| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 42 |
| Tarih: | 24.12.2025 |
HAKAN ŞEREF OLGUN (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün görüştüğümüz on birinci yargı paketinin 27'nci maddesi ceza hukukunda kural olan suç tarihinin esas alınması ilkesine dayandırılmaktadır; bu ilke doğrudur, hukukun temelidir. Aynı tarihte suç işleyenlerin aynı hukuki rejime tabi tutulması eşitlik ilkesinin gereğidir. Bu nedenle, teklifin 27'nci maddesinde yapılan düzenleme memnuniyet verici olup İYİ Parti olarak da bu maddeyi destekliyoruz ancak ceza hukukunda eşitlik istisnasız ve genelleme anlamına gelmez. Covid-19 döneminde çıkarılan infaz düzenlemesi bu anlayışla kabul edilmişti. O gün yapılan şey suçun işlendiği tarihi esas alan bir ayrım değil hükmü kesinleşmiş dosyalar üzerinden cezaevindeki yoğunluğu ve salgın riskini acilen azaltmaya yönelik idari ve koruyucu bir tedbirdi. Amaç suçun niteliğini yeniden tartışmak değil kapalı alanlarda hızla yayılma riski bulunan bir salgın karşısında cezaevlerinde bulunan insanların yaşam hakkını korumaktı. Bu nedenle, düzenleme kapsamı geniş olsa da geçici, istisnai ve olağanüstü döneme özgü bir infaz tedbiri olarak tasarlanmıştı. Covid-19 döneminde yapılan infaz düzenlemesi olağanüstü koşulların zorunluluğuyla kabul edilmişti. Üstelik bu olağanüstü dönemde dahi devlet bazı suçlar bakımından bilinçli istisnalar getirmişti çünkü eşitlik her suçun aynı sonuçları doğurduğunu varsaymak değildir. Eşitlik, aynı hukuki değeri ihlal eden fiillerin aynı, farklı hukuki değerleri ihlal eden fiillerin farklı değerlendirilmesidir. İnsan hayatına yönelen suçlarla telafisi mümkün olmayan suçları aynı infaz rejime tabi tutmak hukuki eşitlik değil, hukuki körlüktür. İşte, bu nedenle istisnalar zorunludur. Yaşam hakkına karşı işlenen suçlar sıradan bir ceza politikası başlığı altında ele alınamaz çünkü burada tartışılan şey bir ceza indirimi meselesi değil, devletin insan hayatı karşısında nerede durduğudur. Bizim hassasiyetimiz de buradadır. Biz diyoruz ki suç tarihi esas alınsın, evet ama yaşam hakkına yönelen fiiller bu genellemenin dışında tutulmak zorundadır. Biz İYİ Parti olarak şunu söylüyoruz: Geçici bir infaz tedbiri ancak kapsamı daraltılarak, sınırları net çizilerek ve yaşam hakkı esas alınarak sürdürülebilir. Önergemiz de bu yöndedir çünkü bu madde bugünkü hâliyle deprem suçlarını fiilen cezasızlığa yaklaştıran bir sonuç doğurmaktadır. Bazı çevreler diyor ki: "Suçları ayırmayın. Bu, eşitlik ilkesine aykırıdır." Tam tersini söylemek zorundayım, eşitlik aynı olanların aynı, farklı olanların farklı kurallara tabi tutulmasıdır. Yaşam hakkına karşı işlenen suçlarla başka suçları aynı sepete koymak eşitlik değildir, adaletsizliktir. Bir insanın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan fiiller, telafisi mümkün olan suçlar aynı kefeye konulamaz. Yine, kadına karşı kasten yaralama suçlarının da bu kanun kapsamı dışında bırakılması gerektiğine inanıyoruz çünkü burada korunması gereken hukuki değer doğrudan doğruya insan hayatıdır, Anayasa’nın da evrensel hukukun da en üstte tuttuğu şey budur. 6 Şubat depremleri bize çok acı ama çok net bir gerçeği gösterdi; bu ölümler kader değildi, bu ölümler bilinen risklere rağmen alınmayan önlemlerin, denetlenmeyen ya da bilerek görmezden gelinen yapıların ve bilimsel raporlar ortadayken susmayı tercih edenlerin sonucudur çünkü herkes biliyordu, bu binalar çökerse insanlar ölecekti. Bunu bile bile önlem almayanlar için artık basit taksirden söz edemeyiz. Bu fiiller bilinçli taksir, ihmali davranışla öldürme, hatta bazı dosyalarda olası kast sınırındadır. Böyle fiilleri infaz indirim kapsamına almak hukuken de vicdanen de kabul edilemez. Buradan soruyorum: 53 binden fazla insanın hayatını kaybettiği bir felaketin failleri birkaç yıl içinde dışarı çıkarsa bu toplumda hangi caydırıcılıktan, hangi adalet duygusundan söz edeceğiz? Bizim önergemiz kimseyi hedef almıyor, hayatını kaybedenlerin anısını ve yaşam hakkını koruyor. Bu konuda Meclisteki tüm partilerin de aynı görüşte olması depremde yakınlarını kaybeden ailelerin adalet talebinin bu Mecliste ortak bir vicdanla karşılık bulduğunu göstermektedir diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)