zalimler birleşti, bize başka yol bırakmadılar." diyor.

Bugün Kürt halkına karşı bir kutsal ittifak kuruldu. Biz, Türkiye'nin buradaki pozisyonunu doğru bulmuyoruz, kardeşlik hukukuna sığmıyor. Kürt halkı da Cezayir Anlaşması sonrası olduğu gibi her defasında küllerinden yeniden doğmuştur.

Sağ olun. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)