| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 41 |
| Tarih: | 23.12.2025 |
AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA ARSLAN (Tokat) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kamuoyunda "on birinci yargı paketi" olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'miz üzerine AK PARTİ Grubumuz adına söz aldım. Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri "adalet" insanlık tarihinin en kadim kavramlarından biri olarak kişilerin haklarının korunması, toplum düzeni ve devletin meşruiyetini sağlayan en temel değerdir. AK PARTİ hükûmetleri döneminde hukuk devletinin tesisi, adil ve etkin bir hukuk sistemi için her konuda gerek aksayan yönlerin iyileştirilmesi gerekse sistemin daha hızlı ve etkin bir şekilde çalıştırılabilmesi amacıyla kanun seviyesinde yapılması gereken düzenlemeler zaman içerisinde vatandaşlarımızın hizmetine sunulmuştur. Kuşkusuz, bundan sonraki süreçte de bu doğrultuda çalışmalarımızı kararlılıkla yürüteceğiz.
Kıymetli milletvekilleri, katılımcı bir anlayışla uygulayıcı hâkim ve savcıların, baro temsilcilerinin, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlar ile birçok paydaşın görüşü alınarak Adalet Bakanlığımız tarafından hazırlanan ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ocak 2025 tarihinde açıklanan Dördüncü Yargı Reformu Strateji Belgesi'nde, "Türkiye Yüzyılı Adaletin Yüzyılı" hedefi doğrultusunda, hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi vizyonu ön plana çıkarılmıştır. Önceki reform belgelerinin devamı ve tamamlayıcısı durumunda olan 2025-2029 dönemini kapsayan 5 amaç, 45 hedef, 264 faaliyetin yer aldığı yeni Reform Strateji Belgesi'yle, yargı bağımsızlığının ve tarafsızlığının daha da güçlendirilmesi, hukuki güvenliğin kuvvetlendirilmesi, yargılamaların makul sürede tamamlanması, çözüm merkezi ve öngörülebilir bir adalet sisteminin oluşturulması, yargılama usullerinin sadeleştirilerek verimliliğin artırılması, yargıya ilişkin güven ve memnuniyetin yükseltilmesi, onarıcı ve telafi edici adalet uygulamalarının yaygınlaştırılması, ceza adalet sisteminin etkinlik ve caydırıcılığının tahkim edilmesi hedeflenmiştir. Dördüncü Yargı Reformu Strateji Belgesi esas alınarak hazırlanan kanun teklifimizde, insan hayatına doğrudan dokunan düzenlemeleri hayata geçirmeyi öngörüyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; özenle hazırladığımız bu kanun teklifi, 12 farklı kanunda değişiklik ve düzenleme, yürütme ve yürürlük dâhil toplam 38 maddeden oluşmaktadır. Teklifte, infaz adaletinin sağlanması başta olmak üzere, suç işlenmesinin önlenmesi, caydırıcılığın sağlanması, trafik düzenini bozan eylemlerle daha etkin mücadele edilmesi, kişilerin trafikteki can ve mal güvenliğinin sağlanması, toplumsal huzurun güçlendirilmesine yönelik çok önemli düzenlemeler yer almaktadır. Şimdi, sizlere teklifte yer alan düzenlemelerle ilgili olarak bilgiler vermek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, suç örgütleriyle mücadele hukuk devleti ilkesinin ve toplumsal huzurun sağlanması açısından hayati öneme sahiptir. AK PARTİ olarak iktidara geldiğimiz günden bugüne kadar organize suç yapılarıyla kararlı, kesintisiz ve çok boyutlu bir mücadele yürütmekteyiz. Yürüttüğümüz çalışmalarla suç örgütlerinin oluşumunu, finansmanını ve faaliyet alanlarını hedef alan yasal düzenlemeleri hayata geçirdik. Ceza mevzuatının güncellenmesi, suçtan elde edilen gelirlerin müsaderesi ve yargı süreçlerinin hızlandırılması bu çalışmaların temel başlıklarıdır. Hedefimiz, vatandaşlarımızın adalete olan güvenini pekiştiren, suç örgütlerine asla alan tanımayan bir hukuk düzenini kalıcı hâle getirmektir. Bizler, gençlerimizin suç örgütlerinin gölgesine teslim olmaması için bu zamana kadar ne gerekiyorsa yaptık, yirmi üç yıl boyunca suç örgütlerine karşı yürüttüğümüz kapsamlı mücadeleyle birçok örgütü birer birer çökerttik, bu konudaki mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Bugün çetelerin, başta gençlerimiz olmak üzere, vatandaşlarımıza yönelik toplumsal huzur ve güvenliği bozucu faaliyetler içerisinde olduklarını görüyoruz. Teklifle, suç örgütleriyle mücadele bakımından önemli düzenlemeler gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda, Türk Ceza Kanunu'nun 220'nci maddesinde yapılan düzenlemeyle örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması hâlinde örgüt yöneticilerine verilecek cezanın yarısından 1 katına kadar artırılması kabul edilmektedir. Ayrıca, örgüt kurmak, yönetmek, örgüte üye olmak suçlarının hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılmaktadır. Buna göre, örgüt kurma ve yönetme suçunun cezası beş yıldan on yıla, örgüt üyeliği suçunun cezasının üst sınırı da beş yıl hapis cezası olarak belirlenmektedir. Ayrıca, örgütün silahlı olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılacaktır. Dün olduğu gibi bugün de kararlılıkla hareket edeceğiz ve suç çetelerinin başını ezmeye devam edeceğiz, bundan kimsenin şüphesi olmasın.
