GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:36
Tarih:18.12.2025

MHP GRUBU ADINA AHMET ERBAŞ (Kütahya) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Bütçe Kanun Teklifi'nin 7'nci maddesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi ve ekran başında bizleri takip eden aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Pandemi sonrası yaşanan küresel krizler, bölgesel savaşlar, Rusya-Ukrayna Savaşı, bozulan tedarik zincirleri, enerji piyasalarındaki dalgalanmalar, ticaret savaşları ve artan gümrük vergilerine rağmen Türkiye ekonomisi istikrarlı bir şekilde büyümeye devam etmektedir. Türkiye ekonomisi son beş yıldır yıllık bazda pozitif büyüme göstermekte, 2024 yılında yüzde 3,3 oranında büyüyen ekonomimiz 2025 yılında da aynı oranda büyümesi beklenmektedir. Millî gelirimiz 2023 yılında ilk kez 1 trilyon doları aşmış, 2024'te 1 trilyon 358 milyar dolara, kişi başı millî gelirimiz ise 15 bin dolara ulaşmıştır. 2025 yılı beklentisi millî gelirin 1 trilyon 569 milyar dolar, kişi başına geliri ise 17 bin dolar civarında olması bekleniyor. 270 milyar dolarlık bir ihracat hacmine ulaşmış bir ülkeyiz ancak ticari hayatımızın önündeki en ciddi tehditlerden birisi yabancı dijital satış platformları. TEMU ve benzeri platformlar, Türkiye pazarına gerçekçi olmayan fiyatlarla girmekte, ürünlerini sübvanse ederek tüketiciyi bağımlı hâle getirmektedir. Bu, sürdürülebilir ve adil bir ticaret anlayışı değildir. 2024 yılı sonunda yabancı dijital platformların Türkiye'deki hacmi 43 milyar liraya ulaşmış ikame edilen yerli üretim kaybıyla birlikte ekonomiye etkisi 280 milyar lirayı bulmuştur. Bu rakam cari açığımızın yüzde 14'üne denk gelmektedir. 2025 yılı sonunda bu hacmin doğrudan 200 milyar liraya ulaşması beklenmektedir. Bu fiyat politikasıyla "Türk üreticisi pahalı, yabancı satıcı ucuz" algısı oluşturulmakta, Türk tüketici ile Türk üretici karşı karşıya getirilmektedir. Türkiye'nin kurtuluşu üretimdedir ama üreticiyi ve tüketiciyi birlikte koruyan yerel bir üretimden geçmektedir. Bu noktada seçim bölgem Kütahya'nın ekonomisi hakkında da biraz bilgi vermek istiyorum. Kütahya bugün yalnızca çini ve porselenle değil yüksek teknoloji yatırımlarıyla da ön plana çıkan bir sanayi merkezi hâline gelmiştir. Çini, porselen ve cam üretiminde Avrupa'yı aşmış, Çin'le dünyada rekabet eden tek ülkeyiz. Bakır, filmaşin ve endüstriyel akü üretime geleceğin otomobil teknolojisinin temelini oluşturmaktadır. Bu alanda Türkiye merkez ilan edilmiş, ciddi teşvikler söz konusudur. Üretim yapmak isteyen tüm yatırımcıları Kütahya'ya davet ediyoruz.

Enerji meselesi sürdürülebilir büyümenin en kritik başlığıdır. Türkiye her yıl yaklaşık 100 milyar dolar enerji ithalatı ödemesi yapmaktadır. Enerjide dışa bağımlılığı azaltan millî enerji politikalarını yürekten destekliyoruz. Tam bağımsız bir Türkiye hepimizin ortak hedefidir. Kütahya, nadir elementleri ve maden kaynakları açısından da Türkiye'nin en zengin bölgelerinden biridir. Bu kaynakların bölgeye sağladığı sosyoekonomik katkı bizleri memnun etmektedir.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; bu güzel memleketimizde, Türkiye genelinde her zaman aynı şiddeti hissetmesek bile bilimsel verilere göre yılda yaklaşık 25 bin deprem meydana gelmektedir. Bu depremlerin hissettiğimiz sarsıntıları, hepsi ne yazık ki Balıkesir-Kütahya hattında yoğunlaşmıştır. Ülkemiz bir deprem bölgesidir, bu gerçeği yok sayamayız, görmezden gelemeyiz. Özellikle Balıkesir ve Kütahya'da hissedilen sarsıntılar bize bu açık gerçeği göstermektedir. Yapı stokumuz yaşlıdır, binalarımızın önemli bir kısmı 1999 yılı öncesi inşa edilmiş ve ciddi kalite problemleri olan binalardır. Bu kürsüden birkaç gün önce Hatay Milletvekilimiz Sayın Lütfi Kaşıkçı Bey güzel bir konuşma yaptı. Hatay depreminin nasıl göz göre göre geldiğini anlattı, önlem almakta nasıl geciktiğimizi anlattı. Ne yazık ki bunun bedelini 6 Şubat faciasıyla beraber tüm Türkiye olarak ödedik. Ben bugün bu kürsüden açıkça ifade etmek istiyorum; gelin, önlemlerimizi alalım. Bu noktada, TOKİ'den beklentimiz açıktır. Deprem riski yüksek olan illerimize, özellikle Balıkesir, Kütahya, Afyon, Uşak ve Eskişehir gibi bölge illere, bu bölgeye ev yapma konusunda TOKİ pozitif bir ayrımcılık yapmak zorundadır.

