GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:37
Tarih:19.12.2025

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Divan, saygıdeğer milletvekilleri, ekranları başında bizleri izleyen kıymetli yurttaşlar; gasp rejiminin 8'inci bütçesi üzerine söz almış bulunmaktayım.

Gasp rejimini sadece bir betimleme olarak değil, bir teşhis olarak ifade ettiğimi belirtmek isterim. (CHP sıralarından alkışlar) Kıymetli milletvekilleri, neden böyle söyledim? Anayasa'ya, Anayasa’nın 153'üncü maddesine rağmen Anayasa Mahkemesi kararlarını bu kürsüde, Meclisin koridorlarında, odalarında paspas gibi ezip bir milletvekilinin, Can Atalay'ın milletvekili seçilme hakkını elinden alan rejime ancak "gasp rejimi" denir. (CHP sıralarından alkışlar) Meclisin bütçe yapma hakkını, hatta yasama yetkisini sarayın süslü odalarına hapseden rejime ancak "gasp rejimi" diyebiliriz. Kıymetli milletvekilleri, eğer bu rejim demokratik bir rejim olsaydı yılda 2 kez Meclise uğrayan, hesap vermesi gereken bakanlar bu kürsüde millete parmak sallamaz, milletvekillerine had bildirmeye cesaret dahi edemezdi. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın milletvekilleri, aslında burada bütçe yapılmıyor, burada bütçecilik oyunu oynanıyor; ritüeli var, yazılmış bir dayatma metni var, sahnesi var, alkışı var ama sonucu belli, kesin bir oyun. Bu yüzden bu kürsüyü bütçe oyununuzu meşrulaştıran bir dekor hâline getirdiniz. Aslında, bütçe değil bu bütçede sizin sınıf tercihinizi konuşuyoruz. Kimin sırtına yük bineceğini kimin cebine servet aktaracağınızı görüşüyoruz. Bu bütçe emekten sermayeye kaynak transferinin, güvenceli emeğin değil güvencesizliğin, açlıkla, yoksullukla mücadelenin değil yoksulluğu yönetmenin itirafı olan bütçedir. Bu bütçe, halkın hesap sorma hakkını büyüten değil borçla, vergilerle, bağımlılıkla halkı terbiye etme politikanızın itirafı olan bir bütçedir. Rakamlar yalan söylemez, sadece bu bütçede faiz için 2 trilyon 746 milyar lira, yandaşlarınıza garanti ödemeleri için de 238 milyar lira ayırıyorsunuz ama "Kadınlar güçlensin." derken kadınların güçlenmesi için kadın başına yılda sadece 186 lira 80 kuruş ayırıyorsunuz ama kadınların sırtına aynı bütçede kadın başına 37 bin lira yıllık borç yüklüyorsunuz.

"Çocuklar bizim göz bebeğimiz, çocukların durumu öncelikli." diyorsunuz ama her çocuk için bu bütçede yıllık 246 bin 500 lira borç yükü yüklüyorsunuz. "Bir öğün ücretsiz yemek, bir şişe temiz su." diyoruz. Siz diyorsunuz ki: "Kaynak yok." ama faiz lobilerinize, yandaş ödemelerinize kaynak oldukça çok, üstelik de buna politika diyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar) Aslında sizin bütçenizin öncelikli haritası belli; emekçiyi ez, borçlandır, tüketimi yücelt, üretimi yok et, orta gelir grubunu çökert, muhtaçlığı kutsa, kadınları eve hapset, yoksula şükret, emekçiye kanaat et, sermayeye teşvik yazıyor haritanızda.

Evet, "Demokrasi nasıl ölür?" sorusu aslında bütçenin de sorusu durumunda. Demokrasi bir gece kararnamesiyle ölür. Kamu kaynaklarının yönetimini bir zümreye topluca vermekle, denetimi devre dışı bırakmakla, istisnaları normalleştirmekle, kamu ihalelerini siyasi sadakatin bir lütfu olarak vermekle, yargı ve denetim kurullarının işlevini sona erdirmekle demokrasi ölür. İşte, demokrasi oyununun sonunda rejiminizin bütçesinin finali. Kayırma ağını besle, faiz ve garantileri kutsa, denetimi törpüle, halkın sofrasını küçülterek bütçe oyununa son ver, demokrasinin tabutuna da son çiviyi çak diyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar) Faili malum rejimli olan bu ülke borçlular kampına çevrildi ama biz ganimeti, ganimetçileri değil, halkı savunacağız. Biz bütçenin yönünü, sınıfsal yönünü halktan yana çevireceğiz. Gasp rejimi gidecek, halkın rejimi gelecek.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)