GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:48
Tarih:20.01.2026

CHP GRUBU ADINA MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle Grubumuzun Somali açıklarındaki deniz gücünün görev süresinin uzatılmasına ilişkin görüşünün olumlu olduğunu belirtmek isterim. Elbette, Türkiye Cumhuriyeti bölgede uluslararası deniz gücünün içerisindeki görevini yapar, deniz haydutluğu ve terörizme karşı mücadelesini sürdürür. Ancak bu vesileyle söz almışken Somali'yle ilginizi biraz deşmekte yarar var. Bu siyasi iktidar nedense Somali'yi çok önemsiyor, çok seviyor. Ankara İncek'te, en değerli yerde 5 dönüme yakın bir araziyi hibe ettiler, orası büyükelçilik binası olacak. Bununla bitmiyor. 2023 yılının Kasım ayında Somali Cumhurbaşkanının oğlu bir trafik kazasında Yunus Emre Göçer isimli bir kurye kardeşimizin ölümüne sebep oldu. Ama asıl bundan sonraki olaylar iktidarın işine geldiğinde kendi vatandaşının canını, kanını nasıl hiçe saydığını ve nasıl o kirli hesapların içine girebildiğini açıkça ortaya koyuyor. 30 Kasımda bu olay yaşandı, Yunus Emre kardeşimiz 6 Aralıkta vefat etti. Arada bu kişi yani aslında bu katil ayın ikisinde, 2 Aralıkta yani kazadan üç gün sonra -asıl tutuklanması gereken kişi- Türkiye'nin dışına çıktı, altısında Yunus Emre Göçer vefat etti, sekizinde yakalama kararı koydular bu kişiye. Yani o kişiye "Sen git kardeşim, seni biz yargılamayacağız." dediler, ondan sonra o kişi ülke dışına çıktıktan sonra da hakkında yakalama kararı çıkardılar. Bitmiyor. Devamında da değerli arkadaşlar, 27 bin lira tazminata mahkûm edildi bu kişi, 10 taksitle de ödedi. İşte, Türkiye'deki bir kişinin, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının, bir motokurye kardeşimizin canının karşılığı 27 bin lira, o da 10 taksitle ve karşılığında eğer söz konusu kişi Somali Cumhurbaşkanının oğluysa elini kolunu sallayarak gitmesine izin verildi; siz yaptınız bunu, yargı yapmadı, siz yaptınız.

Değerli arkadaşlar, bakın, bugün, öyle bir yerdeyiz ki motokuryeler üç günlük kontak kapatma eylemi yapıyorlar ve diyorlar ki: "Biz insanca çalışma istiyoruz, iş güvenliği istiyoruz. İşimizi yaparken yaralanıyoruz, kaza geçiriyoruz, ölüyoruz ve iş güvenliği olmadan çalışmak istemiyoruz, insanca alnımızın terinin karşılığını almak istiyoruz." Ücret politikalarının şeffaf, açık, öngörülebilir olmasını talep ediyorlar ve bu kölelik düzenine karşı çıkıyorlar ve biz burada onların bu onurlu mücadelesini destekliyoruz. Motokuryelerin kontak kapatma eylemini destekliyoruz, sonuna kadar onların yanındayız. (CHP sıralarından alkışlar) Bu arada, canından olan, yaralanan tüm kardeşlerimizin yanındayız ve Yunus Emre Göçer'in katillerini bir nedenle yurt dışına gönderenlerin de yakasını tutmaya devam edeceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, şimdi, bir emekli maaşı var. Emekli maaşına anladığımız kadarıyla 1.062 liralık bir zam yapacaksınız ve 20 bin lira yapacaksınız. Düşünebiliyor musunuz Türkiye'nin enflasyon ortamını, resmî enflasyonumuz yüzde 31, gerçek enflasyon yüzde 50'nin üzerinde, her şey ateş pahası, gıda enflasyonu almış yürümüş, 1 kilo et kaç lira olmuş, emekliyi ekmeğe muhtaç etmişsiniz, emekli çöp karıştırır hâle gelmiş, emekli kasabın ancak vitrinini seyreder hâle gelmiş, emekli kirasını ödeyemez hâle gelmiş ve sizin vicdanlarınız kurulmuş, kulaklarınız sağır, kalpleriniz duymuyor, gözleriniz görmüyor, vicdanlarınız kurumuş ve geliyorsunuz "20 bin lira aylık maaş vereceğiz." diyorsunuz. 20 bin lira neye yetecek arkadaşlar? Nasıldır bu? Buna "sefalet ücreti" diyoruz, sadece biz demiyoruz, herkes diyor, Sayın Bahçeli de diyor, çok doğru onun bunu söylemesi, çok kıymetli, öyleyse arkasında durmak lazım. Biz, MHP Grubundan şunu bekliyoruz değerli arkadaşlar: Sayın Genel Başkanınız çok doğru bir tespit yaptı, bir vicdanı temsil ediyor. Hazırlayın yasa teklifini, getirin, beş dakikada geçirelim, emeklileri bu sefalet ücretine mahkûm etmeyelim. (CHP sıralarından alkışlar) Bunun onuru da önce MHP'nin olsun, biz buna varız. Bu görevden kaçmayın. Şunu kabul edemeyiz: "Efendim, biz ittifak ortağıyız, iktidar ortağı değiliz." Olmaz, içindesiniz, destek oluyorsunuz. Bu iktidarın her yaptığının ortağısınız ve kusura bakmayın, burada da vebal altındasınız. Yapmayın bunu, gelin, görevinizi yapın. Biz hazırız, biz gereğini yapmaya hazırız. Diyoruz ki: Bu açlık ücretidir, bu sefalettir, bu insanlık dışıdır. Emekliyi böylesine mağdur, torunlarının karşısında böylesine mahcup bırakmayın diyoruz, diyorlar ki: "Ya, farkındayız ama para yok, kaynak yok. Nereden bulacağız?" Bilmeseniz inanırsınız ama öyle değil, gerçekler öyle değil. Bakın, diyorlar ki: "Bu zammı verirsek 63 milyar lira bütçemize ek yük geliyor. Gelsin, gelsin, siz öylesine parayı çarçur ediyorsunuz ki 63 milyar sizin bütçenizde hiçbir şey değil. Bakın, faiz ödemesi için her fırsatta söylüyoruz: Türkiye Cumhuriyeti'nin gördüğü en faizci iktidar sizsiniz, en faizci sizsiniz. Rahmetli Erbakan sizi görseydi "Sizi gidi faizciler." derdi. Sadece son üç yılda 6 trilyon faiz ödediniz, 2026 yılında 2,2 trilyon 742 milyar lira faiz ödeyeceksiniz. Bakın, bu faizin yirmide 1'ini verseniz emekli rahat edecek, faizin yirmide 1'ini ama veremezsiniz. Siz faizcisiniz, para babalarını zengin etmekten emekliyi düşünecek hâliniz kalmamış.

