| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 36 |
| Tarih: | 18.12.2025 |
CHP GRUBU ADINA SEYİT TORUN (Ordu) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; öncelikle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Dört gün önce kaybettiğimiz Şehzadeler Belediye Başkanımız Gülşah Durbay'ı tekrar rahmetle anıyorum, mekânı cennet olsun.
Değerli milletvekilleri, 2026 bütçesi özelinde rakamları, verileri konuşmadan önce AK PARTİ'nin yirmi üç yıllık iktidarında ülkeyi getirdiği noktayı, hemen her alanda yarattığı yozlaşmayı ve tükenmişliği özetlemek isterim. Biliyoruz ki bu bütçeyi de Meclisten geçireceksiniz, çoğunluğunuz var, eyvallah ama yirmi üç yıldır bir temel sorunu çözemediğiniz gibi Türkiye'nin dertlerine dert kattınız, var olan sorunları daha da büyüttünüz. Eğitimde fırsat eşitliğini bitirdiniz, devlet okullarını yoksulların okuduğu okullar hâline getirdiniz. Okulları temizleyemediniz, öğretmenleri atayamadınız, mülakatı kaldıramadınız, çocuklarımızı uyuşturucu bataklığından kurtaramadınız. Ekonomide türlü maceralara girdiniz. "Nas, nas..." diyerek başlattığınız bu süreçte tefeciye düşmüş gibi hazineyi faiz çevrelerine mahkûm ettiniz. Faiziyle kaybettik, kur korumayla kaybettik, 19 Mart sivil darbesiyle kaybettik ve bütün bu maliyeti de maalesef vatandaşlarımıza ödettiniz. (CHP sıralarından alkışlar) Yargıyı tarihte olmadığı kadar siyasallaştırdınız. Cumhurbaşkanı adayımız, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nu sırf Sayın Erdoğan'ı yeneceği için diğer belediye başkanlarımızı da algı yaratmak için zindanlara attınız, hasta olanlara insanlık dışı muamele uyguladınız. Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, Zeydan Karalar, Muhittin Böcek, Vahap Seçer ve tüm Büyükşehir Belediye Başkanlarımız, il belediyelerimiz, ilçe belediyelerimiz sizin yarattığınız derin yoksulluğu, açlığı gidermek için var gücüyle mücadele ediyor. Bu hizmetleri bile küçümsediniz ama tok açın hâlinden ne anlar. Bizim belediyelerimiz uçuk kaçık projelerle uğraşmıyor, vatandaşlarımızın en önemli sorunlarıyla uğraşıyor. Sizin israf belediyeciliğiniz bitti, bizim halkçı belediyeciliğimiz başladı. 2024 yerel seçimleri de zaten bunun ispatıdır. Şu anda da yapılan kamuoyu araştırmaları da göstermektedir ki biz açık ara öndeyiz. Bunu siz de gördüğünüz için gazetelere, medya kuruluşlarına, belediyelere kayyum atıyorsunuz, cumhuriyetin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisini kayyumla tehdit ediyorsunuz. Devletin kurumlarını birer birer, maalesef, çürütüyorsunuz. TÜİK'i sarayın propaganda aygıtına çevirdiniz. Sayıştay AK PARTİ'li belediyeleri denetlemekten korkar hâle geldi. Merkez Bankasını Hükûmetin arka bahçesine çevirdiniz. SPK'nin itibarını borsada köşeyi dönme heveslilerine heba ettiniz. Sağlığı özelleştirdiniz, vatandaş randevu bulamaz hâlde, özel hastanelerin insafına bıraktınız. Doktorları kaçırıyorsunuz ve "Giderlerse gitsinler." diyorsunuz. Gençlerimiz umutsuz, üniversite bitiren bir gencin önünde 3 yol var; asgari ücret civarında bir işe girmek, bir yolunu bulup yurt dışına gitmek ya da evde oturmak. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı yüzde 23'e dayandı. Genç beyin göçünde de her yıl maalesef rekorlar kırıyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) 3Y'yi bitireceğiz diye geldiniz, eskiden sürekli bunları konuşurdunuz ama bugün, geldiğimiz noktada, yolsuzluğu, yoksulluğu, yasakları şahlandırdınız, emeklileri açlığa mahkûm ettiniz. Yıllarca çalışmış, prim ödemiş emeklilerimiz ya yeniden çalışıyor ya da temel ihtiyaçlarından kısıyor, emeklilere 200-300 liralık otel odalarında kalmayı reva görüyorsunuz. Şimdi size soruyorum: Hazırladığınız bu bütçede emeklilerimizin onurlu bir yaşam sürdürmelerine imkân sağlayan ne var? Asgari ücretliyi açlıkla karşı karşıya bıraktınız, açlık sınırı 30 bin lirayı aşmış durumda. Buna rağmen, asgari ücreti bunun altında tutmanın hesabını yapıyorsunuz ama biz, 39 bin liranın altını asla kabul etmiyoruz. Çiftçiyi bitirdiniz, çiftçimiz mağdur; AK PARTİ mağduru. Bakın, Ordu'da, fındıkta; bu sene zirai don oldu; bazen güneş yakar, bazen kahverengi kokarcayla uğraşırız ama fındık üreticimiz en büyük darbeyi maalesef iktidarınızdan gördü. Gübre, ilaç fiyatları yetmezmiş gibi şaibeli TÜİK tahminleriyle birkaç yabancı firmaya ve uluslararası spekülasyonlara çanak tuttunuz. Fındık üreticisinin alın terini maalesef yabancı kartellere peşkeş çektiniz. 350 liraya kadar yükselen fındık ne oldu da 230 liraya düştü? Şimdi soruyorum: FİSKOBİRLİK nerede, TMO nerede? (CHP sıralarından alkışlar) Siz de yabancı kartellerin oyuncağı mı oldunuz artık? Türkiye'nin artık ithal etmediği ürün kalmadı. Bakın, kivi stratejik bir ürünümüzdü bizim, gerçekten kivide bir markaydık ama yaptığınız ithalatla onu da çökerttiniz. Şu anda, kivi üreticisi de ciddi anlamda sıkıntı çekiyor. Ordu'nun yollarını konuşmaya gerek yok; Plan ve Bütçede ifade ettik, birçok yerde söyledik ama sadece vaatten öteye gitmedi, sadece "Yapacağız, edeceğiz." ama biten yollar yok, yapılan yollar yok.
