| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 35 |
| Tarih: | 17.12.2025 |
YENİ YOL GRUBU ADINA BİROL AYDIN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bugün Cumhurbaşkanlığı bütçesini konuşuyoruz. Ben bir soru sorarak konuşmama başlamak istiyorum: Bir baba ve 3 evladı sadece 3 simidin olduğu sofrada oturuyorsa o sofrada "Ben tokum, siz yiyin." kim der ya da aynı durumda bir komutan, bir öğretmen ya da bir büyük olsa ne der? Büyük büyüklüğünü kendisini değil, mahiyetindekilerini düşünerek ortaya koyar ve önceler. Büyük "Ben tokum, siz buyurun." diyebilendir. Büyük, önce etrafındakileri ısıtandır.
Değerli arkadaşlar, bir ülkede Cumhurbaşkanlığı makamı da böyledir, böyle olmalıdır. Büyüğün büyüklüğü, sarayının, uçaklarının, konvoyunun büyüklüğünden değil, vatandaşların hayat standartlarının ölçeğinden anlaşılır ve belli olur. Zira, seçim zaferleri sizi sadece başarılı bir genel başkan diye tarihe geçirebilir, yazabilir ama tarihin sayfalarında iyi bir Cumhurbaşkanı olarak yer almak ancak adaletten ekonomiye, eğitimden dış politikaya ülkemiz ve insanımız için doğru işler yapmakla, gerçekleştirmekle mümkün olur.
Değerli milletvekilleri, bir mekanizma, bir formül sizi iktidara getirebilir; aynı mekanizma ve aynı formül, sizi çeyrek asır iktidarda da tutabilir...
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Seçimle geldik, mekanizmayla gelmedik.
BİROL AYDIN (Devamla) - ...fakat şu şu üç soru kritiktir: Ne yapmış da iktidarda kalmış, ne yapmış da iktidarda kalabilmiş, iktidar olmuş ve yirmi üç yıl iktidarda kalmış ve ne yapmış?
NECMETTİN ERKAN (Kırşehir) - Yaptıkları çok.
BİROL AYDIN (Devamla) - Temel üç kritik soru budur. Evet, yirmi üç yılın doğrularını ve yanlışlarını bir terazide, yapılanları ve yapılmayanları bir terazide, yapılması gerekirken yapılmayanları, yapılmaması gerekirken yapılanları da bir diğer terazide tartalım ve maalesef her üç terazide de bize ölçünün kaçtığını, dengenin şaştığını göstermektedir.
NECMETTİN ERKAN (Kırşehir) - Nasıl oluyor?
BİROL AYDIN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, doğru nedir, yanlış nedir? Doğru nedir, yanlış nedir? İşte artık, siz değerli arkadaşlar, doğruya ve yanlışa Sayın Erdoğan'ın ağzından çıkacak cümlelere göre karar veriyorsunuz. Her konuda mihenk taşı Sayın Erdoğan olunca ve kendileri de pragmatik olarak sıkça dün siyah dediğine beyaz, bugün beyaz dediğine siyah deme becerisi gösterdiğinden dolayı doğruyla yanlış ayırt edilemez hâle geliyor. Siyasilerden bürokratlara, STK'lardan kanaat önderlerine Cumhurbaşkanına göre pozisyon alma tavrı herkese jimnastiği öğretti. Eskiden farklı konularda Peygamber'imizi, sahabelerimizi, tarihten büyüklerimizi, fikir adamlarını örnek alan koca bir camiada artık herkes Erdoğan gibi olmaya, onun gibi konuşmaya ve konuşmalarını onun beğeneceği şekilde ortaya koymaya gayret ediyor. İşte, burada konuşan her bir milletvekili arkadaşımız, beş dakika içerisinde, en az 1-2-3 defa Sayın Cumhurbaşkanının adını zikrediyor.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Size ne ya?
BİROL AYDIN (Devamla) - Bu referans durumu bir eziklik durumudur.
EMİNE YAVUZ GÖZGEÇ (Bursa) - Ne alaka ya?
BİROL AYDIN (Devamla) - Temel köklere, kök nedenlere işaret ediyorum. Böyle olunca, referans sadece Tayyip Bey olunca, başka değeriniz, Tayyip Bey'den sonrası için kuracak bir tek cümleniz de kalmıyor değerli arkadaşlar.
EMİNE YAVUZ GÖZGEÇ (Bursa) - Bu hizmetler onun liderliğinde yapılmıştır!
BİROL AYDIN (Devamla) - Bu açıdan, bu vesileyle sözlerimi şu ikazla bitiriyorum: O gün herkes yaptıklarının hesabını tek başına verecektir diyor; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)