Bakın, sadece 2026 yılında 768 milyar lira vergiden vazgeçmişsiniz, para babalarının vergilerinden vazgeçiyorsunuz, almanız gereken, oluşmuş vergiyi almıyorsunuz. Neden? Bunun bir cevabı olması lazım ama bunun cevabı yok sizde çünkü onları çok seviyorsunuz; siz zengin seviyorsunuz. Siz fakir sevmiyorsunuz, emekli sevmiyorsunuz, asgari ücretli sevmiyorsunuz, işsizden nefret ediyorsunuz ama bilin ki onların ahı sizin iktidarınızı götürecek, onların gözyaşlarında boğulacaksınız.

Kur korumalı mevduat... Müthiş bir Bakanınız vardı, pırıltılı gözlerden bahsediyordu "Altı ay uyuyun, uyanınca her şeyin düzeldiğini göreceksiniz." diyordu, hâlâ milletvekili. Sadece kur korumalı mevduatta Türkiye Cumhuriyeti'nin zararı 2 trilyon 600 milyar lira, otuzda 1'ini verseniz emeklinin karnı doyacak, otuzda 1'ini.

Bir de sizin yaptıklarınıza bakın, sadece bu yıla baktığınızda, devletin resmî belirlediği kira artış oranı yüzde 34. Emekliye yüzde 20 zam bile yapmıyorsunuz, emeklinin kirası yüzde 35 artıyor ama ona 20 bin lirayı layık görüyorsunuz. 600 milletvekili geleceğiz, burada oylayacağız "Bin lira verelim mi, vermeyelim mi?" diye.

Bakın, size ben bir rakam vereyim, olayın ne kadar çarpık olduğunu görün. Şimdi her ay bin lira veriliyordu ya, her ay bin lira, 2018'de yaşama geçti; şimdi 4 bin lira yapıyorsunuz çok büyük bir şey gibi. O sırada fitreye baktığınızda, Diyanetin kurban rakamına baktığınızda, 2018'de Diyanet diyor ki: "Bir kurban kesebilirsiniz 850 liraya." Şimdi, 4 bin lira ikramiye veriyorsunuz bayramda, Diyanet kurbanı 13.500 liraya kesiyor yani nereden nereye getirmişsiniz? Neresinden baksanız insanlık dışı, vicdan dışı, akıl dışı ve asla "Bütçede para yok." falan kabul etmiyoruz. Bizim işimiz burada tercih yapmak, bir tercihte bulunacaksınız; zenginlerden, faiz ödediklerinizden, yap-işlet-devretle zengin ettiklerinizden, dolarlı sözleşme yaptıklarınızdan yana mısınız, yoksa bu ülkenin açlığa, sefalete, yoksulluğa mahkûm edilmiş emeklilerinden mi yanasınız? Biz emeklilerden yanayız, biz yoksullardan yanayız. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MURAT EMİR (Devamla) - Biz bu ülkede açlığı bitirmeye kararlıyız, bunu size rağmen yapacağız; sizin insafsızlığınıza da emeklilerimizi asla terk etmeyeceğiz.

Teşekkür ederim Sayın Başkan, sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)