GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:48
Tarih:20.01.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA SADULLAH KISACIK (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bugün 15 maddelik bir kanun teklifini görüşüyoruz. Aynı zamanda milyonlarca emeklimizin de gözünün, kulağının burada olduğu bir kanun teklifini görüşüyoruz.

Değerli arkadaşlar, 20 bin TL bir maaşla bugün hiç kimsenin geçinemeyeceğini hepimiz biliyoruz değil mi? Yani bu salonundaki milletvekili arkadaşlarımızdan 20 bin TL maaşla geçinebileceğini savunan bir arkadaşımız var mı?

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Çıkacaktır muhakkak.

SADULLAH KISACIK (Devamla) - Yani bir arkadaşımız diyebilir mi? "Hayır, 20 bin TL maaşla geçinilir." diyen bir arkadaşımız var mı şu salonda?

MÜHİP KANKO (Kocaeli) - Vardır, vardır.

SADULLAH KISACIK (Devamla) - Var mı?

CEVDET AKAY (Karabük) - Yoktur.

SADULLAH KISACIK (Devamla) - Yok.

Peki, neden bu maaşı vermekte ısrar ediyorsunuz? Neden açlık sınırının altında bir maaşı emeklimize vermekte diretiyorsunuz? Neden emeklilerimizi bir olmaza, bir çıkmaza sürüklüyorsunuz? Gerçekten bunun cevabını çok merak ediyorum. Yani bir olmaza niye bu kadar ısrar ediyoruz? Ya, hepimiz kabul ediyoruz, bu maaşla geçinilmez ama neden bunun üstüne gidiyoruz?

Şimdi gelelim, burada bir bütçe maratonu geçirdik. Bütçe maratonunda bu kürsüye çıkan bakanlar "Türkiye uçuyor, kaçıyor, büyüyor." Bakın, bütçede bakanlarımız ne demiş. Sayın Cevdet Yılmaz "Küresel büyüme yıllık ortalama yüzde 2,9 iken Türkiye'ye yüzde 5,4 büyüyor." demiş. 2025 yılında Türkiye ekonomisinin dünya ekonomileri sırasında geçen seneye göre bir basamak yükselerek 16'ncı büyük ekonomiye yükseleceğini söylemiş. "Millî gelirimiz 1,5 trilyon doların üzerine çıkıyor; kişi başına gelir ilk defa 17 bin dolar eşiğini aşıyor. Dolayısıyla Türkiye, tarihinde ilk kez yüksek gelirli ülkeler grubuna giriyor." demiş.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Kimler? Birileri giriyor.

SADULLAH KISACIK (Devamla) - Bakın, şimdi, Sanayi ve Teknoloji Bakanı ne demiş? "Türkiye ekonomisi kesintisiz büyümesini yirmi çeyrektir sürdürüyor." demiş. Ticaret Bakanına göre, ihracatımız rekor kırıyor; Merkez Bankası rezervlerimiz sürekli artıyor. Enerji Bakanımıza göre, Karadeniz'de yeni doğal gaz rezervleri buluyoruz, Sakarya sahasında günlük yaklaşık 7 milyon metreküp olan üretimimiz 9,5 milyon metreküpe ulaşmış, Gabar'da geçtiğimiz yıl 57 bin varil olan petrol yüzde 42 artışla günlük 81 bin varile çıkmış. Turizm Bakanına göre, turizmde tüm zamanların gelir rekorunu kırmışız, bunun sayesinde 2017'de turizm gelirinde 15'inci sırada olan ülkemiz 2024'te 7'nciliğe yükselmiş. Arkadaşlar, her şey bu kadar iyi de Türkiye büyüyor da Türkiye zenginleşiyor da peki, biz emeklimize, işçimize açlık sınırının altında neden maaş veriyoruz, neden veriyoruz? (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Türkiye'de göstergeler bu kadar iyiye gidiyor da bu millet niye cumhuriyet tarihinin en fakir dönemini yaşıyor, en acımasız hayat pahalılığı dönemi yaşıyor, niye? Arkadaşlar, bu verilere göre biri bizi hortumluyor. Bakın, Türkiye zenginleşirken millet fakirleşiyorsa birileri bizi hortumluyor, hortumluyor. Biz AK PARTİ'yi kurarken hortumları keseceğiz diye gelmiştik, kesildi de, o zaman kaynaklar halka aktı bakın, halk zenginleşti ama şimdi şu hortumları bir kontrol edin, bakın bu hortumlar tekrar birilerine bağlanmış, bu hortumları tekrar bir kontrol edin. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Üzerinden yirmi üç yıl geçti unuttunuz, şu hortumları tekrar bir kontrol edin. Bakın, bakalım tekrar şu göstergelere göre bu hortumlar... Açık verilerle konuşuyorum, bu kadar veriye rağmen biz hâlâ emeklimize "Sana kaynak yok, açlığa mahkûm ol." diyemeyiz arkadaşlar. Bakın, bir iktidar işçisine, emeklisine ölüm sınırında maaş veremez, veremez; gidecek, 5'li çetelerden kesecek, 2 trilyon 742 milyar faizden kesecek, kamu-özel iş birliğiyle o köprülerden, yollardan müteahhitlere aktardığı paralardan kesecek, 5 maaş alanlardan kesecek; verimliliği arttıracak, geliri artıracak, vatandaşına yaşanılabilir bir maaşı verecek arkadaşlar. (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Öyle ya da böyle verecek başka yolu yok. Yani "Hükûmet ben kaynak bulamıyorum." diyemez. Ha "Ben bunu bulamıyorum, artık becerimi kaybettim." diyorsa da diyecek ki "Ya, biz gidelim; ekonomiyi, bu ülkeyi daha iyi yönetenler gelsin." diyecek, bunun yolu budur, başka yolu yok.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Biz gelir, buluruz.

