| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 45 |
| Tarih: | 08.01.2026 |
MÜHİP KANKO (Kocaeli) - Başkan, teşekkür ediyorum.
Sayın milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün Kocaeli'de yaşanan sorunlardan 3 tanesinden bahsedeceğim. Maalesef, bu sorunlar Kocaeli'nin nasıl yönetilemediğini, sorumluluktan nasıl kaçıldığını ve can güvenliğinin nasıl hiçe sayıldığını gösteren 3 tane önemli olay.
Bunlardan, biliyorsunuz, Kocaeli'de Türkiye gündemine düşen, metroya bağlı olduğunu düşündüğümüz ve Gebze'de olan ve vatandaşlarımızın, 4 vatandaşımızın kaybına neden olan bir bina çöktü. Yetmiş gün oldu, yetmiş gündür biz bu binanın... İddiamız şu: Bu binanın çökmesi tamamen metro inşaatıyla ilgilidir ama maalesef yetmiş gündür bir raporu çıkmadı, biz bunun sonucunu bekliyoruz. Burada 20 daire boşaltıldı ve aşağı yukarı 200 kişi arkadaşlarında, komşularında ve sosyal tesislerde yaşıyorlar. Bu insanlar artık sıkıştırılmaya başlandı: "Yani biz sizin dairenizi veremiyoruz, isterseniz gelin TOKİ'den ev verelim, TOKİ'den vereceğimiz evin yüzde 50'sini siz karşılayın, yüzde 50'sini biz karşılayalım." diyor. Bakın, vatandaşın burada hiçbir suçu yok. Bir metro inşaatı yaparken gelmişsiniz, bu bina yıkılmış, şimdi diyorsunuz ki vatandaşa: "Evet, gelin, biz bu binayı yapalım. Siz bunu ortak olun." Bunu kabul etmemiz mümkün değil.
Bunun dışında, son durum nedir orada? Yeni yeni olaylar oluyor metro hattı üzerinde. Mesela binaların diplerinde, metro hattına yakın binaların diplerinde obruklar oluşmaya başladı, obruklar ortaya çıkıyor. Bir diğer şey: Bu binaların yanından geçen metro hattında çok ciddi şekilde su çıktığı için bu suların dışarıya pompalanması bu riskin arttığını ve devam ettiğini gösteriyor.
Önemli diğer bir şey de yine Gebze'de değil ama "Anıtpark Yerleşkesi" dediğimiz İzmit üniversite yerleşkesinde Güzel Sanatlar Fakültesinin olduğu bina, evet, bizim görüşmelerimiz sonunda eğitime kapatıldı ama oranın da metro hattına yakın olduğu için ciddi bir risk altında olduğunu düşünüyorum.
Dilovası... Dilovası, maalesef, kalplerimizi yakan bir olaydı. 7 vatandaşımız, bunların çoğunluğu kadın olmak üzere, 7 vatandaşımız hayatını kaybetti, bunun üzerinden de tam altmış gün geçti. Ne oldu? Burada bilirkişi raporları çıktı. Bakın, dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen bir rapor. Rapor ne biliyor musunuz? "Bu iş yerinde uygulanması gereken teknik ve yasal hiçbir kural uygulanmamıştır." diyor yani hiçbir şey uygulanmamış. Oraya binayı yapmışlar, bu binayla ilgili CİMER şikâyetleri var, bu binayla ilgili yıkım kararı var ama buna rağmen hiçbir şey yapılmamış. Orada 7 canımızı biz resmen yakarak öldürdük.
Ne oldu peki, ne demişler burada? Yangın önlemi hiçbir şekilde alınmamış, bu bir kozmetik fabrikası ve yangın önlemi yok. Korunmasız bir çalışma ortamı olduğu söylenmiş, yıkım kararının uygulanmadığı söylenmiş, hiçbir çalışanının SGK kaydının olmadığı söylenmiş ve sonunda ne yapılmış? Bütün suç alınmış cezaevinde kalp krizi geçirdiği söylenerek kaybedilen iş yeri sahibine yüklenmiş. Yani devletin hiçbir suçu yok, burada tek suçlu hayatını kaybetmiş bir kişi. Evet, bu kişide suç olabilir ama devletin bugüne kadar görevden alınmış bürokratı hakkında hiçbir zaman bir soruşturmanın açıldığını görmedik, duymadık. Burada hem yangında kaybedilen canların hesabını soracağımızı ve mutlaka onların yakınlarının yanında, yardımcısı olacağımızı ve bu davayı sonuna kadar takip edeceğimizi bildirmek istiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Bir diğer önemli konu, yine, toplumun duyarsızlığı, toplumun sesine kulak vermeyen bir yönetim anlayışının sonucunda ortaya çıkan bir haddehane projesi. Kocaeli'nin merkezinde turizmiyle, tarımıyla, doğasıyla ve yerleşim yerleriyle Kocaeli'nin göbeğinde olan bir merkez, Kartepe, burada yılda 4 milyon metreküp bir haddehane projesi yapılıyor. Bu haddehane projesi bütün direnmelere, bütün eleştirilere, bütün karşı çıkışlara rağmen, hiçbir şeyi dinlemeden âdeta bir hançer gibi yapılması için ne yapıldı? ÇED sürecinde olumlu rapor verildi. Günlerdir orada eylem yapan, günlerdir orada direnen bütün direnişçileri buradan selamlıyorum çünkü onlar çocuklarına, geleceğine, doğasına, turizmine, tarımına sahip çıkan hassas insanlar. Burada bu Hükûmet yetkililerinin, yönetici otoritenin mutlaka ve mutlaka bu sese kulak vermesi gerekiyor çünkü eğer bunu yapmaya devam ederseniz maalesef, çocuklarımıza sağlıklı bir gelecek değil, zaten kirli olan Kocaeli'nin bütün hava yapısını yeni bir kirlilik faktörüyle kirlilik oranını daha fazla artıracağımız için burada bütün yetkilileri göreve ediyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin lütfen.
Buyurun.
MÜHİP KANKO (Devamla) - Diğer önemli bir projede Kandıra-Akçakese bölgesinde F Tipi Cezaevinin hemen yanında yapılması istenen bir çöp tesisi. Bu çöp tesisi de su arazilerinde, orman içinde, cezaevine çok yakın, çevreyi çok fazla tehdit eden bir tesis ama buna da bütün direnmelerimize, bütün eleştirilerimize rağmen, maalesef ve maalesef ÇED raporu olumlu verildi. Bu ÇED raporunun olumlu verilmesi böyle doğanın içinde ve yerleşim yerlerine uzak olmasına rağmen, etrafında bulunan tesisler ve su kaynakları olması nedeniyle önemli bir çevre felaketine neden olacağı için mutlaka bu konudan, bu karardan da geri adım atılmasını bekliyor, hepinize saygılar sunuyorum, teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)