| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 45 |
| Tarih: | 08.01.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA SEMRA ÇAĞLAR GÖKALP (Bitlis) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, değerli halkımız; birkaç gündür Suriye'nin Halep kentindeki Şeyh Maksut ve Eşrefiye Mahallelerinde yaşayan Kürtlere yönelik IŞİD artığı çeteler tarafından ağır saldırılar gerçekleştirilmektedir. Bu saldırılara meşruiyet zemini yaratmaya çalışan, nafile çaba içerisinde olanlar, yaşanan gerçeğin üzerini örtemeyeceklerini çok iyi bilmelidir. Şeyh Maksud ve Eşrefiye'de hedef alınan askerî güçler değil, bombalanan evler, sokaklardır, yaşamın ta kendisidir. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar bu saldırıların doğrudan hedefi hâline getirilmiştir. Sivil yerleşim alanlarını hedef alan hiçbir saldırı kamu düzeniyle, güvenlikle ya da hukukla açıklanamaz. Hele istikrar söylemi bu koşullarda hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Tek devlet tek ordu söylemiyle eski düzeni, çözümsüzlüğü yeniden üretmeye çalışan anlayış Suriye'de Kürt halkının iradesini ve idaresini yok etmeye odaklanmıştır. Tecrübeyle sabittir ki bu anlayış sadece Suriye'yi değil, tüm Ortadoğu'yu ateş hattına çekmektedir. Kürtleri çözümün dışına itmeye çalışan her politika Suriye'yi daha da parçalar. Halep'te asıl hedef alınan çözümdür, mutabakattır ve barış ihtimalidir. 2011 yılından bu yana Suriye'de yaşanan savaşın en ağır sonuçlarını yaşayan ülkelerden biri Türkiye olmuştur. Ancak gelinen noktada geçmişten ders çıkarılmadığını gösteren açıklamalar ve politikalarla karşı karşıyayız. Savaşın yıkıcı sonuçları ortadayken aynı güvenlikçi ve askerî yaklaşımda ısrar edilmesi toplumu yeni bedellere mahkûm etmektedir.
Halk bugün yoksullukla, işsizlikle ve hayat pahalılığıyla boğuşmaktadır. Emekliler ay sonunu getirememekte, gençler geleceksizliğe mahkûm edilmektedir. Böylesi bir tabloda askerî maceralara sığınarak başarı elde edileceği yanılgısı bu coğrafyayı topyekûn ataşe atmaktan başka bir anlama gelmemektedir. Savaş politikaları ülkedeki derin ekonomik krizi ve yoksulluğu perdelemenin bir aracı hâline gelmekte, bunun bedeli emeklinin cebinden, işçinin ücretinden, engellinin eşit yurttaşlık hakkından kesilmektedir. Türkiye'nin Suriye'de üstlenmesi gereken rol, askerî müdahaleleri teşvik etmek değil, demokratik çözümü, diyaloğu ve halkların eşitliğini savunmak olmalıdır. Algılarla yönetilen toplumlar açlıkla terbiye edilmeye çalışılır.
Sayın milletvekilleri, bugün milyonlarca emekli derinleşen bir yoksulluk içerisinde yaşam mücadelesi vermektedir. Türkiye'de emeklilik artık bir güvence olmaktan çıkmış, açlık, bir yoksulluk ve hatta açlık rejimine dönüşmüştür. En düşük emekli aylığı uzun süredir açlık sınırının altında tutulmakta, emekliler temel gıda, barınma ve sağlık ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hâle gelmektedir. Bu tablo, sosyal devlet ilkesinin fiilen terk edildiğinin açıkça göstergesidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun lütfen, tamamlayalım.
SEMRA ÇAĞLAR GÖKALP (Devamla) - 2026 yılının ilk altı ayı için SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine yüzde 12,19, memur emeklilerine ise yüzde 18,60 oranında artış öngörülmektedir. Enflasyonun, gıda ve kira fiyatlarının bu hızla arttığı bir ülkede bu oranlar bir iyileştirme değil, emeklilere dayatılan yeni bir yoksullaştırma politikasıdır. Bu nedenle açıkça söylüyoruz ki en düşük emekli aylığı en az, açlık sınırının üzerine çıkarılmalı, kalıcı bir taban aylığı olarak düzenlenmeli ve tüm emekli maaşları bu taban esas alınarak yeniden düzenlenmelidir. Bu, bir ayrıcalık değil, emeklilerin insanca yaşayabilmesinin asgari koşuludur. Sahte istatistiklerle açlık rejimine mahkûm edilen milyonlarca emekli yurttaş bu Meclisten çözüm beklemektedir. Bizler ise emeğin onurunu, eşit yurttaşlığı ve insanca yaşam hakkını savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)