GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:34
Tarih:16.12.2025

İYİ PARTİ GRUBU ADINA ADNAN ŞEFİK ÇİRKİN (Hatay) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlarım.

Öncelikle, Çevre Bakanlığının Hatay'daki icraatları konusunda birkaç cümle söylemek isterim. Doğrusunu söylemek gerekir ki Sayın Çevre Bakanına Hataylılar adına, Hataylı depremzedeler adına buradan teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Estağfurullah efendim...

Hatay'a gerçekten çok güzel hizmetlerde bulunmuş, depremde ağır yaralar almış olan Hatay'ın yaralarını sarmak adına neredeyse hafta sekiz, cuma dokuz Hatay'a gelmiştir. Çevre Bakanlığının deprem şehri olduğumuzdan dolayı diğer şeylerini takip etme imkânı bulamadık ancak Hatay'la ilgili bölümünde gerçekten hakkını vermek gerekir. Sayın Bakan Hatay'la ilgili bir kısım hassasiyetlerimizi de aktardıktan sonra Hatay'a daha farklı bakmaya başladı. Tabii, zaman zaman bu teşekkürlerimiz yanlış anlaşılıyor yani farklı değerlendirenler oluyor. Biz kendisi geldiğinde, toplantılarda kendisine teşekkür ediyoruz. Orada basın yok, orada kimse duymuyor ama fikrî namus gereği burada da teşekkürü bir vazife biliyoruz. (İYİ Parti sıralarından alkışlar) Şunu da ifade etmek isterim ki Sayın Bakanım: Birtakım eksikler mevcut. Yerinde dönüşüm konusunda benim zatıalinize ısrarım devam ediyor. Yani hiç olmazsa bir ay bir hak tanıyın çünkü yerinde dönüşüm Hatay'daki esnafımızı ayağa kaldıracak bir sistemdir, çok güzel bir sistemdir. Müracaatların gecikmesinde Bakanlığın bir kusuru yoktur, Bakanlık tanıyabildiği kadar süre tanımıştır ancak bizim milletimiz vergisini gidip son günde yatıran bir millettir, ihmal etmiştir. Birtakım da eksikliklerden dolayı, deprem bölgesi, kendini de toparlayamamıştır, başka dertleri vardır, müracaatını yapamamıştır. Ben Hataylılar adına, oradaki esnaf adına da en azından bu noktada bir defa daha bu süreyi bir ay uzatmanızı zatıalinizden rica ediyorum.

İkincisi, kura sistemi Hatay'daki demografik yapıyı bozuyor. Bu kura sistemini yeniden gözden geçirmenizi ve herkesin mahallesinde ikamet etmesini, aynı sokak olmayabilir, efendime söyleyeyim, aynı apartman olmayabilir ama herkesin mahallesinde ikamet etme imkânı bulabilmesi Hatay'ın hassasiyetleri açısından bizce çok önemlidir. Bunu da incelemenizi zatıalinizden rica ediyoruz. Bakanlığın her kadrosu, Bakan Yardımcıları, Bakanlığın genel müdürleri, sadece siz değil, hepiniz Hatay'a gereken hizmeti verdiniz, bundan dolayı da biz sizden razıyız.

