| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 38 |
| Tarih: | 20.12.2025 |
MHP GRUBU ADINA RAMAZAN KAŞLI (Aksaray) - Sayın Başkanım, heyetinizi, Bakanlarımızı, milletvekillerimizi ve bütçe görüşmelerini ekranları başında, evlerinde, iş yerlerinde takip eden aziz milletimizi saygıyla, samimiyetle selamlıyorum.
Konuşmama başlamadan önce, tarihin ve maneviyatın bize yüklediği iki önemli anlamı hatırlatmak istiyorum. Bugün, milletimizin bağımsızlık ruhunu mısralara döken, İstiklal Marşı'mızın şairi, büyük mütefekkir Mehmet Akif Ersoy'un doğum günü. Her deyişi, her beyanı, her mücadelesi Türk milletini yükseltme, Türk milletini hak ettiği yerlerde görme ülküsü üzerine bina edilmiş olan merhum vatan şairimizi minnet ve rahmetle anıyorum.
Ayrıca, yarın itibarıyla üç ayların rahmet ve bereket iklimine giriyoruz. Bu mübarek zamanlar kul hakkını gözetmenin, helal kazanca daha sıkı sarılmanın, birbirimizi daha iyi anlamanın vesilesidir. Bu manevi iklim ve tarihî sorumluluk bilinciyle 2026 yılı bütçesinin 6'ncı maddesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım.
Bugün bu Mecliste yalnızca 2026 yılı bütçesinin rakamlarını, oranlarını, teknik kalemlerini görüşmüyoruz. Bugün burada milletimizin binlerce yıldır ayakta kalmasını sağlayan ahlak sütunlarını, Anadolu irfanını, Ahi Evran'dan günümüze Ahilik geleneğinin bugünkü temsilcisi olan esnafımızı konuşmak istiyorum çünkü bu kadim devlet sadece kanunla kurulmadı, bu devlet sadece orduyla ayakta kalmadı; bu devlet esnafın duasıyla, ustanın emeğiyle, helal kazanç hassasiyetiyle büyüdü. Ahilik bir ticaret biçimi değildir, Ahilik bir hayat nizamına adanıştır. Ahilik, devlet ebet müddet ilkesiyle "Ben kazanayım." değil, "Biz ayakta kalalım." diyen bir ahlaki anlayışıdır. Ahilik teraziyi doğru tartmayı, sözü senet bilmeyi, komşuyu rakip görmemeyi öğreten samimi bir bakıştır. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi'nin yıllardır altını çizdiği çok önemli bir tespit vardır, Türk milleti tarih boyunca ticareti ahlakla yapmış, kazancı vicdanla ölçmüştür.
Sayın Başkanım, bugün, Türkiye genelinde 2 milyonu aşkın esnaf ve sanatkârımız bulunmaktadır. Bu kişiler kendi aileleriyle birlikte yaklaşık 10 milyon vatandaşımızın ekmek kapısını temsil etmekle kalmayıp 86 milyonumuza da her gün hizmet etmektedir. Her 3 çalışandan 1'i geçimini doğrudan ya da dolaylı olarak esnaf üzerinden sağlamaktadır. Ekonomimizin yaklaşık yüzde 35'i küçük esnaf ve işletmelerin ürettiği değerlerle ayakta durmaktadır.
Esnaf sadece ekonomik bir unsur değildir. Esnaf aynı zamanda mahallenin hafızasıdır. Çocukların ilk harçlığını kazandığı ya da harcadığı yerdir. Zor günün destekçisi, iyi günün sevinci, cenazede yanı başında olandır. Genel Başkanımızın ifadesiyle "Esnaf devlet ile millet arasındaki en sağlam bağdır, o bağ zayıflarsa toplum çözülmeye başlar." İşte, Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz bu bağı korumak için buradayız. Biz bu bağı sadece kanun metinleriyle değil samimiyetle, gönülle güçlendirmeye çalışıyoruz. Bu anlayışla, Genel Başkanımızın talimatlarıyla 81 ilimizde, 922 ilçemizde ve beldelerimizde sokak sokak, dükkân dükkân esnafımızı ziyaret ettik, "Hayırlı işler komşum." diyerek kapılarını çaldık, "Derdin derdimizdir." diyerek birlikte oturduk, dertleştik. Sadece konuşmak için değil, çaylarını içmek ve dinlemek için gittik çünkü Genel Başkanımızın açık talimatı şudur: "Milletin sesini duymayan siyaset kendi sesini kaybeder." Biz esnafı sadece seçim dönemlerinde hatırlayan bir anlayışta asla olmadık. Biz esnafı bütçe kalemi olarak değil, milletin ve devletin asli unsuru olarak görüyoruz.
