GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:35
Tarih:17.12.2025

AK PARTİ GRUBU ADINA ABDULKADİR EMİN ÖNEN (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığımızın 2026 yılı bütçesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken Genel Kurulumuzu ve ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimizi saygı ve hürmetlerimle selamlıyorum.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşürken bu aziz makamın Türk milletine yaraşır şekilde Gazze krizindeki dik ve iradeli duruşundan, bin yıllık adalet geleneğimizin gereğini nasıl yerine getirdiğinden ve soykırım vahşetini durduran küresel iradeye nasıl öncülük ettiğinden bahsetmek istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın bu süreçteki liderliği siyaset ve diplomasinin şahsiyet, samimiyet ve sarsılmaz bir inançla icra edildiğinde küresel denklemi nasıl değiştirebileceğinin en parlak kanıtı olmuştur. Kökleri Selçuklu'ya, oradan Osmanlı'ya kadar uzanan bu kadim aklın bize miras bıraktığı en büyük felsefe gücün değil, vicdanın üstünlüğüdür. Bu medeniyetin dinler ve kültürler arasında inşa ettiği güven bugün dahi diplomasinin en güçlü referansıdır. Malumunuz, Kudüs'teki Kıyamet Kilisesi'nin anahtarlarının yüzyıllardır Müslüman bir Türk ailesinde bulunması Türk'ün adaletine ve tarafsızlığına duyulan güvenin en somut örneğidir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Devletimiz ve liderimiz Gazze'deki adımlarını işte bu bin yıllık güven ve denge üzerinden kurmuştur. Bu duruş bir tercih değil, tarihsel sorumluluğumuzun bir gereğidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın Gazze'deki vahşeti cesur ve isabetli bir şekilde soykırım olarak tespit etmesi, uluslararası diplomasinin seyrini kökten değiştiren stratejik bir hamle olmuştur. Bu güçlü tespit, krizi anlık siyasi çatışma düzleminden çıkarıp uluslararası hukuki sorumluluk ve evrensel ahlak zeminine taşımıştır. Liderimizin bu hamlesi siyasi yalnızlık riskine rağmen gerçeği söyleme cesaretini gösteren tek vicdan olarak öne çıkmış ve küresel söylemi hızla inşa etmiştir. Bu söylem, Uluslararası Adalet Divanı süreçlerinin ve küresel vicdan cephesinin zihinsel temelini atan üstün bir zekânın göstergesidir. Bu diplomatik zekâ lideri ile devletinin yüksek akla arasındaki kusursuz uyumunun eseridir ve kıymetli arkadaşlar, bu kurumsal zarafet sayesindedir ki Sayın Cumhurbaşkanımızın soykırım vahşetine "Dur!" diyen bu iradesinin tesisinde de kritik bir rol oynamıştır.

Bakın, bugün Türkiye'nin Gazze krizindeki diplomatik etkinliği münferit bir olay değildir. Bu başarı, devletimizin son yıllarda stratejik bir kararlılıkla inşa ettiği denge politikası ve ara buluculuk geleneğinin zirvesidir. Bunun yanı sıra, Türkiye Cumhurbaşkanlığı, Ukrayna-Rusya savaşında Avrupa'yı büyük bir krizden döndüren çok yönlü diplomatik hamleler sergilemiştir. Bu kritik süreçte gösterilen çabalar Türkiye'nin sözünün ağırlığını ispat etmiştir. Öte yandan, Suriye'deki milyonlarca masum insanın insanlık dramına karşı vicdani bir rol üstlenen Türkiye istikrarlı bir şekilde mazlum halkları savunmuş, dünya devletlerinin bölgedeki kaynak paylaşımlarının yarışına karşı çıkmış, insan merkezli bir diplomasi yürüterek ahlaki ve insani bir duruş sergilemiştir. Gazze'de sergilenen yüksek diplomatik zekâ işte bu tecrübeler üzerine inşa edilmiştir.

Cumhurbaşkanımızın yıllardır dile getirdiği "Dünya 5'ten büyüktür" doktrini Türkiye'nin bugün en önemli krizlerde sadece haklının yanında durmakla kalmayıp bu duruşunu kalıcı saygınlık ve jeopolitik güvenceye dönüştürmüş, bu sayede küresel sistemde güç kazanmıştır. Hülasa kıymetli arkadaşlar, bu makamın bu vizyonla yönetilmesi Türk milletinin onurunun ve geleceğinin en güçlü teminatıdır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Türkiye Cumhuriyeti sadece fiziki sınırlardan ibaret değildir, o bin yıllık adalet mirasımızın ve merhamet medeniyetimizin yaşayan kalbidir. Bu duygu ve düşüncelerle, bu tarihî diplomasiyi ve yeni dünya vizyonunu başarıyla yürüten Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a ve onunla birlikte çalışan tüm devlet birimlerimize en kalbî şükranlarımı sunuyorum. Yaptıklarınız, yapacaklarınız yüzyıllar boyu bu milletin hafızasından silinmeyecek; mazlum milletlerin duası bir ana duası gibi üzerinizden eksilmeyecektir. Filistin'in özgürlüğüne kavuşma mücadelesinin de bu aziz milletin evlatlarına nasip olmasını yüce Mevla'dan niyaz ediyorum.

Bu vesileyle, bütçemizin ülkemize, milletimize, devletimize hayırlı olmasını diliyor, yüce heyetinizi ve ekranları başında bizi izleyen aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)