Şimdi, Tarım Bakanlığına geçmek istiyorum. Maalesef Tarım Bakanlığı için aynı şeyi söyleyemiyorum. Tabii, Tarım Bakanının da -burada mı bilmiyorum, yok herhâlde- şu özelliğini de ifade etmek lazım: Şahsının değil, tüm cumhuriyet hükûmetlerinin en şanssız bakanları Tarım Bakanlarıdır. Zaman zaman çiftçisini seven Başbakanlar, Cumhurbaşkanları gelir, Tarım Bakanlığına ağırlık verir ancak çiftçi genelde mağdurdur. Çiftçinin en çok mağdur olduğu dönem de bu dönemdir. Tarım Bakanlığından şikâyet edeceğimiz konular maalesef Tarım Bakanının uhdesinde değildir. Yani Ziraat Bankası faizinden biraz sonra şikâyet edeceğiz, Ziraat Bankası Tarım Bakanlığına bağlı değil. Elektrik fiyatlarından şikâyet edeceğiz, elektrik Enerji Bakanlığına bağlıdır, Tarım Bakanlığına bağlı değildir. Başka birçok şeyden, hangi alandan şikâyet etsek yüzde 80'i Tarım Bakanlığına bağlı değildir ama biz ne yapıyoruz? Hesabı Tarım Bakanına soruyoruz çünkü biz doğruyuz çünkü atanan tüm tarım bakanlarını -kendim de bir çiftçi olarak- sahibimiz olarak sesimiz olarak görüyoruz. Dolayısıyla tarım bakanlarının bilhassa bu dönemde çiftçi için gereken kavgayı vermediğini ifade etmek zorundayız. Çiftçinin bir kere başta yasal hakkı olan Türkiye bütçesinden alacağı yüzde 1 düşe, düşe, düşe 0,21'e düştü. Sayın milletvekilleri, özellikle iktidar milletvekillerine sesleniyorum çünkü bunun hesabını siz veriyorsunuz, oraya gittiğinizde vatandaş bunun hesabını size soruyor. Bugün Ziraat Bankası faizleri kulüpçü faizini geçmiş, özellikle ötelemelerde son derece enteresan, uçuk rakamlarla çiftçinin borcunu öteliyor. Kredi verirken kırk şeye bakıyor yaşı dâhil. Kredi faizi yüzde 21 sübvansiyonlu ama onu da tam olarak kullandırmıyor, yüzde en azından yarısını 45-46'dan kullandırıyor. Böyle bir dönem sayın milletvekilleri yani insanda biraz Allah korkusu olması lazım. Şimdi, örneğin Amik Ovası'nda patates ve mısır ekimini yasaklıyor. Niye yasaklıyor? Su tasarrufu için. Ya, çiftçi patatese tarlasını verecek, 7-8 milyar para alacak, bir nefes alacak. Ayrıca, patatesin sulama dönemi suyun en bol olduğu dönem. Şikâyet ettiğimizde ne diyor? "Cumhurbaşkanlığı kararnamesi." Cumhurbaşkanı benim ekeceğime ne karışır, ayrıca ne bilir? (İYİ Parti sıralarından alkışlar) Götürüp önüne bu kararnameyi koyuyorsunuz, o da imzalıyor. Aynı zamanda dört yıl narenciye çökmüş. Şimdi, çiftçinin durumu zaten sıkıntıdaydı ama kuraklık ve don, ayıbı piyasaya çıkardı. Bu ara don konusunda da, bir konuda Tarım Bakanlığının hakkını vermek isterim. TARSİM bugüne kadar dondan zarar gören çiftçinin parasını, zararını hemen hemen ya bitirdi, ya bitirecek, bunu ödedi. Bundan dolayı da Tarım Bakanlığına bir defa olsun teşekkürü de bir görev olarak görüyorum.

Şimdi, narenciye çiftçisi, bu durumda, pamuk, buğday çiftçisi bu durumda. Ne yapılıyor sayın milletvekilleri? Pamuk toplanacağı zaman pamuk ithal ediliyor. Niçin? Tekstilci rahat etsin diye. Doğru, tekstilci batıyor. Mısır biçileceği zaman mısır ithal ediliyor. Niçin? Hayvancılar pahalı yem kullanmasın diye. Pahalı yemden hayvancı batıyor. Yani yaptığınız işlerde bir gariplik aramıyor musunuz, yok mu? Örneğin, buğday biçiminde buğday ithal ediliyor. Niçin? Ekmek fiyatları çok yüksek olmasın diye. Ekmek fiyatları 15 liradan 20 liraya doğru gidiyor. Yani aldığınız bu tedbirler ne çiftçiye yarıyor ne de tedbir aldığınız ve söyleyeyim rahat ettirmek istediğiniz kesimlere yarıyor. Yani bunu yeni baştan düzenlemek artık şart oldu. Sayın Tarım Bakanından beklentimiz, Ziraat Bankası borçlarının bir an evvel faizsiz ertelenmesi. Çiftçiye, bilhassa deprem bölgesinde siz Hatay'a Türkiye'ye yaptığınız muameleyi yapamazsınız. Tüm depremin yüzde 50'sini yaşamış bir şehir, bir il. Özellikle deprem bölgesinde yeni kredi açılmalı ve bilhassa sulama kredileri on yıllık vadeye yayılmalı damlama ve yağmurlama gibi.

Bu noktada kıymetli çiftçimize de elbette ki bir iki çift lafımız olacak: Değerli çiftçimiz Hükûmetten şikâyet ediyor, biz de onun meselelerini burada dile getiriyoruz fakat her seçimde götürüp oyunu AK PARTİ'ye veriyor. Bunun da bir son bulması gerekiyor. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)

Teşekkür ederim, saygılar sunuyorum.