Değerli arkadaşlar, teklifle suç işlenmesinin önlenmesine, toplumsal huzurun güçlendirilmesine ilişkin önemli düzenlemeler yapıyoruz. Son yıllarda, insanların toplu olarak bulundukları yerlerde ateşli silahlarla veya ses ve gaz fişeği atan silahlarla ateş edildiği, insanların yaralandığı, hayatını kaybettiği müessif olayların arttığı görülmektedir. Bu sorumsuz davranışlar nedeniyle masum canlar yitirilmekte, ocaklar sönmektedir. İnsanların mutlu günlerinde havaya ateş açılması bizim geleneğimizde yoktur. Biz, insanların sevinçlerinin başkalarının acılarına neden olmasını istemiyoruz. Bir anlık dikkatsizlik, telafisi mümkün olmayan ağır sonuçlara neden olmaktadır. Bu manada, kademeli bir düzenlemeyle ateşli silahlar ile ses ve gaz fişeği atan silahlar arasında derecelendirme yapılmış, önceki düzenlemeye göre cezalar artırılmıştır. Ateşli silahlarla meskûn mahalde ateş edilmesi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacaktır; aynı fiilin ses ve gaz fişeği atan silahlarla işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilecektir. Bu suçun düğün, nişan, asker uğurlaması gibi kişilerin toplu olarak bulunduğu yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında artırılması öngörülmektedir. Bu nitelikli hâl bakımından seri muhakeme usulünün uygulanmayacağı ve doğrudan kamu davası açılacağı kabul edilmiştir.
Hukuka aykırı bir davranışla bir aracı durduran veya hareket etmesini engelleyen kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörülmektedir. Son günlerde trafikte çıkan tartışmalar, ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesine ve durmasına neden olan eylemlerle hem trafik güvenliğini tehlikeye sokmakta hem de kişilerin yaralanmasına, ölmesine neden olmaktadır. Teklifimizde trafikte yol kesme müstakil suç olarak düzenlenmekte ve bu fiiller bakımından ağır yaptırımlar belirlenmektedir. Böylelikle kişilerin can ve mal güvenliğine kasteden şehir eşkıyalarının trafikteki saldırganlık fiilleri bakımından caydırıcı cezalar verilmesini sağlıyor, vatandaşımızın bizar olduğu bir sıkıntıyı daha çözüyoruz. Trafiğe çıkan araç sayısında yaşanan ciddi artışlar kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarıyla yaşanan kazalar sonucu olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Teklifle taksirle yaralama suçunun ceza miktarları artırılmak suretiyle kişilerin davranışlarını gerçekleştirirken gerekli dikkat ve özeni göstermelerinin sağlanması amaçlanmaktadır. Buna göre suçun basit hâlinin cezası dört aydan iki yıla kadar, birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma hâlinde verilecek ceza dokuz aydan beş yıla kadar hapis olarak belirlenmektedir. Son yıllarda artan kiralık araçların geri getirilmemesi, parçalarının değiştirilmesi veya suçta kullanılması gibi eylemler nedeniyle oluşan mağduriyetlerin ve suçla mücadeledeki zafiyetin önlenmesi amacıyla güveni kötüye kullanma suçunun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hâlinde verilecek cezanın bir kat artırılması sağlanmaktadır. Bu suç bakımından iki yıldan on dört yıla kadar hapis cezası verilebilecektir. Yeni getirilen bu nitelikli hâl bakımından uzlaştırma hükümlerinin uygulanmayacağı kabul edilmiştir.
