| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 45 |
| Tarih: | 08.01.2026 |
NİMET ÖZDEMİR (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Trafik Kanunu'ndaki para cezalarını görüşüyoruz. Biz, trafik güvenliğinin sadece cezalarla değil adaletle, eğitimle sağlanabileceğini de hatırlatıyoruz. 2026 yılında trafik cezalarından 93 milyar lira geliri bütçeye koydunuz. 2024'te kesilen ceza 72 milyar lira. Tamamı ödenebildi mi? Hayır çünkü milletin cebinde para yoktu, hâlâ da yok.
Madem konumuz trafik... "Sokak hayvanları trafik kazalarına neden oluyor." diyerek hayvan hakları katliam yasasını savunmuştunuz. Peki, soruyorum: Hayvanların sebep olduğu kazalar hangi oranda düştü araştırdınız mı? Araştırmadınız da yoksa sadece konuştunuz mu?
Değerli milletvekilleri, ülkemiz yeni yıla nasıl bir vicdanla giriyor? Günde 50 çocuk kayıp olarak Emniyet birimlerine teslim ediliyor; 50 çocuk.
(Uğultular)
BAŞKAN - Sayın Özdemir, bir saniye...
Değerli milletvekilleri, lütfen, şu uğultuyu keselim; daha alçak sesle sohbet ederseniz çok makbule geçecek, Sayın Hatip gerçekten konuşmakta güçlük çekiyor.
Buyurun Sayın Özdemir.
NİMET ÖZDEMİR (Devamla) - Teşekkür ederim.
TÜİK, 2016'dan bu yana veri yayınlamadığı için kaybolduğu hâlde bulunamayan çocukların sayısını bilmiyoruz. Neden bu ülkenin çocukları rakam bile olamıyor? Biz çocuklarımızdan mı vazgeçtik, yoksa bu duyarsızlığa alıştırıldık mı? Ya kurumda büyüyen kız çocukları? Reşit oldukları gün sistemin dışına itiliyorlar, koruma bitiyor, takip bitiyor, sahip çıkan yok. Sonra ne oluyor biliyor musunuz? Kayboluyorlar, sessizce kayıtlara bile girmeden. Ben Çocuk Esirgeme Kurumundan ayrılan kızlarımız için 2 kez araştırma önergesi verdim "Bu çocuklar neden kayboluyor, nereye gidiyor, başlarına ne geliyor? Araştıralım, destek olalım." dedim, reddettiniz. Neden reddettiniz? Bu sessizliğin, bu görmezden gelişin, bu vicdansızlığı sorumluluğu milletin seçtiği biz vekillerin üzerinde değil midir? (CHP sıralarından alkışlar) Ya Sıla bebek? Adını söylerken bile boğazımın düğümlendiği, üzerinde onlarca diş izi olduğu söylenen bir bebekten, melekten bahsediyoruz. Hepimizin içi yandı, hepimiz kahrolduk, sonra ne yaptık? Bir süre üzüldük, birkaç cümle kurduk, hayatımıza devam ettik. Soruyorum sizlere: Sıla bebekten sonra neyi değiştirdiniz? Tekrar yaşanmasın diye hangi politikaları uygulamaya koydunuz? Ya maddeyle zehirlenen çocuklar? Ben sosyetede kim ne yapmış, kim kiminle fotoğraf vermiş, bununla ilgilenmiyorum, ahlak polisi de hiç değilim ama şunu soruyorum: Çocuklar yasaklı maddelere bu kadar kolay nasıl ulaşıyor? Biz neden sadece sonuçlara bakıp nedenlere dokunmuyoruz? Engellilerimiz, aylık 5.013 lirayla aileleriyle birlikte hayata tutunmaya çalışan engellilerimiz var bu ülkede, destekle değil direnerek yaşayan; emekliler, yaş almış çınarlarımız. Emeklilerimiz için burada nöbetteyiz. Peki, ne istiyorlar? Bir ömür çalışıp yıllarca ödedikleri primlerin karşılığı olan haklarını istiyorlar, sadaka istemiyorlar.(CHP sıralarından alkışlar) 18.975 lirayla kaç gün geçiniyorsunuz ki bunu emeklilere reva gördünüz? Soruyorum: Topladığınız vergiler, kestiğiniz cezalarla bu insanların hayatında ne değişti? Neyi iyileştirdiniz? Saniyede 500 bin lira vergi toplanan bir ülkede çocuklar yanarak, donarak soğuktan ölüyorsa, sokaklarda şiddete uğrayarak kaybolup öldürülüyorsa, acılar "münferit" denilerek geçiştiriliyorsa o zaman sorun bütçede değil vicdandadır.(CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Bizim derdimiz suçlamak değil ama şunu da söyleyeyim: İktidarsınız, bu suskunluğunuz masum değil bu acılar siyasetüstüdür. Gelin, bu karneyi birlikte düzeltelim, kaybolanları bulmakta gecikmeyelim, kırılganları görmezden gelmeyelim, çocukları istatistik değil emanet olarak görelim, sokaktaki masumlarımızı yaşatalım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin lütfen.
NİMET ÖZDEMİR (Devamla) - O kadar acı varken susmak tarafsızlık değil tercihtir. Biz o tercihin karşısında, vicdanın tarafında olacağız. Acıyı görmeyen, çığlığı duymayan bu düzenin karşısında susmayacağız, şunu bilin ki biz iktidar olacağız.(CHP sıralarından alkışlar) Konuşmamı bitirirken vicdanınızın kör, kulaklarınız sağır kalmamasını diliyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.(CHP sıralarından alkışlar)