| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 35 |
| Tarih: | 17.12.2025 |
CHP GRUBU ADINA MUSTAFA ERDEM (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız, Sayın Bakan; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı bütçeleri üzerine söz aldım. Yüce Meclisi ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle üç gün önce aramızdan ayrılan Şehzadeler Belediye Başkanımız Sayın Gülşah Durbay'a Allah'tan rahmet, ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum.
Değerli milletvekilleri, bugünkü görüşmelerin bir tarafında üreten işçiler, emekçiler, açlığa mahkûm edilen emekliler var; diğer tarafında itibardan tasarruf etmeyen, bin odalı saraylarında sefa sürenler var. 2026 bütçe teklifine göre toplam vergi gelirlerinin tam yüzde 75,3'ü dolaylı vergilerle sağlanacak, gelir vergisindeki artış hedefi yüzde 39,55 iken kurumlar vergisindeki artış hedefinin yalnızca 1,9 olması bu iktidarın patron dostu, emekli düşmanı politikalarının en somut kanıtıdır.
2026 yılında sosyal güvenlik sistemine yani emekliye, dul ve yetime aktarılması planlanan kaynaklardaki artış, faiz ödemelerindeki artışın onda 1'i kadar bile değildir. Diğer yandan iktidarın bütçe tercihinde en ağır darbe vurduğu kesim emeklilerdir. Emekliler geçinebilmek için kapı kapı iş arıyor, İŞKUR'a başvuran emekli sayısı 2025 yılında 26 bin kişiye ulaşmış, yetmedi açlığa mahkûm ettiğiniz emeklilerden prim gün borcu olanların maaşlarına da el uzatıyorsunuz ve çıkıyor SGK Başkanınız "Emekliler geç ölüyor, çok yaşıyor. Bu yüzden sistemimiz iflas etti." diye vicdanları kanatan bir açıklama yapıyor yani emeklileri yük görüyor. Emekliler bir yük değil sayın iktidar mensupları, esasen sizler emeklilerin alın terinin üstüne oturmuş bir yük hâline geldiniz. (CHP sıralarından alkışlar) Söylemekten yorulduk, yine söylüyoruz: En düşük emekli maaşı derhâl asgari ücret düzeyine çıkarılmalı, emeklilere bayramlarda bir maaş ikramiye verilmelidir.
Değerli milletvekilleri, Türkiye'de neredeyse 2 işçiden 1'i asgari ücretle çalışıyor ve bu gelirle yaşam mücadelesi veriyor. 2025 yılında asgari ücretlinin sadece on aylık kaybı 700 bin liraya yaklaşmış. Şimdi de işçisiz asgari ücret masası kuruyorsunuz; bu ayıp, size yeter de artar bile. Yine, iktidarın 2026 için asgari ücret planı 27-28 bin bandında, bunu kabul etmek mümkün değil. Asgari ücret en az 39 bin lira olmalıdır diyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) Ücret, hedeflenen enflasyon üzerinden değil gerçekleşen enflasyon üzerinden belirlenmeli; yılda en az 2 kez, enflasyon tek haneye düşene kadar da 4 kez güncellenmeli ve büyümeden pay verilmelidir.
Değerli milletvekilleri, bu bütçe, işsize, gence, kadına umut değil karamsarlık vadediyor. Yirmi üç yıllık AKP iktidarının sonunda bugün çalışma potansiyeli olan her 3 kişiden 1'i işsiz. Daha vahimi, genç işsizliği resmî rakamlarda dahi yüzde 15,6'dır. Genç kadın işsizliği ise yüzde 20,6 gibi kabul edilemez bir seviyededir. Ne acı ki sizin döneminizde "ev genci" diye bir kavram türedi. Bu bütçe, gençlere iş değil göç vadetmektedir.
Sayın Bakan, siz, emekçinin refahını koruyamadığınız gibi, maalesef, hayatını da koruyamıyorsunuz. Ülkeyi, Avrupa'nın iş cinayetleri şampiyonu yaptınız. Sadece yılın ilk on bir ayında 1.956 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiş. Bakanlığınız 2026 yılı için her 100 bin çalışan başına 6,5 ölümlü iş kazası hedefi koymuş ve bunu başarı olarak görüyor. Yazık!