BÜLENT KAYA (İstanbul) - Geleceğiz inşallah.

SADULLAH KISACIK (Devamla) - Yani "Ben hem ülkeyi yönetirim hem de milleti, işçiyi, emekliyi açlığa mahkûm ederim." diye bir yönetim anlayışı olamaz, olmamalı arkadaşlar, bakın, olmamalı. 2001 krizinde iktidar niye gitti, niye erken seçim kararı aldı? Dedi ki "Kardeşim, ben bu ülkeyi artık yönetemiyorum, ekonomiyi artık çeviremiyorum, iş çıkmaza girdi, ben bırakıyorum." Doğru mu 2001 krizinden sonra? E, şimdi bakıyorsunuz, aynı şartların daha ağırı oluşmuş durumda maalesef.

Şimdi, değerli arkadaşlar, gerçekten de sahada gezerken emeklilerimizin bu durumu nedeniyle ben bankta oturan bir emeklimize gidip "Nasılsın?" demeye sormayı utanıyorum. Ne sorayım, ne diyeyim? Yani hâlinden de belli. "Ya amca, nasılsın; teyze, nasılsın? Merhaba." demeye utanıyorum, sormaya utanıyorum. Şimdi, bu 20 bin TL'lik kanun teklifi buradan geçerse milletvekilleri olarak yarın illerinize gittiğiniz zaman emeklilerin gözünün içine bakabilecek misiniz değerli arkadaşlar, bakabilecek misiniz? Elinizi vicdanınıza koyun, gelin zaman varken şu 20 bini artıralım, emeklilerimize biraz destek olalım, en azından onların da yüzü biraz daha gülsün.

Yine, bu kanun teklifinde Türkiye Varlık Fonunun Anayasa Mahkemesi tarafından bozulan maddeleri var. Şimdi, bu Türkiye Varlık Fonu neden kuruldu, bunu kimse bilmiyor. Kurulması da ilginç, 15 Temmuz hain darbe girişiminden on beş gün sonra, 1 Ağustosta Meclise geliyor teklif, ondan sonra 19 Ağustosta Mecliste kabul ediliyor, 26 Ağustosta Resmî Gazete'de yayımlanıyor. Ya, daha 15 Temmuzdan geçeli on beş gün olmuş, acele neydi, durum neydi, millet daha demokrasi nöbeti tutuyor meydanlarda yani ne acelesi vardı da bu Varlık Fonu böyle geldi, soru işareti.

İkincisi, varlık fonu dünyada şöyle kurulur: Varlık fonu başarılı olan ülkelere baktığınız zaman, adamın petrol geliri vardır, bütçe fazlası vardır, doğal kaynakları zengindir, elinde belli bir para vardır, der ki ben bir fon kurayım, bu fon sayesinde varlığımı büyüteyim; adı üzerinde varlık fonu. Ya, varlık içinde yokluk çekiyoruz eğer biz böyleyse yani madem varlığımız var, bir fonumuz var da vatandaşa, emekçiye, emekliye neden yokluk çektiriyorsunuz?

BÜLENT KAYA (İstanbul) - Varlıkları da sona erdirme fonu.

SADULLAH KISACIK (Devamla) - Bakın, şimdi, bakıyorsunuz, bu Fon, karanlık bir fon. Neden? Sayıştay denetiminden ari tutuluyor. Anayasa Mahkemesi de diyor ki: "Bak, böyle bir şey olmaz. Sen kamu fonusun, sen kamunun şirketlerini kendi içine alıyorsun, bundan fon oluşturuyorsun ve Sayıştay denetimine girmiyorsun; böyle olmaz." Şimdi, bu kanun teklifinde biraz kapsam genişletilerek aslında yine Anayasa Mahkemesine aykırı bir tutum sergileniyor, bu da bozulacak yarın. Arkadaşlar, Sayıştay denetiminden, Türkiye Büyük Millet Meclisi denetiminden bir fon niye korkar ya, bir fon niye korkar? Şeffaf olan bir fon, doğru yönetilen bir fon kimseden korkar mı? "Beni istediği denetlesin." der ama maalesef denetimden ari. Zaten bir fonun uluslararası kredisi de derecelendirme kuruluşuna bağlıdır. Fitch'e bakıyoruz, Varlık Fonuna ne vermiş? "BB-" Yani ne? Spekülatif fon; bu bile utanç verici.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

SADULLAH KISACIK (Devamla) - Teşekkür ediyorum Başkanım.

Şimdi, düşünün, uluslararası bir fonunuz var, adı "Türkiye Varlık Fonu" ama kredi derecesi spekülatif; bu bile yazık değerli arkadaşlar.

Bakın, dolayısıyla, bu Varlık Fonunda biz Plan ve Bütçede -geçtiğimiz hafta çarşamba günü Varlık Fonu yöneticileri geldi- güya Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimi yaptık. Yöneticiler sadece sunum yaptı, gitti. Arkadaşlar, bu, Meclis adına utanç verici bir şey; biliyor musunuz? Meclisin itibarı açısından da utanç verici bir şey. Eğer şu Meclisin itibarını biraz da düşünüyorsak gelin, şu Türkiye Varlık Fonunu da bu kanun teklifiyle birlikte Sayıştay denetimine alalım diyoruz. Biz bununla ilgili önerge de verdik Plan ve Bütçede ama reddedildi ama bakın, bir milletvekili olarak Meclisin itibarını düşünüyorsanız gelin şu Varlık Fonunu Türkiye Büyük Millet Meclisinin, Sayıştayın denetimine alalım diyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)