| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 47 |
| Tarih: | 14.01.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA KEZİBAN KONUKCU KOK (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ekonomik koşullar bu kadar kötüyken halkın 1.500 liralık harcaması bile birilerinin gözüne battı. "Madem paraları var, o da niye bizim cebimize girmesin." dediler, yurt dışı alışverişindeki 30 euroluk gümrük muafiyetini kaldırdılar. Bunu da Çin'de üretilen aynı ürünü burada 10 katı fiyata satan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç'e müjde diye açıklattılar. Doğal olarak başta gençler olmak üzere herkes isyanlarda. Peki kimler kazançlı çıkacak bu işten? Kararın gerekçesini yerli üretimin desteklenmesi ve geliştirilmesi olarak açıklıyorlar. Gerçekten öyle mi? Bakalım. Türkiye'nin yerli ve millî tüccarları Çin'den 2005 yılında 45 milyar dolarlık ithalat yaptı. Çin Türkiye'nin ithalatında ilk sırada, üstelik ithalatta doğrudan tüketim mallarının payı hızla artıyor. Bu tüccarlar oradan ucuza aldıkları ürünü burada fahiş fiyatlarla yine çoğunlukla e-ticaret siteleri üzerinden satıyorlar. Yani üreticilik değil, tefeci gibi komisyonculuk yapıyorlar. Yani halkın ucuza yurt dışından yaptığı alışveriş kesilirse en fazla kazançlı çıkacak olanların başında bu komisyoncular geliyor. Özetle Çin etkisini kırmak diyerek Çinli şirketlere daha fazla kazandıracaklar; bir de halk tefeci, yerli tüccara fazladan para ödeyecek. Soyguncu tüccarlar onca desteğe, teşviğe, arzu ettikleri her yasayı, yönetmeliği çıkarabilmelerine rağmen servetlerine bir parça daha eklemek için halkın bu küçük imkânına bile çökmeye çalışıyorlar. Bu konuda Ticaret Bakanı Ömer Bolat ibretlik bir açıklama yapmış: Tüketiciler için güvencesiz ve sağlıksız ürünlerin ithalatına, üretilmesine ve piyasaya sunulmasına izin verilmediğini vurgulayan Bakan "Yanlış yapanlar tespit edildiğinde gerekli hukuki yaptırımlar uygulanıyor." demiş. Allah Allah, Türkiye'den mi bahsediyor? Uyuşturucu ticareti yapan bürokratlar yok muydu bu ülkede? Uyuşturucu sağlıksız ürün kapsamına girmiyor mu? Bolat, vatandaşlar ve tüketiciler için haklı ve doğru olan neyse yapmaya, onların emrinde ve hizmetinde olmaya devam edeceklerini kaydetmiş aynı zamanda. Bakan bey pek de güzel söylüyor ancak ülkede denetimsizce üretilen gıdalarda yoğun pestisit tespit edildiği için gümrük kapılarından döndüğünü ve bu ürünlerin iç piyasaya sürülüp insanların zehirlendiğini niye söylemiyor? Neden bunları konuşmuyoruz? Bunları da konuşmamız gerekiyor yani yalanla dolanla insanları kandıramayacağınızı bir kere daha ifade etmek isteriz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
KEZİBAN KONUKCU (Devamla) - Tamamlıyorum Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.
KEZİBAN KONUKCU (Devamla) - Vatandaşın, gençlerin ucuz alışveriş yaptığı, zaten dar olan bütçesinden ayırarak elektronik cihazlara, farklı ürünlere ucuza ulaştığı bu uygulamayı ortadan kaldırarak, 30 avroluk sınırı yükselterek insanların üç kuruşuna daha göz dikmeye çalışıyorsunuz; bütün bunlar yerine, bunları konuşmak yerine yalanlarla dolanlarla insanları yanıltmaya çalışıyorsunuz. Gerçekleri konuşun, yandaşı büyütmek için göz diktiğiniz halkın 1.500 lirasından da elinizi çekin.
Teşekkürler. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)