| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 35 |
| Tarih: | 17.12.2025 |
YENİ YOL GRUBU ADINA MEHMET KARAMAN (Samsun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, aziz milletimizin kıymetli evlatları; sizleri hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.
Bugün, burada Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşürken aslında sadece rakamlara değil, bu ülkenin yönetim anlayışını, devlet aklının nasıl şekillendiğini, millet iradesinin nerede durduğunu ve adalet terazisinin nasıl işlediğini de konuşuyoruz. Cumhurbaşkanına tanınan olağanüstü geniş yetkiler, demokrasinin temel taşı olan güçler ayrılığı ilkesinde ciddi bir erozyona yol açmıştır. Yasama, yürütme ve yargı arasındaki denge fiilen bozulmuştur. Meclis millet iradesinin tecelli ettiği asli merkez olmaktan uzaklaşmıştır. Yargı ise tarafsızlığı ve bağımsızlığı konusunda toplumda derin bir güven kaybı yaşamıştır. Bizim itirazımız şahıslara değil, sistemin kendisinedir çünkü bu sistem politika üretimini istişareden koparmış, merkeziyetçi bir anlayışı hâkim kılmıştır. Yerel yönetimler, Meclis ve sivil toplum karar alma süreçlerinden dışlanmış, devlet aklı dar bir merkezde toplanmıştır. Oysa millî görüş geleneği bize şunu öğretir: İstişare olmayan yerde bereket olmaz, denge olmayan yerde adalet ayakta kalmaz. Merkeziyetçi yapı yalnızca siyasi dengeleri değil, ekonomik kaynakların dağılımını da adaletsiz hâle getirmiştir. Gelir dağılımı hızla bozulmuş, zengin, daha zengin, yoksul daha yoksul hâle gelmiştir. Uygulanan faizci kapitalist ekonomi programı, kamu çalışanlarını, emeklileri dar gelirlileri ve vatandaşlarımızı baskılarken servet sahipleri, yüksek faiz ve varlık artışlarıyla kazançlarını artırmıştır. Bugün gerçek işsizliğin yüzde 30'lara dayandığı, gençlerin umutsuzlukla evine kapandığı bir tabloyla karşı karşıyayız.
Sayın milletvekilleri, İletişim Başkanlığı kamuoyunda maalesef sansür, engelleme ve tek seslilikle anılmaktadır. Oysa iletişim hakikatin üzerini örtmek değil, millet ile devlet arasında köprü kurmaktır. Basının baskı altında olduğu algısı demokratik meşruiyeti zedelemektedir. Geçenlerde Cumhurbaşkanımız bir uçakta "Aileyi korumak birinci derece görevimizdir ve namusumuzdur." diye bir konuşma yapmıştı basın mensuplarına. Ben de bunun ertesi günü bir ilimizde "Ben bu konuşmanın altına imzamı atıyorum." demiştim. Yerel gazete bu haberi şöyle yazdı: "AK PARTİ icraatlarının tamamını onaylıyorum." Ben bu gazete sahibini aradım, "Niye böyle yazdın? Konuşmamda böyle bir şey söyledim mi?" dedim, dedi ki: "Efendim, İletişim Bölge Başkanlığı benim manşetimi bu şekilde değiştirdi." Ulusal medyanın manşetlerini İletişim Başkanlığının attırdığını hemen hemen tahmin ediyoruz çünkü aynı anda 7-8 gazetede aynı manşet ama yerel medyanın manşetlerine de müdahale ettiklerini duymamıştık, onu da görmüş olduk.
CAVİT ARI (Antalya) - Adrese teslim haber yapıyorlar Sayın Vekilim.
MEHMET KARAMAN (Devamla) - Strateji ve Bütçe Başkanlığına gelince. Devlet Planlama Teşkilatının ve müsteşarlıkların kaldırılmasıyla yok edilen devlet aklının bedelini bugün hep birlikte ödüyoruz. Gıda bolluğu olan ülkede insanlar çöpten yiyecek topluyor, tarım ve hayvancılık bitiyor, tekstil Mısır'a taşınıyor, iş yerleri kapanıyor, işsiz sayısı hızla artıyor. 2024'te 217 milyar lira ayrılan Başkanlık yalnızca 3,5 milyar lira harcamış ama 2025'te bütçe yüzde 34 artırılmış, 2026'da ise 379 milyar lira teklif edilmektedir. Bütçenin yüzde 99'unun yedek ödeneklerden oluşması, keyfiyet alanı yaratmakta, denetimi fiilen ortadan kaldırmaktadır. Tasarruf çağrıları yapılırken bazı kurumların harcamalarının artması toplumda ciddi bir güven sorunu doğurmaktadır. Hazine ve Maliye Bakanı tasarruf tedbirleri yayınlıyor ama bu tedbirlerin uygulanıp uygulanmadığını denetleme hakkına sahip değil. TMSF ise, bugün asli görevinden uzaklaşmış, yaklaşık bin şirketi ve 24 bine yakın personeli yöneten bir kayyum holdinge dönüşmüştür.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, savunma sanayisinde yapılanları takdir ve tebrik ediyoruz, başarılarının devamını diliyoruz.
Son olarak da diyoruz ki yedek ödenek keyfiyeti son bulmalı, KÖİ projelerinin tüm hazine garantileri şeffaf biçimde açıklanmalı; emekliye, memura, öğretmene, işçiye, çiftçiye ve gence doğrudan destek sağlanmalı. Çalışma Bakanından da asgari ücretin adil bir şekilde teslim edilmesini talep ediyoruz. Adaleti, dengeyi, istişareyi ve kul hakkını öncelemediği sürece milletin vicdanında bu bütçe yer alamaz diyor, hepinizi saygılar sunuyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)