| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 34 |
| Tarih: | 16.12.2025 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA HASAN TOKTAŞ (Bursa) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; öncelikle heyeti saygıyla selamlıyorum. Her iki Bakanlık ve Bakanlık bürokratlarına da saygı sunuyorum.
Çevre Bakanımıza öncelikle seslenmek istiyorum: Bursa Nilüfer Çayı -her fırsatta gündeme getirmeye gayret ediyorum- âdeta bir kimyasal atık deposuna dönüşmüştür maalesef. 103 kilometre uzunluğundadır. Türkiye'nin önemli su depolarından biri olan Uludağ'dan beslenmekte, Uludağ'dan çıkmakta ve Sayın Bakanım, Uludağ'dan Nilüfer Çayı Bursa'ya ilk Odunluk köyünde ulaştığında, emin olun, Nilüfer Çayı'ndan şöyle bir bardak suyu alıp içebilirsiniz fakat aynı Nilüfer Çayı Bursa Ovası'nda şöyle bir 10 kilometrelik yay çizip ilerledikten sonra OSB'lerle tanışmaktadır ve oradan itibaren Bursa Nilüfer Çayı âdeta bir kimyasal atık deposuna dönmektedir. Bu konuyla ilgili -bizim Selçuk Türkoğlu il başkanımızdı- 7'nci ayın 16'sı 2021 yılında Nilüfer Çayı'nda biz bir etkinlik düzenlemişiz, konuyu gündeme getirmişiz. Nilüfer Çayı bu 10 kilometrenin ardından kalan 90 kilometrelik kısmı -sayın vekillerimiz müsaade ederse- Sayın Bakanım şu şekilde akmaktadır, Sayın Bakanım, simsiyah akmaktadır. (İYİ Parti sıralarından alkışlar) Bu konuda bu yılın başında olumlu bir gelişme yaşandı. Bursa Valiliği koordinasyonunda Bursa Büyükşehir Belediyesi, BUSKİ Genel Müdürlüğü ve Çevre, Şehircilik il müdürlüğünün oluşturduğu bunun sebeplerini araştırmak ve çözüm üretmek için bir komisyon kuruldu ama maalesef bu komisyon yaklaşık yıl dolmuş olmasına rağmen Nilüfer Çayı yine aynı şekilde akmaktadır.
Diğer bir konu ise geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanını televizyonda dinledim, belediyelerle alakalı olmak üzere iktidar, muhalefet ayırmaksızın belediyelere eşit ve dengeli yardımlar yapıldığından söz etti Sayın Cumhurbaşkanı. Ben, Sayın Bakanım, Afyon'dan bir örnek vermek istiyorum: Afyon'da 60 tane belediye var, bu 60 belediyenin 33 tanesi AK PARTİ, 17 tanesi Milliyetçi Hareket Partisi. Bu 50 belediyenin tamamına nakdi olarak ya da araç gereç olarak ciddi anlamda yardımlar yapılmış. Bizim 2 tane belediyemiz var; biri Afyon Çay Belediyesi, diğeri Dereçine Belediyesi. Çay Belediyesine çok cüzi bir yardım yapıldığını biliyoruz, âdeta devede kulak ama bu 2 belediyeye maalesef Bakanlık eliyle ya da İller Bankası eliyle yardım yapılmıyor. Sonuçta bu bütçeyi, bu milletin bütçesini burada oylayacağız. Bu bütçeye biz nasıl "evet" oyu kullanalım? Belediyeleri birbirinden ayırıyor ise partilere göre ayırıyor ise nasıl "evet" oyu kullanalım Sayın Bakan? Bu konuda sizleri daha adil olmaya, Çay ve Dereçine Belediyelerine yardım etmeye davet ediyoruz. Bunların üvey evlat olmadığını da lütfen gösterin Sayın Bakan.
Diğer bir konu ise... Çevresel ölçüm ve analizlerin daha doğru ve tarafsız şekilde yapılabilmesi için MELBES yani Merkezi Laboratuvar Belirleme Sistemi kurulmuş olup bu sistem üzerinden analizler yapılıyor. Ama bir talebimiz var. Ki bu sistem üzerinden bu analizlerin yapılıyor olması da daha şeffaf ve daha objektif sonuçlar üretiyor çünkü sonuçta bu kurumlar müşterilerine mahkûm kalmaksızın sistem üzerinden işlerini alabiliyorlar. Fakat bu konuda ÇED analizlerinde yani çevre etki değerleme analizlerinde ve ölçümlerinde maalesef bu, MELBES sistemi kullanılmıyor. Ülke gündemine de oturan bu ÇED konularında MELBES üzerinden... ÇED içerikli, ÇED kapsamında olan analiz ve ölçümlerin de MELBES üzerinden olması daha şeffaf ve objektif sonuçlar üretecektir. Bunun böylesinin daha doğru olacağına inanmaktayız Sayın Bakanım.
