GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:47
Tarih:14.01.2026

ELİF ESEN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir kadın sürücü olarak özellikle İstanbul trafiğinde kendimi güvende hissettiğimi söylemem ne yazık ki mümkün değil. İstanbul trafiğinde araç kullanmak aynı zamanda bir hak mücadelesi ve sonucunda da gelebilecek olası saldırılarla baş edebilmek demek. Üstelik, bu yalnızca benim yaşadığım bir duygu değil; kadınların, gençlerin, çocukların ve birçok vatandaşın yollara çıkarken taşıdığı ortak bir kaygı bu. Yaşanan sözlü, küfürlü, bazen de fiziki saldırıların olduğu kavgalar, tacizler ve ne yazık ki ölümlü vaka deneyimleri bu duyguların daha da derinleşmesine sebep oluyor. Zor yaşam şartlarıyla mücadele eden vatandaş yeterince derdi yokmuş gibi bir de sürekli trafikte tetikte olmak zorunda "Tehlike nereden gelecek?" diye, tam bir ömür törpüsü.

Görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin 9'uncu maddesi sürücü belgesi olmadan ya da ehliyeti geçici olarak geri alınmış veya iptal edilmişken araç kullananlara yönelik para cezalarını artırıyor. Amaç, ehliyetsiz araç kullanımının oluşturduğu ciddi güvenlik riskine karşı daha güçlü bir caydırıcılık sağlayabilmek; bu açıdan maddeyi olumlu bulduğumu açıkça ifade etmek istiyorum ancak yine de burada sormamız gereken çok temel bir soru var: Sadece para cezasını artırmak trafikte yaşadığımız korkuları, endişeleri gerçekten ortadan kaldırmaya yetebilecek mi? Üstelik bir de gelir adaletinin bozulduğu, zengin ve yoksul arasındaki farkın âdeta bir uçuruma dönüştüğü bu ülkede bunu söylemek mümkün mü? Bazı sürücüler için bu cezalar can acıtıcı olup gerçekten caydırıcı olabilecekken bazıları içinse rahatlıkla ödenip geçilen, hatta çerez parası olarak görülen bedeller. Trafikte kural tanımayan, hatta ehliyetsiz yola çıkan, hız yapan, risk alan, pervasızca küstahlık yapan ama maddi gücü sayesinde de yaptıklarına karşılık gelen cezaların bedellerini de hiç zorlanmadan karşılayan bir kesim olduğunun birçoğumuz farkındayız. Özellikle küçük şehirlerde nüfus sahipleri için çok kolay bu işler. Kimi zaman ehliyetine geçici olarak el konulduğunda bile üst düzey tanıdıkları arayarak, araya sokarak bir yolunu bulup yeniden trafiğe çıkan örnekleri bileniniz çoktur. Bu tablo, cezanın herkeste aynı etkiyi sağlamadığını, hakkaniyetle işlemediğini, caydırıcı olmadığını bizlere gösteriyor.

Dünyada bu mesele farklı biçimlerde ele alınıyor. Örneğin Finlandiya'da trafik cezaları sürücünün gelirine göre belirleniyor. Amaç, cezanın herkes üzerinde caydırıcı etki oluşturabilmesi. Avustralya'da sabit para cezalarının yüksek gelir grupları için etkisiz kalmasının önüne geçmek üzere orantılı sistemler deneniyor, uygulanıyor. San Francisco gibi şehirlerde ise düşük gelirli sürücüler için alternatif yaptırımlar ve gelir dikkate alınarak şekillenen modeller devreye giriyor.

Bu örnekler bize şunu söylüyor: Trafik güvenliği yalnızca cezanın tutarıyla değil, cezanın nasıl uygulandığıyla ve kime, nasıl etki edeceğiyle ilgili. Öte yandan, uygulamanın sahadaki karşılığı da en az cezanın kendisi kadar belirleyici oluyor. İstanbul trafiğinde bir de şuna şahit oluyoruz: Polis denetiminin bulunduğu yerde trafik düzenli bir şekilde akıyor. Denetim geçildikten sonra ise ya da denetimler azaldığında hız artıyor, ihlaller artıyor, yeniden sıkıntılar başlıyor. Bu durum, cezanın ancak sürekli ve adil bir denetimle uygulandığında anlamlı hâle geliyor. Bu noktada, günümüz teknoloji ve iletişim tekniklerinin desteğiyle 112 Web İhbar Sistemi gibi vatandaşın trafik ihlallerini fotoğraf ve videoyla bildirebildiği platformların daha yaygınlaştırılması ve kamuoyuna etkili bir biçimde bunun tanıtımının yapılması, duyurulması önem taşıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.

ELİF ESEN (Devamla) - Teşekkür ederim.

Bakanlığın bu Kanun teklifini destekleyici bir adım olarak, bu dijital mekanizmaları daha işlevsel, görünür ve etkin hâle getirmesi, denetimlerin sürekliliğini güçlendirerek uygulaması bu konuda etki sağlayabilecektir diye düşünüyorum.

Sonuç olarak, madde 9 doğru bir ihtiyaca işaret ediyor ve önemli bir boşluğu dolduruyor. Ancak kalıcı çözüm için öncelikle ceza artışında gelir adaletinin gözetilmesi, tekrarlı ihlallerde kademeli artış uygulanması, yer değişiklikleri yapılarak güçlü denetimlerin uygulanması gerekmektedir ancak o zaman toplumun adalet duygusu korunarak güvenli trafik ve sürüş sağlanması mümkün olabilecektir.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)