GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:36
Tarih:18.12.2025

MEHMET KAMAÇ (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Kayhan Bey de burada, Van'la ilgili bir problemi dile getireceğim burada. Bu benim köyüm, rahmetli Ecevit'in köykent hayalini gerçekleştirdiği köy burasıydı. 2000 yılında 384 konut yapıldı. Konalga Köyü; etrafta bulunan 15 köyün tamamı buraya toplatıldı, zorla toplatıldı o dönem için. Fakat üzerinden yirmi yıl geçti, bu 384 konutun tamamında arasanız tek bir tane kiriş, tek bir tane kolon yoktu, yapımında çok büyük problem vardı. Fakat ne olduysa geçen sene oldu, düzmece bir raporla sanki zemini bozukmuş gibi bir algı yaratıldı ve yıkılmaya başlandı bu köy. 384 konuttu, bunun 242 tanesine Van'da konut yapıldı. Aynı yerde, aynı yapışık konutların içerisinde bulunan diğer 142 konuta sanki orası afet riski taşıyan bölge değilmiş gibi haklarından mahrum bırakıldı. Bu dediğim bir problemdir. Orada birincisi doğru düzgün bir zemin etüdünün yapılması gerekiyor. Oradaki vatandaşların da hak verilmeyen vatandaşların hakkına kavuşması gerekiyor.

Burada size bir harita göstereceğim. Sayın Tarım Bakanına söylemiştim, Türkiye'nin en büyük arazi usulsüzlüğü araştırılırsa yolsuzluğu diye söylemiştim. Şimdi, bakın, burası büyük bir mera, şurası da aslında yaylak ve meralık bir bölge. Ama ne olduysa 2010 yılında tapu kadastro işlemleri yapılınca, ilk defa oraya gidince buradaki Konalga köylüleri, aynı bu köylüler. Yani bilmiyorum ne isteniyor bu köylülerden. "Ya, burası bizim yaylamız, sonuçta yüzlerce köyün kullandığı yayla." demişler buraya, tapu çalışması yapmamışlar ama -Van sınırlarının dışında- Şırnaklı özel ve tüzel kişiler gelmişler, burada 4.500 dekar yani daha başka bir rakamla 45 milyon metrekare bir alanın usulsüz bir şekilde tapu tescili yapılmış bunların adına. Bunu Sayın Bakana sordum, soru önergesi de verdim ama -oraya geleceğim- soru önergeme cevap vermedi. Elbette ki bunun peşini bırakmadık, mahkeme süreci devam etti, Çatak Asliye Hukuk Mahkemesi bunların hepsinin tapu tescilinin iptaline ve mülklerin meraya devrine karar verdi; buraya kadar güzel, hukuki işlemler gidiyor ama başka şeyler var.

Bakın, Sayın Bakana soru önergesi vermiştim, "Geçen on yıl içerisinde meskûn bölgeyle ilgili sizin kamu kaynaklarından 'tarım desteği' adı altında bu vatandaşlara ne kadar, kaç milyon para aktardınız?" diye bir soru sormuştum. Sayın Bakan bana cevap vermiş, diyor ki: "Biz hukuki süreci takip ediyoruz." Ama biz peşini bırakmadık, liste çıkardık -şimdi listelerin sadece örnekleri var elimde; orada 486 tane tapu, 45 milyon metrekarelik bir araziden bahsediyoruz; rakım 3.200- kim ne kadar destek almış; bu, 2022'nin listesi. İsmi lazım değil, T.C.'si lazım değil ama 2022 yılında bir vatandaş orada soya fasulyesi ekmiş diye 387 bin lira tarım desteği almış. Şimdi, burada, yolsuzluk, usulsüzlük dersek tam buraya gelelim, tam şu haritaya bakalım; 45 milyon metrekare ve burada derin bir usulsüzlük, bir yolsuzluk var. Evet, mahkeme karar verdi ama şimdi, sonuçta bu usulsüz tapu tescil işlemini yapan bürokratik zincirin bir sorumluluğu yok mu? Sayın Kayhan Bey, Van Vekilisiniz, size soruyorum, bunu takip ediyor musunuz?

KAYHAN TÜRKMENOĞLU (Van) - Ediyoruz, ediyoruz.

MEHMET KAMAÇ (Devamla) - Bunun bir sorumluluğu yok mu? Acaba Çevre Şehircilik Bakanlığının Tapu Kadastro Genel Müdüründen tutun da Çatak Tapu Kadastro Müdürlüğüne kadar bu sorumluları ortaya çıkarması ve cezalandırması gerekmez mi? Yetmez, milyonlarca lira "tarım desteği" adı altında para aktarılmış. Sayın Tarım Bakanına sordum, cevap bile vermedi bu soruya. Peki, orada hiçbir tarımsal faaliyet olmamasına rağmen... Bunu da az daha unutuyordum. Bakın, bu bitkinin olduğu yerde tarımsal faaliyet olmaz. (*) derler, Türkçesi gevendir bunun, bir orman bitkisidir bu, özellikleri vardır bu bitkinin. Tapu tescili yapılamaz, "orman vasıflı" diye geçer burası, Tarım Bakanı bunu çok iyi bilir ama kimse bunun hesabını sormuyor. Yolsuzluk ararsanız on yıl içerisinde kamu kaynaklarından buralara aktarılan milyonların hesabını sormak gerekir ve biz şunu söylüyoruz: Peşini bırakmayacağız, bunun devamını da getireceğiz diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)