GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:43
Tarih:06.01.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA ÖZNUR BARTİN (Hakkari) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlarken halkımızın özgür iradesiyle seçilen Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Selçuk Mızraklı ve Mehmet Sıddık Akış şahsında tüm siyasi rehineleri saygıyla selamlıyorum.

Kayyımlar Anayasa'yı askıya alan, halkın seçme hakkını gasbeden siyasi bir darbe rejimidir. Kayyım zihniyetiyle halkın kaynaklarının partizanlara peşkeş çekilmesini kabul etmiyoruz. İktidarınız yerel yönetimleri demokrasinin beşiği olarak değil, sarayın tahakküm kurduğu birer zapturapt alanı olarak görmektedir. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'na konulan çekinceler bu iktidarın elinde halkın iradesini boğmak için kullanılan birer siyasi silaha dönüşmüştür. Özellikle 8/3'e konulan çekinceyle yargı bir sopa hâline getirilmiş, 9/4'le yerel yönetimlerin mali bağımsızlığı siyasi sadakat testine hapsedilmiştir. Bakınız, bu bir yönetim biçimi değil, sistematik bir irade kırımıdır. Veriler bu gasbın bilançosunu tüm çıplaklığıyla ortaya koymaktadır. 2014 seçimlerinde DBP'nin kazandığı 102 belediyenin 95'ine, 2019 seçimlerinde HDP'nin kazandığı 65 belediyenin 48'ine çöktünüz. 31 Mart 2024 seçimlerinde halkın 78 belediyeyi partimize emanet etmesine karşılık 10 belediyemize kayyum atayarak yaklaşık 2 milyon seçmenin iradesini gasbettiniz. Kayyum demek, kurumsallaşmış talan demektir. Amed büyükşehir belediyesinde halkın parasıyla inşa edilen o lüks banyolar, bu rejimin şatafat ve yozlaşmışlık sembolüdür. Van'da yedi ayda 2 milyar TL'lik 100 taşınmazı satışa çıkaran, Mardin'de 22 taşınmazı 648 milyon TL'ye elden çıkaran, Batman'da halkın parasını şatafatlı festivallere saçan bu anlayışın artık bu topluma verecek tek bir demokratik kırıntısı kalmamıştır. Hakkâri'de halkın iradesine vurulan kelepçe aslında Türkiye demokrasisine vurulmuştur. Avrupa Parlamentosunun 13 Şubat 2025 tarihli kararı, bu iktidarın yerel demokrasiyi nasıl katlettiğinin uluslararası tescilidir. Bu Meclis, halkın bütçesini kendi seçim kampanyalarına aktaran, muhalif belediyelerin kredilerini engelleyen, İller Bankasını partizanlığın merkezi yapan bu düzene "Dur!" demelidir.

DEM PARTİ olarak çağrımız şudur: Kayyum rejimi Kürt halkının ve tüm Türkiye halklarının demokratik haklarına saldırıdır. Bu hukuksuzluğa derhâl son verilmeli, kayyımlar geri çekilmeli, tutuklu olan belediye eş başkanlarımız derhâl tahliye edilmelidir, seçilmiş iradeye görevleri iade edilmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

ÖZNUR BARTİN (Devamla) - Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı üzerindeki tüm çekinceler kaldırılarak yerel yönetimlerin mali ve siyasi özerkliği güvence altına alınmalıdır. Unutmayın, sandıkla gelenin yargı oyunlarıyla ve polis barikatlarıyla gitmesine izin vermek, bu Meclisin kendi varlık nedenini inkâr etmesidir. Biz bu darbeci zihniyete asla boyun eğmeyeceğiz. Demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü yerel yönetim çizgimizi halkımızla birlikte savunmaya devam edeceğiz.

Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ sıralarından alıkşlar)