Kıymetli milletvekilleri, üç kuşaktır yarım asrı aşkın süredir Aksaray'da ticaretin içinde olan bir ailenin mensubu olarak, hayatımın her alanında hep iç içe olduğum esnafımız; zaman zaman bu kürsüden de dile getirdiğim sıkıntılarının yanında, özellikle piyasaları alt üst eden pandeminin bıraktığı ekonomik yaraları henüz tam olarak saramamışken, asrın felaketi depremlerin oluşturduğu ağır yükle de mücadele etmektedir. Buna ek olarak artan maliyetler, yükselen kira ve enerji giderleri ile finansmana erişimde yaşanan zorluklar esnafımızı ciddi şekilde etkilemiştir. Tüm bu şartlar altında basit usulde vergilendirilen esnafımıza ilişkin yapılan son düzenlemeler sahada haklı bir tedirginlik oluşmasına neden olmuştur. Basit usulde vergilendirilen esnafın kazançları 2021 yılından bu yana gelir vergisinden istisna edilmiştir. Ancak 8 Eylül 2025 tarihli düzenlemeyle büyük şehirlerde faaliyet gösteren esnafın 1 Ocak 2026 itibarıyla gerçek usule geçirilmesi öngörülmektedir. Vergi adaletini ve kayıt dışılıkla mücadeleyi elbette destekliyoruz. Ancak aynı faaliyeti yürüten, aynı ciroya sahip esnafın yalnızca adresi nedeniyle farklı vergilendirilmesi hakkaniyetli değildir. 10 Aralıkta yapılan kısmi düzenlemeyle 2.000'i geçmeyen köy ve beldeler kapsam dışı bırakılmıştır. Bu adımı olumlu bulmakla birlikte düzenleme bütüncül bir çözüm sunmamaktadır; gerçek usule geçiş, defter tutma, muhasebe ve beyan yükümlülükleri nedeniyle esnafımıza vergiler hariç yıllık yaklaşık 90 bin liralık ek maliyet getirmektedir. Bu yükün küçük esnaf açısından işletmelerin kapanmasına ve kayıt dışılığın artmasına yol açma riski açıktır. Bu nedenle, söz konusu düzenlemenin 1 Ocak 2026'da uygulanmasının öncelikle ertelenmesi ve esnafı koruyacak şekilde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi'nin çok net bir uyarısı vardır: "Devlet vatandaşını korumakla yükümlüdür, yormakla değil."
Esnafımızın talebi nettir, BAĞKUR prim gün sayısı 9000'den 7200 güne düşürülmeli, SSK'yle aradaki fark giderilmelidir. Bu düzenleme sosyal adaletin ve sürdürülebilir bir emeklilik sisteminin gereğidir. Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak esnafı yaşatacak her yapıcı düzenlemenin yanındayız. Elbette düzenleme olacak, denetim olacak ancak esnaf ezilmeyecek, esnaf küsdürülmeyecek, esnaf yalnız bırakılmayacak.
Sayın Başkanım, Aksaray'da 2024 yılı sonu itibarıyla kayıtlı sayısı 14.090 olan esnafımız, aileleriyle birlikte 100 binlerce vatandaşımıza doğrudan ekmek kapısı olmaktadır. Şehrimizdeki ticari hayatın yüzde 65'i küçük esnaf üzerinden yürümekte, kalan yüzde 35'i ise organize sanayi bölgesi ve orta ölçekli işletmelerle birlikte Aksaray ekonomisini ayakta tutmaktadır.
Aksaray esnafımızın büyük bir bölümü özellikle pazar günleri tribünde Aksarayspor'umuzun heyecanıyla hafta boyunca şehrin nabzını tutarlar. Çocukluğumdan beri taraftarı olduğum, gençlik dönemlerimde yöneticiliğini yaptığım ve hâlen ilgiyle yakından takip ettiğim, bu sezon da 2. Lig Kırmızı Grup'ta şampiyonluk mücadelesi veren Kuzeyboru Aksarayspor'umuzun inşallah önümüzdeki sezonlarda net hedefi olan Süper Lig'de mücadele edebileceği yarı olimpik bir stadyum şehrimizin öncelikli ihtiyacıdır. Bu ihtiyacı sekiz yıl önce de bu kürsüden dile getirdim, sekiz ay önce de gündeme taşıdım ve bugün bir kez daha aynı kararlılıkla ifade ediyorum. Aksaray-Konya yolu üzerinde, Yapılcan mevkisinde bulunan ve tahsis işlemleri tamamlanmış olan 126 dönümlük arazi stadyum için hazır durumdadır. Yeni bir projeyle yıllardır Sultanlar Ligi'nde ilimizi temsil eden Kuzeyboru Voleybol Takımı'mızın, Aksaray Belediyesi Hentbol Takımı'mızın ve diğer spor branşlarının da faydalanabileceği çok amaçlı bir spor kompleksi, Aksaray'ın ticaretine, tanıtımına, geleceğine ve gençliğine büyük katkı sağlayacaktır.
Değerli milletvekilleri, konuşmamın sonunda, 15 Aralıkta kutladığımız ve Kıymetli Genel Başkanımız, Liderimiz Devlet Bahçeli Beyefendi'nin "Türk dili, millet olma şuurunu besleyen temel sütundur." sözleriyle vurguladığı Dünya Türk Dili Ailesi Günü'nü anmak istiyorum. Bu özel gün, mazinin derinliklerinden yükselen, istikbale yürüyen Türk milletinin ortak hafızası ve kültürel mirasıdır.
Bu düşüncelerle 2026 yılı bütçemizin ülkemize, milletimize ve Aksaray'ımıza hayırlı olmasını temenni ediyor, Genel Kurulumuzu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)