GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:37
Tarih:19.12.2025

ÖZGÜR ERDEM İNCESU (Ardahan) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz 10'uncu madde fonlara ilişkin teknik düzenlemeler içeriyor ancak bu madde sadece teknik bir metin değildir. Fonlar kaynakların kimden alınıp kime aktarıldığını gösteren siyasi tercihlerdir. Değerli milletvekilleri, dolaysız vergilerin payı düşerken dolaylı vergiler yükselmiştir. Vatandaş vergisini peşin peşin öderken büyük sermaye grupları istisnalarla yoluna devam etmektedir. Bir yanda vergi istisnalarıyla korunmuş, holdingleşmiş büyük sermaye grupları, diğer yanda artan kiralara, faturalarına, mutfak masraflarına yetişemeyen milyonlar var; bu tablo sürdürülebilir değildir. Türkiye'de fonlar kamunun gerçek gelir gider tablosunun toplumdan gizlendiği yapılara dönüşmüştür. Emeklilerin aylıkları açlık sınırının altındadır. Bugün en büyük fonumuzun adı "emekli dayanışma fonu" olmalıydı ama ne yazık ki bu ülkede en çok mağdur edilen kesim emeklilerdir. Emekliye "Kaynak yok." diyenler aslında bütçenin gerçek sahibinin kim olduğunu unutmuş kişilerdir.

Staj ve çıraklık mağdurlarının da kazanılmış haklarının teslim edilmesini halkın kürsüsünden bir kez daha belirtiyorum.(CHP sıralarından alkışlar) Bu insanlar çocuk yaşta sanayide, atölyede, fabrikada çalıştırıldı, sigorta kartları verildi, devlet onları çalışan olarak kayda aldı ama emeklilik söz konusu olunca denildi ki: "Siz çalışmadınız." Bu, emeği yok saymaktır.

Değerli milletvekilleri, gençlerimiz de derin bir kriz içinde. KYK yurtları yetersiz, burslar bırakın asgari yaşam maliyetini, yol paralarını dahi karşılamıyor. Ulaşım, barınma ve temel ihtiyaçlar gençlerimizi yaşam mücadelesinde zorlamaktadır. Hepimiz milletvekiliyiz, çocuklarını okutmak için burs talebi telefonları alıyor musunuz, almıyor musunuz, sizlere soruyorum? Alıyor da söylemiyorsanız gerçeği saklıyorsunuz, eğer almıyorsanız da halktan kopmuşsunuz demektir.

Memleketim Ardahan ülkenin en uç köşesi değildir, en çok ihmal edilen köşesidir. Her seçim döneminde adı geçen ancak yatırım sırasında unutulan bir kenttir. Tarım ve hayvancılık potansiyeli değerlendirilmemekte, yıllardır tamamlanamayan ulaşım yatırımları bölgeyi geri bırakmakta, kamu yatırımlarında, sağlıkta, eğitimde hak ettiği payı alamamakta, gençleri göçe zorlanmaktadır. Eğer fonlar bölgesel kalkınmayı hedefliyorsa, yıllardır hakkı teslim edilmeyen Ardahan gibi iller için kullanılmalıdır. Ardahan'ı güçlendirmeden Doğu Anadolu'yu geliştiremez, Kafkasya açılımını büyütemez, sınır ticaretini canlandıramazsınız.

Sayın milletvekilleri, 2024 yılı itibarıyla kamu işletmeleri ve Türkiye Varlık Fonu dâhil edildiğinde devletin işlettiği ekonomik yapıların toplam büyüklüğü 4 trilyon 280 milyar liraya ulaşmış durumda. Bu, Türkiye ekonomisinin neredeyse yüzde 10'u demektir. Sorun büyüklüğü değil. Sağlam bir fon yönetiminin temeli şeffaflığı, hesap verebilmesi, kamu yararı, sosyal adalete katkısı, bölgesel eşitliğe katkısıyla ilgilidir. Aksi hâlde bu sistem bütçeye kara delik üreten aparattır. Bugün bazı fonlar kamu denetiminin dışında ve harcamalar kamuoyuna açıklanmamaktadır. Örneğin, 2024 yılında EÜAŞ yaklaşık 200 milyar lira, BOTAŞ milyarlarca lira, kamu bankaları 100 milyar lira üzerinde görev zararı yazmıştır. (CHP sıralarından alkışlar) 2025 yılı sonuna geldiğimizde ise açıklanan enflasyon 70 ülkeyi geçmiştir. Yoksullukta ve vergi adaletsizliğinde Avrupa 1'incisi olup, saniyede 495 bin lira vergi vereceğiz. Daha bütçenin birinci sayfasında 2,7 trilyon lira açığımız var. Bunlar yan yana gelince 2025 yılında "yoksullaştım" diyenlerin oranı yüzde 64 olmuştur. Bu bütçenin kimin bütçesi olduğu kadar kimin bütçesi olmadığı da açıktır. Bu bütçe, emekçinin alın terinin, dar gelirlinin bütçesi değildir; fitreye muhtaç edilmiş, ay sonunu getiremeyen emeklinin bütçesi değildir; bin bir zorlukla üretim yapmaya çalışan çiftçinin bütçesi değildir; üreticinin, sanayicinin, ihracatçının bütçesi değildir. (CHP sıralarından alkışlar) Bu bütçe, işsizlik girdabında boğulan iki öğün yemekle yetinmeye çalışan, yurt sorunu yaşayan gençlerin bütçesi değildir. Bu bütçe, yatırım bütçesi değildir. Verginin adil toplanıp, gelirin adil dağıtıldığı bir bütçe hiç değildir. Bu bütçe, faiz bütçesidir. Bu bütçe, küçük bir azınlığa oluk oluk para aktaracak bir bütçedir. Bu bütçe, israf bütçesidir. Biz, emekçinin, emeklinin, öğrencinin, halkın yanında olmaya devam edeceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)