| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 47 |
| Tarih: | 14.01.2026 |
ÖMER ÖCALAN (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli Genel Kurul; halkımızı en derin duygularla selamlıyorum.
Orta Doğu'da olağanüstü gelişmeler yaşanıyor, yüzyıl öncesinin tarihine çok benziyor. Burada stratejik hatalardan uzak durmak gerekiyor, gerilimi her yerde düşürmek gerekiyor; siyaset ortamında da meydanlarda da her yerde bu gerilimi düşürmek gerekiyor. Bakınız, Sayın Cumhurbaşkanı, son dönemlerdeki konuşmalarında Arap, Türk, Kürt kardeşliğine vurgu yapıyor ama şu an Suriye'de yaşananlar, Rojava'da yaşananlar derin tarihsel kırılmalara götürebilir, halklar birbirine boğdurulabilir, halklar birbirine karşı düşmanlaştırılabilir; bunun önünde durmalıyız. Halep mahallelerinde yaşananlar, Tişrin Barajı'nda yaşananlar problemli durumlardır, bu gerilimi düşürmeliyiz; kan akmamalıdır, çatışma durmalıdır. Diğer şeyler teferruattır, oturulur, konuşulur, tartışılır ama bu son günlerde, 6 Ocaktan itibaren yaşananlar ve karşılıklı mühimmat yığmalar problemli bir durumdur, büyük handikapları vardır. Orta Doğu'daki gelişmeleri çok iyi okumalıyız. Bakın, herkesin hesabı vardır, bu hesaplara dikkat etmeliyiz, daha büyük düşünüp daha büyük inşa etmeliyiz. Ama lakin bakınız vekil güç meselesi Orta Doğu'da problemlidir, İran'ın durumu ortadadır. Düne kadar 3 tane ana vekil gücü vardı, şu an İran sınırlarına dayanan mesele vardır. Demokrasiyle bütünleşmeyen bir İran vardır, insan haklarını ihlal eden bir İran vardır, âdeta hegemonik güçlerin müdahalesine meydan açmıştır, kendi problemlerini çözmemiştir, kendi sorunlarını çözmemiştir, oradaki gidişat da iyi değildir. İnsanları idam ediyorlar, insanları caddede öldürüyorlar. Biz bunları tasvip etmiyoruz. Herkes bu coğrafyada yaşayabilir; Kürt'üyle, Türk'üyle, Arap'ıyla, farklı inançlar yaşayabilir. Bakınız çok farklı bir şeydir, Yahudi toplumunun da bu topraklarda yaşama hakkı vardır lakin Filistin halkının da yaşama hakkı vardır kendi inancıyla, diliyle. Bizim karşı durduğumuz yayılmacı politikalardır. Biz bu yayılmacı politikalara ilkesel olarak her yerde karşı çıkıyoruz ama şu an bir yangın yeridir, kestirilemeyen bir durum vardır, çok güçlü zannettiğiniz yerde çok hâkim olduğunuz noktada büyük tehlikeleri yaşayabilirsiniz. Bu ülkede önemli siyasi aktörler misyon aldı, rol oynuyorlar, büyük barıştan bahsediyorlar, devam eden yılların çatışmasını durduracaklar. Bu kanın önüne bir set koyacaklar, herkes geçmişiyle yüzleşecek, geleceğini inşa edecek. Buna elbette ki Kürtler, Türkler herkes kıymet veriyor, anlam veriyor. Lakin Kobani Suruç'la arasında sadece bir hat var değerli milletvekilleri; Kamışlı'yla Nusaybin arasında sadece bir hat var, iki şehir bitişiktir; Osmanlı döneminde aynı şehirlerde, Serekani diğer tarafta da bu taraftaki Ceylanpınar, Tel Abyad, Akçakale; aradan sadece hudut geçiyor. Bakınız, Türkiye burada pozitif bir rol oynayabilir. AK PARTİ içerisindeki aklıselim insanlar, barışı savunan insanlar rol almalıdır; muhalefetin içindeki insanlar rol almalıdır. Bakınız, bu bir güç gösterisi değildir, ateş düştüğü yeri yakar. Çaresiz bırakırsanız bu iş farklı da büyüyebilir; biz parti olarak bu noktadayız. Bakınız, 6 Ocaktan itibaren gerilim artmıştır. Buradaki süreç yürüyor, barışa doğru yürüyor, çözüme doğru yürüyor ama Kürtlerde bir duygu kırılmasına doğru gittiğini de bilin, bu duygu kırılmasını aynı zamanda biz de yaşıyoruz. Bakınız, bir yanda yas var, bir yanda öfke var, yükselen farklı düşünceler vardır. Biz buradan Hükûmet yetkililerini, devlet yetkililerini aklıselime çağırıyoruz. Bu coğrafyada yıllardır birlikte tüm farklılıklar yaşadı, büyük düşündü, büyük inşa etti; bundan sonra da bu coğrafyayı, Orta Doğu'yu model hâline getirebiliriz. Kürt'ün dili Türk'ün dilinin karşısında tehlike değildir, Türk'ün dili Arap'ın dilinin karşısında tehlike değildir; bir yandan da bunların hepsi bizim farklılıklarımızdır, zenginliklerimizdir ama Hükûmetin bazı bakanları yanlış politikalar yapıyorlar, yanlış yolda yürüyorlar. Bir an önce bu yanlış yoldan, yanlış politikalardan vazgeçmek lazım.
Tüm halkımızı en derin duygularla tekrardan selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)