Değerli milletvekilleri, son olarak da Çevre ve Şehircilik, İklim Değişikliği Bakanlığı bütçesi üzerine birkaç söz söylemek istiyorum. Sayın Bakan iki gün önce burada uzun uzun anlattı deprem sonrası yapılan konutları. Evet, deprem bölgesindeki konutların yapılması, teslim edilmesi sevindirici fakat Türkiye'de çok acı bir gerçeği daha ifade etmek zorundayım. Türkiye'de konut piyasası çok kötü durumda, ev fiyatları hızla artıyor. Eskiden bir emekli emekli ikramiyesiyle bir ev alabiliyordu, şimdi hayalini bile kuramıyor, insanların hayallerini bile çaldınız. Son on yılda ev sahipliği oranı yüzde 61,1'den yüzde 55,8'e düştü. İktidara geldiklerinden beri yürüttüğünüz inşaat odaklı rantçı yaklaşım vatandaşlarımızın konut ihtiyacını karşılamak bir tarafa, daha da kötü hâle getirilmiştir. 2026 bütçesinde gelire endeksli kira modeli yok, kira destek fonu yok, kiralık sosyal konut mekanizması yok. Şehir dediğiniz şey, şehir dediğiniz olay belediyelerle, yerel yönetimlerle idare edilir ama ne yazık ki iktidarınızda âdeta yerel yönetim düşmanı bir tavır içerisindesiniz. Bakın, yüz ölçümü Türkiye'ye yakın Fransa'da 34 bin belediye, Almanya'da 10.775 belediye var, Türkiye'de ise sadece 1.401 belediye. İktidarınız hem belediye sayısını düşürdü hem de belediyelerin yetkilerini elinden almaya başladı. Ruhsat ve imar konularında belediyeleri baypas etti, yurt dışı finansmanlarının maalesef çoğunu veto etti.
Değerli arkadaşlar, bu hamleler işleri hızlandırmak değil, vesayeti büyütmek, bütün gücü merkezde, sarayda toplamaktadır. Bunlar yetmiyormuş gibi işinize gelmeyen belediyelere de kayyum atıyorsunuz, oldu olacak yani bu belediyeleri de kaldırın, kapatın; tamamen atadığınız bürokratlar yönetsin de vatandaşımız da bu seçim derdinden kurtulsun. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, Türkiye'nin acil bir yerel yönetimler yasasına ihtiyacı var; mevcut yasa artık maalesef, sorunları çözmüyor. Sizin heveslendiğiniz, istediğiniz gibi bir yerel yönetimler yasası değil; yerel yönetimlerin yetkisini artıran, gelirlerini artıran ve sorunlarını çözen bir yasaya ihtiyaç var. Bu yasa çıkmadığı takdirde, partisi yok, hiçbir yerel yönetimin hizmet verme şansı yoktur.
Değerli milletvekilleri, ülkenin çok büyük bir kısmı da maalesef, maden ruhsatlarına açıldı; kendi ilim Ordu'da bile yüzde 74'ün üzerinde maden sahası ilan edilmiş ve ruhsatlandırılmış durumda. Süper izin düzenlemesiyle Bakanlığın bu peşkeş düzeninin ana unsuru hâline getirdiniz. Bilim insanlarının uyarılarını, kamu yararını, vatandaşlarımızın itirazını maalesef, dinlemediniz. Artık Ordu'dan ve diğer şehirlerimizin üzerinden bu maden kartellerinin elini çekin, buraları maden karteline kurban etmeyin.
Değerli milletvekilleri, emekliyi, asgari ücretliyi, genci, çiftçiyi, çevreyi, barınma hakkını korumayan bu anlayışla Türkiye ileri gidemez. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak ranta değil insana, vesayete değil yerel demokrasiye dayanan bir Türkiye için buradayız. Bu ülkenin kaynakları vardır, insan gücü vardır, sermaye gücü vardır, doğal kaynağı da vardır ama mesele kaynak değil tercihtir. (CHP sıralarından alkışlar) Siz tercihinizi hep zenginden yana yapmaktasınız. Tercihini milletten yana kullanan bir iktidarı, bu düzeni mutlaka getireceğiz ve mutlaka bu kara düzeni ortadan kaldıracağız.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum ve bu bütçeye hayır diyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)