GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:48
Tarih:20.01.2026

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; "meşru Suriye devleti" "Suriye'nin toprak bütünlüğü" "Suriye Millî Ordusu" "Suriye ordusu"; alın size meşru Suriye devleti ve meşru Suriye devletinin ordusu. Burada gördüğünüz IŞİD'dir, çetedir, IŞİD'i görmediğiniz yerde El Nusra'yı görürsünüz, El Nusra'yı görmediğiniz yerde El Kaide'yi görürsünüz. Ama bunlara laf söyleyemezsiniz. Ama ben size başka bir şey hatırlatacağım; 3 Mart 1924'ü hatırlatacağım, Mustafa Kemal ve arkadaşlarını hatırlatacağım. Burada bununla ilgili çok laf söylersiniz ama bakın, bu IŞİD ne dedi biliyor musunuz? "İstanbul'a hilafetin bayrağını dikeceğiz." dedi. İşte, Türkiye'nin karşısında olanlar bunlar ama siz Alevilerin, Kürtlerin, Süryanilerin, Türkmenlerin oylarıyla seçilmiş SDG'ye kalkıyorsunuz, diyorsunuz ki: "Terör örgütüdür." Hayır, terör örgütü buradadır; terör örgütüne laf söyleyin, IŞİD'e laf söyleyin. IŞİD'e karşı çıkmazsanız, inanın, Türkiye çok büyük bir riskle karşı karşıyadır çünkü bu ülkenin en önemli sütunlarından biri laikliktir; laiklik tehlike altındadır. Biz Türkiye Cumhuriyeti'ni demokratikleştirmeye çalışırken, bölgeyle, Türkiye'yle, Kürtler, Türkler, bütün halklar bir arada demokratik bir yaşamı var etmeye çalışırken IŞİD'in arkasına takılmak neyin nesidir? Bu ülkenin Dışişleri Bakanının muhatabı mıdır bu? Bu ülkenin Savunma Bakanının muhatabı mıdır bu? Bu ülkenin muhatabı IŞİD olabilir mi, çeteler olabilir mi? Suriye'nin toprak bütünlüğüymüş... E, gelin, hadi İsrail'e karşı bugün bir bildiri imzalayalım, var mısınız bütün partiler? Gazze'de 70 bin kişi soykırıma uğradı, her gün buradan kınama mesajı yayınladık. Hadi, şimdi de yayınlayalım; Golan Tepeleri işgal altında. Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunanlar, Golan Tepeleri Suriye'ye dâhil değil mi? Dürziler özerkliğini ilan etti, orası Suriye toprağı değil mi? Bu ikiyüzlülüğe son verin; Kürt düşmanlığını böyle kamufle edemezsiniz, böyle saklayamazsınız. Bakın, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Başkanı ne diyor? "Bu bir savaş değil, sistematik bir suç düzenidir." diyor çünkü bu Selefi cihadist çeteler dünyanın her yerinden oraya gelmiştir, bir katliam hayata geçirmektedirler, soykırım hayata geçirmektedirler ve siz kulaklarınızı, gözlerinizi kapatıyorsunuz. Neden? Çünkü, daha önce de söyledik, bu Kürt düşmanlığı sizin gözlerinizi, kulaklarınızı kapatmanıza neden oluyor. Bakın, bu ses etmediğiniz IŞİD'in suçlarından birkaç tanesini hatırlatayım size: 6 Ocak 2015 İstanbul Sultanahmet saldırısı, 20 Temmuz 2015 Suruç katliamı, 10 Ekim 2015 Ankara GAR katliamı, 12 Ocak 2016 Sultanahmet'te bombalı saldırı, 28 Haziran 2016 Atatürk Havalimanı saldırısı, 20 Ağustos 2016 Gaziantep düğün saldırısı; saymakla bitmez. Bunların hepsinde yüzlerce insan öldü, katledildi, yaralandı, engelli kaldı.

