| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 41 |
| Tarih: | 23.12.2025 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA İBRAHİM AKIN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ekranları başında izleyen sevgili halklarımızı sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Ayrıca, şu anda emeklilik mücadelesi için, asgari ücret için, aynı zamanda, çevre ve doğa için ve aynı zamanda, şu anda hemen Meclisimizin yanı başında, deprem mağduru olan yurttaşlarımızı direnişleri için saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Evet, bir emekliler problemini konuşuyoruz. Altmış günlük Genel Kurulda bütçeyi konuştuk ama maalesef, emekliler değil, işçiler değil, ezilenler değil tamamen sermayenin çıkarlarına uygun bir bütçe kabul edildiğini gördük. Ben YENİ YOL Grubunun açıklamalarını değerli ve önemli buluyorum ve destekliyorum ve aynı zamanda, emekliler meselesinin sadece otogarda yaşayan insanlarla ve otele sıkışmış insanlarla sınırlı olmadığını, 16 milyonu geçen emekli probleminin ciddi bir yapısal sorun olduğunu, bir sistem sorunu olduğunu ve böyle sürdürülemeyeceğini, bu tercihin aslında bilinçli bir tercih olduğunu, yoksullukla yönetilmek istenen bir Türkiye'nin planlanmasıyla karşı karşıya kaldığımızı ifade etmek istiyorum. Özellikle iktidar çevresinden milletvekillerinin konuşmaları sırasında görülen tablo gerçekten içler acısıdır. Bir tarafta uzaya gittiğimiz tartışmaları, yüksek teknoloji, silah yatırımı, savaş politikaları sürdürülürken öbür tarafta bu ülkede 16 milyonu geçen emeklinin gerçek anlamda, sokakta açlık ve yoksullukla yaşamasını kabul etmek demek başka türlü bir Türkiye tanımlaması demektir. Benim gördüğüm, biz aynı Türkiye'de yaşamıyoruz. Biz yoksullukla, açlıkla boğuşan bir ülkeyle karşı karşıyayız, sokağa gittiğimizde herkes isyan hâlinde ve bunu görmeyen, bununla yüzleşmeyen, başka türlü bir dünyayı tarif eden bir iktidarla karşı karşıyayız. Bu gerçeklikten kaçarak bu ülkeyi yönetemezsiniz, çok net söylüyorum. Gerçekten sokağa çıkıyorsanız, sokakta insanlarla yüzleşiyorsanız bunu görmeniz lazım.
Yirmi dört yıl önce yani siz iktidara geldiğinizde bir emekli asgari ücretten fazla para alırken bugün maalesef, bunun çok altını almaktadır. Açlık sınırı 27 bin liradır ama emekli parası 16.881 liradır; bu, kabul edilebilir bir durum değildir. Bunu kabul etmek demek aslında "Siz açlıkla, yoksullukla yüzleşin, otellerde de kalın, eğer bulamıyorsanız, gidin otogarda kalın." demek anlamına gelen bir sonuçtur. Bu aslında, insanımızın gerçekten onurlu, şerefli bir yaşam sürmesini kabul etmemek anlamına gelir. Geçmişte -yani, burada herkesin iyi kötü yaşı müsait- emekli olduğunda ikinci baharını yaşayacağını, ev alacağını, araba alacağını ve artık o kadar çalışmış olmanın, bu ülkeye katkı koymanın bütçesinden ve aynı zamanda vergisinden ayrılan paralarla daha iyi bir yaşam yürüteceğini düşünen insanlar bugün maalesef, emekli olmak istemiyorlar, 75 yaşına kadar çalışarak ancak, hayatlarını yürüteceklerini düşünüyorlar, hatta çalışırken yaşamlarını yitiriyorlar; bunu kabul etmek mümkün değil, vicdan, akıl bunu kabul edemez.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Akın, lütfen tamamlayın.
İBRAHİM AKIN (Devamla) - O nedenle, sürdürülen politika doğru politika değildir. Emeklilerin sokakta imza topladığı bir kampanyası var, bu kampanya çok kıymetli -Türkiye'nin dört bir tarafında sokağa çıkıyorsunuzdur, görüyorsunuzdur- istedikleri şudur: Emekli aylıklarının yoksulluk sınırının üzerine çıkmasını istiyorlar, sağlıklı bir yaşam için gerekli koşulların yaratılmasını istiyorlar, emeklilerin örgütlü bir şekilde sendikal olarak mücadele etmesinin önündeki yasal engellerin kaldırılmasını istiyorlar, 3600 ek göstergenin ona göre düzenlenmesini istiyorlar, intibak yasasını istiyorlar ve aynı zamanda bu ülkede barış içinde, adil, demokratik bir ortamda onurlu bir insan gibi yaşamak istiyorlar. Ben buradan hepsinin bu değerli çağrısını destekliyorum, DEM PARTİ olarak bunun arkasında olduğumuzu ifade etmek istiyorum.
Son söz olarak da umarım 2026 yılı bu kadar kötülüğün yaşanmadığı, eşitlikçi, demokratik, bir arada yaşadığımız, barış içerisinde yaşadığımız bir ülke olur.
Sağ olun, var olun. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)