| Konu: | 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 9'uncu Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 35 |
| Tarih: | 17.12.2025 |
ERKAN AKÇAY (Manisa) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; bugün burada demokrasimizin işleyişinden ve millet iradesinin tecellisinden bahsederken üzülerek şahit olduğumuz hazin bir çelişkiyi, bir siyasi tutarlılık sınavını hatırlatmak istiyorum. Cumhur İttifakı olarak yönetimde istikrarın sağlanması için Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin inşasında yer aldık, emek verdik. Bu sistemin temsilde adaleti sağladığını ve yönetimde çift başlılığı ortadan kaldırdığını, istikrarı perçinlediğini, doğrudan demokrasiyi kuvvetlendirdiğini görmek ve anlamak lazımdır. Yasama gibi yürütmeyi de doğrudan milletin seçmesinin neresi yanlıştır? Millî iradenin tecelli etmesi neden bazılarını rahatsız ediyor? Ancak bu kürsüye çıkıp sabah akşam sisteme demediğini bırakmayanlar, "tek adam" rejimi diyerek millet iradesini yaftalayanlar dönüp aynaya bakmak zorundadırlar. "Hafızayıbeşer nisyan ile maluldür." derler ama rakamlar unutmaz, sandık yalan söylemez. Türkiye'de siyasetin matematiği ortadadır. Yıllardır dillerinden düşürmedikleri o yüzde 10'luk psikolojik ve tarihî eşiğin altında oy alıp bugün bu sıralarda oturanlar bunu acaba neye borçludurlar? 2018'de ve 2023'te milletimizden aldıkları oy nispeti barajın altındayken bugün burada grup kurup, komisyonlarda görev alıp sonra da dönüp kendilerini Meclise taşıyan, temsil adaletini artırmış olan bu sisteme "ucube" demek, en hafif tabiriyle siyasi anlayışsızlıktır. Eğer eleştirdiğiniz, yerden yere vurduğunuz bu sistemin getirdiği ittifak imkânı olmasaydı o oylarla Gazi Meclisin kapısından girebilir miydiniz? Aldıkları oylar barajı aşmaya yetmeyenlerin ittifak sisteminin can simidi sayesinde Meclise girip sonra o can simidine karşı çıkması, bindiği dalı kesmekten başka bir şey değildir.
Burada bir hakikatin altını özellikle çizmek istiyorum. "Meclis işlevsizleşti, yasama zayıfladı." diyerek eleştirenler şu salona lütfen bir baksınlar. Bugün, Gazi Meclis, cumhuriyet tarihinin en yüksek temsil oranına, en geniş siyasi yelpazesine sahiptir. 14 siyasi partiden milletvekilleri geçerli oyun yüzde 95'inden fazlasını temsil etmektedir. Özlediğiniz eski sistemdeyse, neredeyse her 2 oydan 1'i Meclis dışında kalıyordu. Eskiden oyların barajlara takılıp heba olduğu, millet iradesinin Meclise tam yansımadığı dönemler artık geride kalmıştır. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi sayesinde bugün Meclisimiz her zamankinden daha çoğulcu, her zamankinden daha katılımcıdır ve temsil nispeti çok yüksektir; farklı sesler, farklı renkler bu çatı altında kendisine yer bulmuştur. Yüzde 95 temsil oranına ulaşmış bir Meclise "işlevsiz" demek millet iradesini gözden ırak tutmaktır. Yani bu sistem iddia edildiği gibi demokrasiyi daraltmamış, yasamayla birlikte yürütmeyi de seçen doğrudan demokrasiyi güçlendirmiş, temsilde adaleti zirveye taşımıştır. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemini eleştirenler, bundan önceki sistemi de aynı gerekçelerle eleştiriyorlardı. Eskiden yapılan aynı eleştiriler şimdi yeni sistem üzerinden yapılıyor.
Değerli milletvekilleri, hem sistemin nimetlerinden sonuna kadar faydalanacaksınız, sistemin sağladığı aritmetik sayesinde milletvekili rozeti takacaksınız hem de kalkıp bu sisteme karşı neredeyse savaş açacaksınız. Bu, akla ve vicdana sığmaz. Tavsiyemiz şudur: Eleştirdiğiniz sistemle varlık bulurken yani lütfen bir kat daha fazla düşünelim, hiç olmazsa bu sisteme saygı duyulsun çünkü Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi olmasaydı bugün burada cevap verecek kürsüleri de olmayacaktı.
Sayın Başkan, ekonomimizde istihdam artmaya devam ediyor. 32,7 milyon çalışan ve tek haneli işsizlik rakamlarını takdir ediyoruz. Sahada yapısal bir tezadı da gözlemliyoruz. Sanayicimiz ara eleman değil, aranan eleman bulamamaktadır. Genç işsizliği yüzde 20'lerdeyken makinelerin boş kalması kabul edilemez. Gençlerimizi sadece diplomaya değil mesleğe yönlendirecek insan ve iş gücü planlaması şarttır ve ayrıca mesleki eğitime de çok büyük ağırlık verilmelidir.
Diğer bir husus da çalışanlarımızın ve emeklilerimizin alım gücüdür. Rakamların büyümesine paralel vatandaşın alım gücü de aynı nispette artmıyor. Ocak ayında memur ve emekliye sadece enflasyon farkı dışında ilave refah payı da verilmelidir. Ayrıca maaşları küçülten gelir vergisi dilimleri de yeniden düzenlenmelidir. Temel ihtiyaç maddelerindeki fahiş fiyat artışlarına karşı çok daha etkili mücadele edilmelidir. Kamuda çalışma barışı için 3600 ek gösterge talepleri karşılanmalı...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ERKAN AKÇAY (Manisa) - Sayın Başkan, tamamlıyorum.
BAŞKAN - Sayın Akçay, lütfen tamamlayın.
ERKAN AKÇAY (Manisa) - ...mühendis ve kariyer mesleklerinin ücret dengesizliği giderilmeli, yardımcı hizmetler sınıfı kaldırılarak buradaki personel eğitimine uygun kadroya geçirilmeli, görevde yükselme sınavları da açılmalıdır.
Esnaf ve kadınlar müjde beklemektedir. Küçük esnafın BAĞ-KUR primi 7200 güne düşürülmeli, ev hanımlarına emeklilik hakkı gündeme alınmalıdır ve sosyal güvenlik sistemimizin sürdürülebilirliği de bir önemli meseledir. Aktif-pasif oranı 1,60 seviyesine kadar gerilemiştir; bu rakam bir uyarıdır. Sistemi ayakta tutabilmek için prim yükünü artırmak yerine kayıt dışılıkla mücadeleye daha fazla ağırlık verilmelidir. İşçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin denetimler çok daha fonksiyonel hâle getirilmelidir diyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Akçay, lütfen, tamamlayın.
ERKAN AKÇAY (Manisa) - Bu düşüncelerle, Cumhurbaşkanlığımızın ve ilgili kurumların, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçelerinin ülkemize, ilgili kurumlara, milletimize hayırlı uğurlu olmasını diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Teşekkür ederim Sayın Başkanım. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)