Kıymetli milletvekilleri, teklifle vatandaşımızın canını yakan dolandırıcılık eylemleriyle daha güçlü bir şekilde mücadele edilmesi ve bu eylemlerin önlenebilmesi bakımından bilişim suçları ile mobil hatlara yönelik düzenlemeler yapıyoruz.
Bu kapsamda, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen suçlarda ilgili banka hesabının kırk sekiz saate kadar banka ve finans kuruluşları tarafından askıya alınmasına imkân tanınmaktadır. Akabinde, adli merciler tarafından ilgili menfaate Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 128'inci maddesinde belirtilen rapor alma şartı aranmaksızın el konulabilecektir.
Elektronik ödeme kuruluşlarının fotoğraf, yüz tanıma veya parmak izi gibi biyometrik yöntemlerle ya da elektronik kimlik doğrulama kabiliyetine haiz kimlik belgeleriyle doğrulama yapmadan hesap açamayacağı kabul edilmektedir. Yine, GSM aboneliğinin ancak çipli kimlik kartı gibi elektronik kimlik doğrulama kabiliyetine haiz kimlik belgeleriyle yapılabilmesi öngörülmektedir.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun gerçek veya tüzel bir kişi adına açılabilecek hat sayısına ilişkin sınırlama getirmesine imkân tanınmaktadır. Belirlenen sayıdan fazla mobil haberleşme hattı kullanıldığı tespit edilen cep telefonlarına elektronik haberleşme hizmeti verilmeyecektir.
Ölen ve tüzel kişiliği sona eren kişiler ile ülkeyi terk eden yabancılara ait telefon hatlarının üç ayda bir periyodik kontrollerinin yapılarak aktif olmayanların kullanıma kapatılması yönünde operatörlere yükümlülük getirilmektedir. Yabancı uyruklu gerçek kişilere özgü numara tahsisi ve kullanımının sağlanmasına yönelik düzenlemeler yapılmaktadır. Getirilen hükümlere aykırılık durumunda GSM operatörlerine ve ilgili işletmelere idari para cezası verilmesi öngörülmektedir.
Dolandırıcılık, hırsızlık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarında kullanıldığı tespit edilen telefon hatlarının şebeke bağlantıları kesilebilecektir.
Yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenilen bilgi ve belgenin on gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmemesi hâlinde banka ve finans kuruluşlarıyla hat operatörlerine idari para cezası verilmesine imkân tanınmaktadır. Kişilerin abonelik kayıtlarının güncellenmesi, telefon hatlarını kendi üzerlerine almalarıyla hatların kapatılmasından kaynaklı olarak çıkabilecek mali külfet hat sahiplerine yansıtılmayacaktır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; teklifle ayrıca Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının oluşturacağı hukuki boşluğun doldurulması ve uygulamada yaşanabilecek tereddütlerin giderilmesi amacıyla da bazı düzenlemelere yer verilmektedir. Yüze karşı ve gıyapta hakaret suçlarının ön ödeme kapsamına alınması sağlanmaktadır. 7531 sayılı Kanun'la daha çok sosyal medya üzerinden işlenen hakaret suçları ön ödeme kapsamına alınmıştı, Anayasa Mahkemesinin konuyla ilgili değerlendirmesi oldu biz de bu doğrultuda hâlihazırda ön ödeme kapsamında bulunan sesli, yazılı ve görüntülü bir iletiyle işlenen hakaret suçları gibi yüze karşı ve gıyapta hakaret suçunu da ön ödeme kapsamına alıyoruz.
Uzlaştırmanın sağlandığı mevcut dosyalar bakımından ön ödeme hükümleri uygulanmayacak, uzlaştırmanın sağlanmadığı mevcut dosyalar ön ödeme hükümleriyle sonuçlandırılacaktır.
Erişimin engellenmesi veya içeriğin çıkarılması düzenlemeleriyle ilgili olarak 5651 sayılı Kanun'da düzenleme yapılmaktadır.
