| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 49 |
| Tarih: | 21.01.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkanım, teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mersin Milletvekilimiz Sayın Burhanettin Kocamaz'ın şahsında İYİ Parti Grubuna bu önemli meseleyi burada tartışmaya ve müzakereye açtıkları için teşekkür ediyorum. Bugün itibarıyla DSİ'nin bu merkezî sulama birliğine dair bir çalışma yürüttüğü biliniyor, kamuoyundan görüş de toplanıyor ama bugüne kadar hep şuna tanık olduk: Meclise bir şey geldi mi komisyonlarda müdahil olamıyoruz. Komisyonlarda müdahil olamadığımız gibi Genel Kurulda da olamıyoruz. O yüzden, böyle bir tartışmanın evveliyetle yapılacak olması ve bu önergenin kabulü hâlinde bu meselenin enine boyuna tartışılması, Türkiye çiftçiliği, çiftçisi ve tarımı adına oldukça önemli bir meseledir. Türkiye'de ciddi anlamda tarımla ilgili yapısal sorunlar vardır, bunlardan biri de sulama sorunlarıdır ama emin olun, "Bunlarla ilgili ilk ele alacağınız mesele nedir?" derseniz, sonuncu sıraya bunları merkezileştirmek diye yazabiliriz. Zaten biz karar mekanizmalarını merkezileştirerek Başkanlık sisteminde bütün kararları bir külliyeye, külliyede de bir Cumhurbaşkanlığı makamına bağlayarak üretmiş olduğumuz sistemden ne kadar fayda gördük ki havza bazlı, kooperatif bazlı, birlik bazlı bir ihtiyaca tekabül eden sulama birliklerinin bir merkeze toplanmasını ele alalım? Zaten 2018 yılından beri sulama birliklerini DSİ yönetiyor yani DSİ'nin yönettiği bir durumda, DSİ'nin kontrolü altındaki bir yerde ayrıca yeni bir birlik kurmak ancak birileri için yeni pozisyonlar inşa etmek ve bu birlik üzerinden Türkiye'deki birçok birliğin ihtiyaçlarını belli bir yerden ticari bir alana kanalize etmek anlamı dışında bir anlam ifade etmeyecektir.
Eğer siz çiftçiyle ilgilenmek istiyorsanız sevgili DSİ Genel Müdürlüğü, vahşi sulamanın önüne geçin; çiftçiyle ilgilenmek istiyorsanız sulama birliklerinin pahalı suyunun önüne geçin.
Bakın, Mersin'in Mut ilçesinde 80 tane kooperatif var, 1 tane de sulama birliği var. 80 kooperatif kendi çabasıyla suyu 1 birim liraya satıyorsa sulama birliği bunun çok daha pahalısına satıyor.
Başka bir konu: Herkesin bir dijital kartı var -hani dijitalleşiyoruz ya- ama önden gidip parayı yatırmadığında sana su vermiyor. Yahu, adamın kayısısı bahçede kuruyacak, zeytini bahçede kuruyacak; sen buna suyu ver, sonra hasat zamanı tekrar gider paranı ya destek politikalarıyla ya da tahsilat politikalarıyla halledersin. "Hayır, ben parayı hesaba yatırmadığında sana su vermiyorum." diyor.
Şimdi, sulama birliklerinin yönetimini ele aldıktan sonra bu mantaliteyle enerjinin maliyetini düşürmediniz, vahşi sulamanın önüne geçmediniz, bununla birlikte oralara atadığınız kişilerin ehliyet ve liyakati tartışma konusu.
Şimdi, merkezî sulama birliğini oluşturarak bugüne kadar kullanmadığınız hangi yetkiye ihtiyacınız var?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - 2018 yılında DSİ bu sulama birliklerinin başına görevli atadığından beri çiftçi buranın bir üyesi değil bir müşterisine döndü ve herhangi bir demokratik katılım mekanizması yok. Eskiden bir kooperatif mantığı vardı, kongreler yapılıyordu, çiftçi geliyordu, sulama birliği yönetimi taahhütlerde bulunuyordu, sorunlar gideriliyordu. Bütün bunların geride kaldığı bir yerde, biz Türkiye'de su yönetimi mantığıyla çiftçimizin ihtiyacı olan -bakınız- çiftçinin hamur teknesinin suyu sulama birliğinden geliyor, kooperatiften geliyor, bunları merkezîleştirmek hiçbir çaba sağlamaz ama yine de bildiğinizi yapacaksanız en azından bu eleştirileri ve özellikle çalışan personelin durumunu dikkate alarak bu kanun teklifinin buraya gelmesinin gerektiğini söylüyor ve İYİ Parti'nin önerisine kabul yönünde oy vereceğimizi ifade ediyorum.
Teşekkür ediyorum. (YENİ YOL, İYİ Parti ve CHP sıralarından alkışlar)