| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 37 |
| Tarih: | 19.12.2025 |
AHMET ŞIK (İstanbul) - Herkese merhaba.
Konumuz bütçe ama daha ilginç bir şeyle uğraşıyor herkes. Gündemimizi bir soruşturma kaplamış durumda, ona dair bir konuşma yapacağım. Savcılık kanalıyla sızdırılıp ayıplanması istenen ilişkilerin iktidar medyasınca en ince detayına kadar ifşa edildiği bir soruşturma yürütülüyor. İddia edilenler gerçekse gerçekten vahim, değilse daha da vahim.
Mehmet Akif Ersoy'u odağına alan soruşturmadaki gizli tanık ifadesinin sızdırılması saray içi taht kavgasını daha da somutlaştırdı. Sabah gazetesi ve AKP'li eski vekil Şamil Tayyar da bu gizli tanık ifadelerini referans alarak hedeflenen birtakım isimleri atış menzilinde tutmaya devam ediyor. Her ne kadar ekim ayından bu yana ilişkilerini kesmiş olsalar da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT'ten beri yanında olan yakın çalışma ekibinden olan kişiler hedefte. HAS Partinin Genel Başkanlığı döneminde özel kalem müdürlüğünü yapan Furkan Torlak'ı AKP bürokrasisine sokan Numan Kurtulmuş da hedefte. Ersoy'a yakınlığı vurgulanarak özellikle muhafazakâr camiada hezeyana yol açacak ifadelerde adı geçirilen Ömer Çelik de hedeflerden bir başkası.
Tayyar'ın "Alem esnasında görüntülü aranıldı." dediği kişi -şaşırmayacaksınız- Süleyman Soylu. Tayyar'ı FETÖ'nün medya imamıyla iş birliği içerisinde kitap yazmakla suçlayan Soylu iddiaları yalanladı ama Ersoy'a kendi İçişleri Bakanlığı döneminde hangi gerekçeyle çakarlı araç tahsis edildiğine dair herhangi bir şey söylemedi. Yeni yetme gazeteci Kübranur Uslu'nun Cumhurbaşkanının uçağına bindirilmesi, yöneticilerinden birinin sevgilisi olan bankamatik memurunun uyuşturucu soruşturmasının şüphelilerinden birisi çıkması hasebiyle İletişim Başkanlığı kadroları da hedefte.
Avukat Serkan Toper de siyasi kimliği üzerinden rüşvet ilişkileri içinde olmakla suçlanarak MHP hedef alınmış. Yenidoğan çetesi soruşturmasına karışan bazı hastane sahipleri MHP'liydi. Sahte diploma soruşturmasında adı geçenlerden birisi şu anki MHP'li vekillerden biri. Savunma sanayisindeki ASSAN soruşturmasında tutuklanan isimler yine MHP'li. İçinde MHP'li 4 kişinin olduğu bir doğum günü kutlama fotoğrafına AKP medyasının "siyasi susurluk" demesi aba altından gösterilen sopa mı, değil mi, siz karar verin.
Hapisteki bir medya yöneticisi ve avukatın, bürokrasi ve yargıdan birileriyle ekran yüzü bazı kadınların seks ilişkisi karşılığında tutuklama ve tahliye kararları verdiği gibi de iğrenç bir iddia ortaya sürülüyor. Bu ifadeyle, başta yargı olmak üzere bürokrasiden kimler tasfiye edilecek diye bekliyoruz? Hep birlikte göreceğiz. Ersoy'un ilişkileri sayesinde korunan PKK'li birinden, bir MİT mensubunun para karşılığı sorun çözdüğünden de bahsediliyor ifadelerde. 1987'deki Birinci MİT Raporu, arkasından Susurluk, daha sonra da Ergenekon süreci devletin yeniden dizaynı için kullanılan operasyonlardı. Yani her yeni döneme girilirken devlet içi bir savaş yaşandı, şimdi yaşananlar da bundan ibaret.
2016'da çıkarılan varlık barışı yasasıyla Türkiye kara para aklanan bir çamaşırhaneye dönüştü, AKP çıkardı bu yasayı. Son iki yıldır da o çamaşırhanede aklanan paralara el koymayı amaçlayan soruşturmalar açılıyor. Üzerindeki koruma zırhını kimin, şimdi ve neden kaldırdığını bilmediğimiz Mehmet Akif Ersoy'la ilgili soruşturma da bize saray içi taht kavgası olduğunu söylüyor. Kara para ve uyuşturucu merkeze konularak iş insanları, avukatlar, medya yöneticileri, yargı mensupları, popüler ekran yüzleri ve bürokratlardan oluşan bir çete inşa ediliyor. Soruşturma konuları şimdilik aynı değil ama bağlantılı isimler yönünden aynı noktalara çıkabilir. Sezgin Baran Korkmaz soruşturması üzerinden Soylu'ya, Cihan Ekşioğlu üzerinden Fidan'a ulaşmak mümkün. Rezan Epözdemir soruşturması da Kenan Tekdağ üzerinden Can Holdinge bağlanabilir. Ersoy soruşturması Epözdemir'e hem Tekdağ hem de Adem Soytekin'le ilgili iddialar üzerinden de İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlanabilir bu işler. Yani bu soruşturmaların hepsi istenildiği anda istenilen kapıyı açacak birer maymuncuk. Tayyar'ın "Hem yerel hem merkezî iktidarla eş zamanlı flört ediliyor." demesinden yola çıkarak, bu kapıların sonunda tek bir havuza çıkıp özellikle seçim öncesinde kullanılacak devasa bir davaya dönüşebileceğini söylemek kâhinlik olmaz. Bir arkadaşıma bütçe görüşmelerinde bu konuyla ilgili konuşma yapacağımı söylediğimde "Halk yoksulluk içinde kıvranırken onlar neden ilgilensin?" dedi. Hâlbuki, halkın pençesine düştüğü yoksulluk ve yoksunluk ile buna neden olan yağma, talan düzeniyle çok ilgili bir süreç yaşanıyor yani doğrudan halkı ilgilendiriyor yaşanan herkes.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AHMET ŞIK (Devamla) - Bitiriyorum hemen.
BAŞKAN - Bitirin lütfen.
AHMET ŞIK (Devamla) - Hallac-ı Mansur "Cehennem acı çektiğiniz değil, acı çektiğinizi hiç kimsenin bilmediği bir yer." demişti. Türkiye hiçbir zaman bugünkü kadar acı çekenlerin, acı çektiğini kimsenin bilmediği bir yer olmadı.
Teşekkür ediyorum. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)