Avrupa'da da var. Şimdi, Avrupa da sessiz, hiç oralı değil; İngiltere'si, Fransa'sı... ABD de sessiz, hiç oralı değil. Tek hesapları var; emperyal düzen. "IMEC projesi olacak?" "Petrol nereden çıkacak?" "Ne kadar yüzde alacağız?" Kimin umurunda insanlık, kimin umurunda Kürtler, kimin umurunda orada yaşayan halklar? Onlar da sessiz ama Avrupa'yı da yerle bir etti bu örgüt; bunu unutmayın. IŞİD, bizim için hâlâ risklidir ama buna karşı Suriye'nin o meşru ordusu ne yaptı biliyor musunuz? İlk yaptığı şey Hol Kampı'nı boşaltmak oldu. Dezenformasyon Başkanı -pardon- Enformasyon Başkanı, İletişim Başkanı çıktı, dedi ki: "Bunlar yalan haber." BBC yalan haber mi yapıyor? Reuters yalan haber mi yapıyor? Yalan haber senin yaptığın, sen algı yönetimi yapıyorsun. Hol Kampı'nı boşalttınız, bu IŞİD'liler nerede? İnanın, çok yakında Türkiye'de. Nereden mi biliyoruz? Yalova'dan biliyoruz, Yalova'da 3 polisin katledilmesinden biliyoruz; buna hazır olun, gelecekler çünkü kafayı bu düzene takmışlar. İşte, biz, bu düzenin her yerde hayata geçmesi için müzakereci, diyalogcu bir çözüm ortaya koydukça diyalogdan, müzakereden kaçan, yerinden yurdundan edilen insanları görmezden gelen; Afrin'de, Şengal'de, şimdi, Halep'te yollara düşen bu insanlara bu acıları yaşatanlar hiçbir şey olmamış gibi, âdeta, hâlâ aynı nakaratı tekrar etmeye devam ediyorlar

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Bugün, Afrin'in yıl dönümü. Afrin'de neler yaşandığını biliyoruz, orada, o çeteler eliyle neler yapıldığını biliyoruz, Alevi katliamlarını biliyoruz; bütün bunlar hafızamızda canlılığını koruyor ama biz sabah akşam SDG de SDG, SDG de SDG. SDG'den dolayı Türkiye'ye yönelik hiçbir tehdit bugüne kadar olmamış. Hakan Fidan'ın o taraftan buraya yolladığı füzeler bir tarafa, o taraftan buraya hiçbir şey atılmamış ama SDG'yi saplantı hâline getiren zihniyet bu IŞİD ortaklığından kaynaklanıyor. Bu ülkenin Dışişleri Bakanı bir an önce görevden alınmalıdır. Biz, böyle bir Dışişleri Bakanını içimize sindiremiyoruz, bunu kabul etmemiz mümkün değil. Biz, çeteleri muhatap alan bir anlayışı kabul edemeyiz. Bir an önce Türkiye bu konuda gerekli adımları atmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Bakın, bugün emekli maaşları konuşuluyor ya, ekonomi konuşuluyor ya, enflasyon konuşuluyor ya, hiç kimse "Bu bütçe, bu vergiler, bu kaynaklar nereye gidiyor?" demiyor. Bizzat bu ülkenin Cumhurbaşkanı Yardımcısı diyor ki oradaki çetelere... Tabii, o "çete" diyemiyor, "Suriye Millî Ordusu" diyor. Buyurun bir kez daha gösteriyorum, hafızalara kazınsın Suriye Millî Ordusu. "Hepsine 100'er dolar veriyoruz." diyor. Bir emekliye 100 doları vermeyi çok gören, işte bu çetelere aylık 100 doları gönderebiliyor. Neden? Nedeni çok basit: Kürt düşmanlığıdır. Bu düşmanlık eninde sonunda bitecek. Eninde sonunda halklar kazanacak, barış kazanacak, demokrasi kazanacak. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)