Yine bir konuya dikkatlerinizi çekmek istiyorum: Trabzon Milletvekilimiz Sayın Yavuz Aydın'la beraber gittik, yerinde de inceleme yapma imkânı buldum; Trabzon ili Araklı ilçesinde Taşönü köyünde -Taşönü Mahallesi olarak büyükşehir olduğu için şimdi geçiyor ama- katı atık bertaraf tesisi var Sayın Bakanım. Bunu bizzat gidip, Çevre Komisyonu Üyesi olarak da İl Başkanımız, İlçe Başkanımız ve Trabzon Milletvekilimizle yerinde inceledim. Yani size de gitmemizi tavsiye ederim Sayın Bakanım. Burası gerçekten vahşi depolamanın yapıldığı âdeta bir rezalet; hemen dibinde köy var, evler var ve vatandaşlarımız emin olun, kokudan duramıyorlar. Fazla çöp döküldüğü için, vahşi depolama şeklinde... Evet, bir fabrika var, işleme yapılıyor ama sahaya baktığınız zaman, vahşi depolama metodunun uygulandığını görüyorsunuz. Buradan bütün o çöpün suyu Yanbolu Deresi'ne akıyor, balık ölümleri gerçekleşiyor ve burada, özellikle martıların çöpleri alarak, evlerin üstüne, fındık bahçelerine... Emin olun, her yer poşet, çöp, çocuk bezi, kemik. Ya, inanamazsınız, büyük bir rezalet yaşanıyor orada Sayın Bakanım. Büyükşehir Belediyesi ısrarla bu konuda çözümler üretmek için... Mesela, bu yıl sonuna kadar söz verdiler ama bu sözler de tutulmadı, rezalet yaşanıyor; muhakkak bu konuda ciddi bir tedbir alınmalı. Ve orada çalışan 170'i aşkın işçi seksen gündür maaşlarını alamıyorlar. Dolayısıyla, İlçe Başkanımız da konuyla ilgili basın açıklamaları yaptı, gündeme taşıdı. Bu, bütün Trabzon'un çöplüğü hâline dönüşmüş olan Taşönü çöplüğü konusunda sizleri daha duyarlı olmaya davet ediyorum Sayın Bakanım.
Tarım Bakanımıza bir konuda bir hatırlatma yapmak istiyorum: Sayın Bakanım, 7'nci ayın 17'si, tam beş ay olmuş; beş ay önce bir soru önergesi vermişim Bursa İznik Gölü'yle alakalı olmak üzere, tam beş aydır bu konuda bir cevap verilmemiş. Büyük oranda Sayın Grup Başkanvekilimiz de ısrarla gündeme getirir; maalesef, bu sorulara cevap verilmiyor. Bursa ilimizde yer alan İznik Gölü çevresinde Devlet Su İşleri tarafından 1984 ve 1985 yıllarında yapılmış olan açık sulama sistemi kapsamında 83,30 kot seviyesine yerleştirilen pompalar kırk yıldır bakımsız vaziyette ve bu konuda, özellikle 2016 yılından bu yana İznik Gölü'nde yaşanan su seviyesi düşüklüğü... Ki İznik Gölü Türkiye'nin büyük göllerindendir, 394 kilometrekare yüz ölçümüne sahiptir. Yani İznik Gölü'nde kot seviyesi 1 metre düştüğü zaman 394 milyon metreküp su kaybına uğruyoruz. 394 milyon metreküp su kaybı ne demek biliyor musunuz? Bursa gibi 3 milyon 300 bin nüfuslu bir şehrin tam üç yıllık net su ihtiyacıdır 1 metre kot düştüğü zaman ve bu İznik Gölü'nde su seviyesinin düşme sebebi ne biliyor musunuz?
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Cargill.
HASAN TOKTAŞ (Devamla) - Gemlik Azot Sanayi ve Cargill'in buradan su çekmesi önemli sebeplerdendir. Bu sebeple, orada çiftçilerimiz tarımsal sulamada suyu yeterince kullanamıyorlar, seviyeye düştüğü için pompalar daha çok çalışmak... Ve çiftçilerimiz civar ilçelere göre 3-4 kat daha pahalıya suyu tüketmek zorunda kalıyorlar. Bu zor şartlarda çiftçimizin hâline baktığımızda bu durumun kabul edilebilir olmadığını düşünüyoruz. Bu konuda, Devlet Su İşleri tarafından İznik Gölü'nü besleyecek olan, İnegöl tarafından gelen Kocasu gibi çeşitli derelerden buraya su aktarımı da dâhil olmak üzere, İznik Gölü'nün ivedilikle dikkate alınması ve bu konuda özellikle susuzlukla karşı karşıya kalmış olduğumuz bir dönemde, İznik gölünün mutlaka beslenmesi gerekmekte.
Yine, Çevre Bakanlığına Trabzon Araklı'da, Erikli Yaylası'nda... Ki yine Yavuz Aydın'la gitmiştik "Oradaki yapıyı görünce âdeta insanın otlayası geliyor." dedi yani o derece güzel bir yaylada altın madeni var ve Trabzon Erikli'deki altın madeninde İliç'te yaşananın çok daha büyüğü yaşanabilir. Dolayısıyla, Erikli'de altın madenine asla müsaade edilmemelidir. Bölge, Türkiye'nin en çok yağış alan, heyelan riski en yüksek olan bölgesidir. Bu yönüyle, orada, o topraktan altına çıkarmamak gerekiyor diyor, heyeti saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)