GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:47
Tarih:14.01.2026

MURAT ÇAN (Samsun) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Teklifin 11'inci maddesi üzerine söz aldım. Madde, özellikle trafik işaret ve işaretçilerine uymayan sürücülere uygulanan cezai yaptırımları ağırlaştırıyor. Kırmızı ışık ihlalinde 80 bin liraya kadar kademeli bir cezalandırma, "Dur." ihtarına uyulmaması durumunda 200 bin liraya kadar ceza yükseltilmesi... Mevcut rakam 2.167 lira. Bakan diyor ki: "Bu teklifle ihlalleri ortadan kaldıracağız. 'Dur.' ihtarına uymamayı akıllarına bile getiremeyecekler." Kime diyor? Vatandaşa diyor. Bakanın çözümü bu; denetimi, bilinçlendirmeyi değil, 200 bin lirayla "Dur." ihtarına uymayanları düzeltecek. Elbette sorun maddenin kendisinde değil, Bakanın kendisinde değil; sorun iktidarın ruhundadır, iktidarın anlayışındadır.

Teklifi bir bütün olarak tahlil ettiğimizde şunu görüyoruz: İktidar yönetemediği, beceremediği ekonominin ağır faturasını her zamanki gibi vatandaşa kesmeye çalışıyor. Değerli milletvekilleri, bugün artık vatandaşımız arabasına binemiyor, işe gitmeye korkar hâldedir çünkü bu iktidar har vurup harman savurarak yandaşlarını beslemek üzere içini boşalttığı, dibini sıyırdığı bütçedeki açığı kapatmak için bu tür operasyonlara girişmektedir. Üretimi, istihdamı adil vergiyi değil; cezaları, zamları ve harçları gelir kapısı, borç kapatma aracı hâline getirmenin peşine düşmüştür bu iktidar. Yıllardır süren yanlış politikalarla ülkeyi borca, enflasyona ve faize, hâliyle yoksulluğa mahkûm eden iktidar, şimdi arsızca vatandaşı cezalarla soymanın yolunu aramaktadır. Bir eli vatandaşın üzerinde olması gereken devlet, bu iktidar eliyle iki elini vatandaşın cebine sokmuştur. (CHP sıralarından alkışlar) Burada bulunan muhalefet grubu bizler, vatandaş daha çok kazansın diye günlerdir nöbet tutuyoruz; emeklimiz, emekçimiz daha çok gelir elde etsin diye uğraşıyoruz. Bu iktidarın derdi güvenliği falan sağlamak değildir, vatandaşın can güvenliği hiç değildir; denkleştiremedikleri bütçeye trafik cezalarından bir kalem oluşturmaktır amaçları ya da daha vahimi, meşruiyet tedariki için kendilerine fon oluşturmaktır bunların derdi. Bu nedenle, bugün vatandaşın cebine giren her kuruş bu tür cezalarla, vergilerle, zamlarla geri alınmaktadır. Bunun adı ekonomik zulümdür. Cezayla, zamla, vergiyle değil üretimle, adaletle, istihdamla büyüyen bir Türkiye elbette mümkündür, iktidarımızda gerçekleşecektir. Bugün iktidarda olan zihniyette bu yaklaşımın kırıntısı dahi yoktur. İktidar bu konuda samimi olsa, derdi gerçekten trafik, can ve mal güvenliğini sağlamak olsa biz bugün bu konuda eğitimi, bilinçlendirmeyi esas alan bir yaklaşımla oluşturulmuş kanun tekliflerini konuşuyor olurduk. İktidarın derdi can ve mal güvenliğini sağlamak olsa Bolu Kartalkaya'da 78 canımız, çeteler marifetiyle yenidoğan ünitelerinde onlarca bebeğimiz canlarını kaybetmezdi. İktidarın derdi gerçekten caydırıcılık, can ve mal güvenliğini sağlamak olsa, Batın Barlas Çeki'yi hayattan koparan kazanın faili olan kişi cezaevine girmesin diye davada en düşük cezaya hükmedilmezdi.

Trafikte para cezalarını fahiş oranda artırmakla trafik kazalarının önlenemediği de apaçık ortadadır. Her köşebaşında radar, her caddede kamera, her an ceza tehdidiyle yaşayan kaygı dolu bir hayat yarattınız. Vatandaşa pusu kurar gibi ceza kesiyorsunuz. Son beş yılda güya yaptırım gücü artsın diye trafik cezaları katlandıkça katlandı ama trafik kazaları yarım milyon kadar arttı. Demek ki Bakanın bulduğu çözüm, çözüm değilmiş. Çözüm bu olmadığına göre amacınız bellidir. Deli saçması programlarla ekonomide yaratılan büyük yıkımın faturası vatandaşa ödetilmek istenmektedir. Her ekonomik krizin ardından gözünü vatandaşın cebine diken, her bütçe açığında faturayı halka kesen bu iktidar vatandaşa potansiyel suçlu muamelesi yapıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MURAT ÇAN (Devamla) - Ona kesilecek cezayı da hazineyi dolduracak kaynak olarak görüyor, fonuna kaynak oluşturuyor. Elbette trafik kurallarına uymak çağdaş bir toplumun temel gereğidir ancak mesele güvenliği sağlamak değil kasayı doldurmak olunca cezalar caydırıcı olmaktan çıkıyor, işte böyle zulme dönüşüyor. Bu durum ne trafiği daha güvenli hâle getirir ne de devlete olan güveni güçlendirir; tam tersine, halkın öfkesini büyütür, adalet duygusunu aşındırır. Merkez Bankası rezervleri erimiş, kamu borcu tavan yapmış, enflasyon kontrolden çıkmış, sizin bu beceriksizliğinizin bedelini vatandaş ödememelidir. Zengine dokunmayan, yoksulu ezen bu sistem sosyal adaletle, hukuk devletiyle, vicdanla bağdaşmaz. Bu millet beceriksizliğinizin faturasını ödemeyecektir, ilk yapılacak seçimde, hemen yapılacak seçimde iki ellerini yakanıza...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MURAT ÇAN (Devamla) - Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)