Ulaştırma Bakanlığımızdan beklentimiz nettir, özellikle Kütahya için devam etmekte olan Simav-Abide, Simav-Balıkesir, Simav-Bursa-İzmir-Tunçbilek-Domaniç-Hisarcık-Gediz yolları bir an önce bitirilmelidir. Her depremde bunun acısını yaşıyoruz. Binalarımızın yıkılması başka bir facia, enkaz altındaki vatandaşlarımıza ulaşabilmek için uğraşmamız başka bir facia. Bu yüzden her ilimiz için birkaç yerden giriş noktası olan yollara ihtiyacımız var ve Kütahya'nın da bu yollara acilen ihtiyacı var.

Tarım Bakanlığımıza sesleniyorum: Gediz, Altıntaş ve Simav'da büyük ova projesi tekrar gözden geçirilmelidir. Bu 3 ilçemizin hemen sınırlarının bitiminde büyük ova projesi başlıyor. Eğer bu konuda biraz önlem alamazsak şehir merkezi daraldığı için çok katlı apartmanlara doğru bir yöneliş var, bizim de istemediğimiz bir uygulamadır; biz yatay şekilde ilçelerimizi, şehirlerimizi büyütmek istiyoruz.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; bor ürünlerinde 2024 yılında 2,5 milyon ton satışla yüzde 97'si ihracat olmak üzere 1,3 milyar dolar elde etmişizdir. Bu gelirin önemli bir kısmı Emet ve Hisarcık ilçelerimizden sağlanmaktadır. Dünyada benzeri olmayan 2 küçük ilçeden bahsediyorum, borun neredeyse dünyadaki merkezidir. Bu 2 ilçemiz Eti Bor İşletmeleriyle yaşar, Eti Bor İşletmeleriyle bütün hayallerini kurar. Birinci nesil Eti Bordan emekli olmuştur, ikinci nesil Eti Bordan emekli olmuştur; torunlarıyla ilgili beklentileri ya istihdamdır ya burada yapılacak olan yeni iş kollarıdır. Bu konuşmamızın da Enerji Bakanımızın burada olduğu bir güne de denk gelmesi iyi oldu. Biz Emet ve Hisarcık'a yeni istihdam alanları istiyoruz Eti Borla ilgili. Bunu yaparken de personel alımında mutlaka kura çekimi... Ki son zamanlarda Sayın Bakanımızın talimatıyla buna uyuluyor. Adaletten bahsediyorsak, iş veriminden bahsediyorsak çalışanlarımızı da mutlaka kurayla almamız lazım.

Yine, Kütahya'da Tavşanlı ve Tunçbilek'te yaşam kaynağımızın en önemli kısmı TKİ'dir yani kömürdür. 3 tane bizim termik santralimiz var. Bu 2 beldemiz ve ilçemiz de TKİ'yle yatar, TKİ'yle kalkar. Çok ciddi bir şekilde ekonomik girdisi vardır TKİ'nin bu bölgeye. Sayın Bakanım, soru-cevap kısmında belki olmayabilir ama özellikle Tunçbilek'teki açık ve kapalı alandaki havzalarımızla ilgili Enerji Bakanlığımızın düşüncesi nedir? Tamamen özelleştiriyor muyuz, yoksa bir kısmını biz işletmeye devam edecek miyiz? Bu konuda da direkt sizin ağzınızdan, biz siyasetçilere bırakmadan devlet ne diyor, devlet bu konuda ne düşünüyor; bunu da bize açıklarsanız seviniriz.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Malazgirt'ten Dumlupınar'a uzanan mücadele hattı bu milletin kaderini yazmıştır; Kütahya bu tarihsel mücadelenin merkezidir. Bu sorumluluğun mirasçısı bir şehrin milletvekili olarak sesleniyorum: Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik hadsiz ve çarpıcı söylemleri kabul etmemiz mümkün değildir. Atatürk'e yönelik saldırılar doğrudan bu milletin bağımsızlık mücadelesine yöneliktir. Cumhuriyetin kurucu değerleriyle sorunlu bir dil özellikle eğitim camiasında kabul edilemez; bu kişisel mesele değil, kamusal bir sorumluluktur. Millî Eğitim Bakanlığımızın bu konuda gerekli hassasiyeti göstereceğine olan inancımız tamdır. Cumhuriyetin kurucu iradesini tartışma konusu yapamayız.

Bu duygu ve düşüncelerle, bütçemizin hayırlı uğurlu olmasını diler, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım.

Sağ olun. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)