Avukatların disiplin hükümlerinde hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik sağlanmaktadır. Anayasa Mahkemesi Avukatlık Kanunu'nun 134 ve 135'inci maddelerini iptal etmişti, Türkiye Barolar Birliğinin görüşleri doğrultusunda yıllardır devam eden uygulamalar ve meslek kuralları esas alınarak hangi fiillere hangi yaptırımların uygulanacağı kanun seviyesinde açıklığa kavuşturulmaktadır. Ayrıca, disiplin hükümleri bakımından tekerrür ve zaman aşımı konularında ayrıntılı düzenlemeler yapılmaktadır. Kamu İhale Kurumuna itirazen yapılan şikâyet başvurularında başvuru bedelinin haklılık durumuna göre başvuru sahibine iadesine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
Kıymetli arkadaşlar, teklifte uygulamadaki bazı sorunların çözümüne yönelik düzenlemeler de bulunmaktadır. Bu kapsamda, Türk Ceza Kanunu'nun 158'inci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçlarının yargılamalarının ağır ceza mahkemeleri yerine asliye ceza mahkemelerinde görülmesi sağlanmaktadır. Böylelikle, ihtisaslaşmanın sağlanması suretiyle bu suçlara ilişkin yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması ve bu suçlarla daha etkin mücadele edilebilmesi öngörülmektedir. Kovuşturma aşamasına geçmiş mevcut nitelikli dolandırıcılık dosyalarına ağır ceza mahkemelerince bakılmaya devam edilecektir. Suç işleyen akıl hastalarının rehabilite olmadan toplum hayatına katılmalarını engellemeye yönelik düzenlemeler yapılmaktadır. Bu kapsamda, kısmi akıl hastalarının mahkûm oldukları cezalarını ceza infaz kurumunda infaz etmeleri ayrıca bu kişiler hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunması kabul edilmektedir. Tam akıl hastalarını tedavi ve koruma amacıyla sağlık kurumunda geçirecekleri sürelerin belirsiz ve çok kısa olması nedeniyle bu sürenin ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar bakımından bir yıl, üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar bakımındansa altı aydan az olamayacağı kabul edilmektedir. Bölge adliye mahkemelerinin bozma yetkisinin kapsamı genişletilmektedir. İhalenin feshini talep etme hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacıyla İcra İflas Kanunu'nda sayılan kişiler dışında ihalenin feshinin talep edilmesi hâlinde mahkemenin bu talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedeceği, ayrıca, harcın veya teminatın hiç yatırılmadan ya da eksik yatırılarak ihalenin feshinin talep edildiği durumlarda da mahkemece verilecek kesin süre içerisinde harcın veya teminatın ikmal edilmemesi hâlinde talebin kesin olarak reddedileceğine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
Borçlunun bazı yakın akrabalarıyla yaptığı ve aksinin ispatına imkân verilmeksizin bağışlama olarak kabul edilen ivazlı tasarrufların aksinin ispatına imkân verecek şekilde düzenleme yapılmaktadır.
Zorunlu genel sağlık sigortası prim borçlarını ödeyemeyen vatandaşların kamuya olan borç yüklerini hafifletmek ve sağlık hizmetlerine erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla 2016 yılı öncesine ilişkin genel sağlık sigortası prim borç asıl ve ferîlerin tahsilinden vazgeçilmesi sağlanmaktadır.
Esnaf ve sanatkârlarca üretilen mal ve hizmetlere ilişkin fiyat tarifelerinin ve sürelerinin belirlenmesi ile uzlaşma komisyonun teşekkülü ve değerlendirme sürecine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
Hepinizin bildiği üzere, 2020 yılında başlayan pandemi nedeniyle ceza infaz kurumlarında oluşabilecek risklere karşı tedbirler alınmış ve bazı infaz düzenlemeleri yapılmıştır. Yine, 2023 yılında infaz kanununda yapılan düzenlemeyle 31 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülere daha erken açığa ve denetimli serbestliğe ayrılma bakımından bazı imkânlar tanınmıştır. Halk arasında Covid-19 düzenlemesi olarak bilinen bu düzenleme bazı eleştirilere maruz kalmıştır. Şöyle ki: Aynı tarihte işlenmiş olsa bile yargılamanın hızlı yapılması sonucunda cezası kesinleşerek cezasının infazına başlanan kişiler bu düzenlemeden faydalanmış, cezaevinde olmayanlar faydalanamamıştır.
Teklifle infaz adaletini sağlama adına Covid-19 düzenlemesini oluşan mağduriyetleri giderecek şekilde yeniden ele alıyoruz. 31/7/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yararlanabildiği daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma veya denetimli serbestliğe ayrılma düzenlemesinden 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle hükümlü olanların yararlanabilmesi sağlanmaktadır. Buna göre, 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenen suçlar nedeniyle üç yıl daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılabilme, üç yıl daha erken denetimli serbestliğe ayrılabilme imkânı tanınmaktadır.
Teklifin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)