GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:43
Tarih:06.01.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA SEMA SİLKİN ÜN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün hem İYİ Parti Grubunun hem de Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun emeklilerimiz ve memurlarımız için yapılan maaş artışlarıyla alakalı verdikleri önergeleri bir rakam meselesi olarak görmediğimiz, hayatın ta kendisi olarak gördüğümüz için desteklediğimizi baştan ifade etmek istiyorum.

Maaş bordrolarıyla hayatları arasındaki uçurumun günden güne derinleştiğini hep birlikte görüyoruz. Çok kısa bir süre önce buradan Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz demişti ki: "2026 yılında vatandaşlarımızın alım gücü artacak." Sayın Başkan bunu dedikten sonra ne oldu peki? 2026 yılı zam yağmurlarıyla başladı. Otoyolundan banka havale ücretlerine, ilacından kirasına kadar zamlar, böyle beklediğimiz yağmurlar oradan geldi. Satın alma gücü artmadı ama hayatın maliyeti arttı. ENAG diyor ki: "Yıllık enflasyon yüzde 56,14." TÜİK diyor ki: "Benim hesabıma göre yüzde 30,89." Burada zaman zaman iktidar ve muhalefet arasında hep bir tartışma konusu oluyor enflasyon rakamları, TÜİK'in enflasyon sepeti. Burada iktidar gerçekten bu konuda samimiyse TÜİK'in enflasyon sepetindeki ürün kalemlerini açıklamaya başlasın ve herkes bu şüpheler konusunda ikna olmuş olsun. Bunu yapmadığınız sürece bu şaibeler devam etmek durumunda kalacak.

Rakamlar farklı olsa da mutfağın yangınının aynı olduğunu görüyoruz. Vatandaş hangi enflasyonu yaşıyorsa gerçek de odur. Buna karşılık memura, emekliye ne kadar artış yapılıyor peki? SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine yüzde 12,19; memur ve emekliler için yüzde 18,60. Siz bu artışa "zam" diyorsunuz ama aslında neyi karşılıyor bu? Sadece TÜİK verilerine göre belirlenen enflasyon farkını karşılamakla yetiniyor. Sadece enflasyonu yakalamaya çalışan bir yöntemle nasıl bir refah sağlanması söz konusu olabilir? Enflasyon kadar artış alım gücünü artırmaz, sadece düşüşü belki biraz geciktirebilir. 2025 enflasyonuyla yapılan maaş artışını karşılaştırdığınızda gecikmiş bir mahsuplaşma çıkıyor aslında. Karşımıza çıkan sadece bu aslında. Verilen zam daha cebe girmeden erimiş, yetmemiş, verilenin üzerinde bir kayıp da yaşanmış oluyor.

Bu önerge eğer kabul edilirse şu kararlar alınmaya mecbur kalınacak: Ek zammın kaçınılmaz olduğu, seyyanen zamma ihtiyaç olduğu, enflasyon farkı ortaya çıktığı anda otomatik ücret artışlarının devreye girmesinin gerektiği bir sisteme geçilmesi gerektiği, yılın daha 2'nci yarısı gelmeden yüksek vergi dilimine girdikleri için aldıkları maaşlardan fiilen faydalanamayan memurlar için yüzde 15'lik...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SEMA SİLKİN ÜN (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

SEMA SİLKİN ÜN (Devamla) - ...sabit vergi dilimi sistemine geçilmesi gerektiği, memuru hem enflasyona ezdirip hem vergiyle budayarak adalet sağlamanın imkânsızlığı anlaşılmış olacak.

Şimdi, asgari ücreti konuşmuştuk, burada. Asgari ücretli için insana yakışır bir ücret talep ettiğimizde şunu demişti bütün yetkililer "İşverenin önünü kesen mi var? Daha yükseğini versinler, memnun oluruz." Memurun işvereni de sizsiniz. Peki, o hâlde sizin önünüzü kesen mi var? Buyurun, yükseltin.

Değerli iktidar milletvekillerimizi market poşetinde yüzde 100 zam yapıp emekliye yüzde 12 zam yapma izansızlığından ve vicdansızlığından kurtulmaya davet ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.(YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)