Sayın Bakan, yarattığınız yoksulluk yüzünden aileler çocuklarını okula göndermek yerine, maalesef, işe göndermek zorunda kalıyor. Ne yazık ki 2025 yılında, bugüne kadar, 87 çocuk iş kazalarında hayatını kaybetmiş. Bu bir utançtır, utanç. Gerçi siz önerileri de dikkate almıyorsunuz ama iş sağlığı ve güvenliği için bütçe 2 kat artırılmalı, bağımsız ve etkin bir iş teftişi mekanizması kurulmalıdır. Kayıt dışı istihdamla mücadele, ulusal bir seferberlik ilan edilerek yürütülmelidir. (CHP sıralarından alkışlar)
Hazır kayıt dışıyla mücadele demişken 13 Aralık tarihinde gece yarısı yayınlanan 586 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'yle basit usulden işletme hesabına geçen mükelleflerin beyanlarının ilgili meslek odaları tarafından verilebileceğinin yolunu açtınız. Bu tebliğle siz kayıt dışıyla mücadelenin altına dinamit koydunuz, Türk vergi sistemine dinamit koydunuz. (CHP sıralarından alkışlar) Yetmedi, hani diyorsunuz ya "Mali müşavirler, mükellefler ile bizim aramızda köprü görevi görüyor." siz o köprüye dinamit koydunuz Sayın Bakan. Bu, hukuk ihlalidir, hak gasbıdır. Nasıl ki sağlık hizmetleri hekimlerin, adalet hizmetleri hâkimlerinse bu iş de mali müşavirlerin asli görevidir, yetkisiz kişi ve kurumlara devredilemez. Çıkardığınız tebliğ hukuka aykırıdır, derhâl geri çekilmelidir. (CHP sıralarından alkışlar) Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır? Allah'ınızı severseniz bırakın bu işi; yapamıyorsunuz, beceremiyorsunuz, yönetemiyorsunuz! (CHP sıralarından alkışlar) Sizin çıkardığınız bu tebliğ yüzünden meslektaşlar meslek odalarını, üst birliklerini suçluyorlar. Bu teklif geri çekilmez ise ben sokakta gezerim ama Cumhur İttifakı'ndan meslektaşlarım sokakta gezemez. Buradan bunları da uyarmak istiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Yine, işçi ve sendika hakları açısından dünya endeksine göre Türkiye 143 ülke içinde en kötü 8'inci sırada. Sayın Bakan, sosyal güvenlik sistemindeki mağduriyetleri görmezden geliyorsunuz; taşeron işçilerin, sözleşmelilerin, güvencesizlerin, kademeli emeklilik bekleyenlerin, kayıt dışı çalışanların, çıraklık ve staj mağdurlarının sayısı milyonlarca. Yıllık 2 milyona yakın kişi staj ve çıraklık sigortası bildirimi yapmakta. Bu 2 milyon stajyer ve çırağın sigortasını işveren öderse SGK yıllık 200 milyar prim geliri sağlayacak; böylelikle staj, çırak mağduriyeti bitecek, SGK de yıllık çok ciddi miktarda gelir kazanacak. Diğer yandan, 2008'de çıkarılan yasayla bir gecede tüm sosyal güvenlik haklarını kaybeden zorunlu BAĞ-KUR'luların tescil hakları verildiğinde geriye dönük ihya yapacakları için SGK'ye hiçbir maliyeti de olmayacak. Sayın Bakan, bir gün geç sigortayla işe başlayanların on dokuz yıl sonra emekli edilmesi hak gaspıdır, kademeli emeklilik haktır. (CHP sıralarından alkışlar)
Yine, küçük esnaf söz verdiğiniz prim gün sayısı şartının 7.200 güne indirilmesiyle ilgili sözünüzü tutmanızı bekliyor. Sayın Bakan, yine küçük esnaf kepenk kapatmak üzere, çok acil yapılandırma talepleri var, bugün bu müjdeyi sizden bekliyorlar.
Değerli milletvekilleri, zamanım kısa, bir de bu bütçeyle halkın fukaralığına karşılık saray ihtişamı artmakta. Cumhurbaşkanlığı sarayının 2026 bütçesi 21 milyar 286 milyon 534 bin lira. Bu, sanayiin bir günlük harcamasının 58 milyon lira olduğunu gösteriyor. Daha açık bir anlatımla, sarayın bir günlük harcaması 2.625 asgari ücrete, 3.450 emekli maaşına denk geliyor. Yani bir asgari ücretli iki yüz on sekiz yıl çalışırsa sarayın bir günlük harcamasını karşılayacak. (CHP sıralarından alkışlar) Daha başka bir deyimle, 3 asgari ücretli yetmiş üçer yıl çalışarak sarayın bir günlük harcamasını karşılayacak. Utanmıyorsunuz anladık, bari Allah'tan korkun! (CHP sıralarından alkışlar)
Bu bütçe; emekçinin, esnafın, çiftçinin, emeklinin bütçesi değil; bu bütçe faizin, sermayenin, sarayın bütçesidir. Bu bütçe de öğrenciye bir öğün, üniversiteliye yurt, işsize iş yok; faiz lobilerine 3 trilyon kaynak var. Bu bütçede iş cinayetlerine önlem yok, patronlara teşvik var. Bu bütçede CHP'li belediyelere SGK borcu nedeniyle haciz, AKP'li belediyelere ayrıcalık var. Bu bütçede yoksulluk var, sefalet var, açlık var, adaletsizlik var. Bu bütçe israf ve adaletsizliğin bütçesidir.
Bütçeye "hayır" oyu veriyor diyoruz, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)