| Konu: | 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 8'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 34 |
| Tarih: | 16.12.2025 |
CHP GRUBU ADINA BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım, bizleri ekranları başında izleyen kıymetli vatandaşlarımız; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, iki gün önce kaybettiğimiz Manisa Şehzadeler Belediye Başkanımız, değerli kardeşimiz, yol arkadaşımız sevgili Gülşah Durbay'a Allah'tan rahmet; ailesi, çok sevdiği ve bütün hayali onlara hizmet olan hemşehrilerine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum.
27'nci Dönemde Balıkçılık Komisyonu kurmuştuk ve 28'inci Dönemde bu komisyonu devam ettirdik ve sonucunda 408 sayfalık bir rapor oluşturduk. Burada emeği geçen bütün milletvekili arkadaşlarımıza, Bakanlığımıza ve balıkçılarımıza bir sefer daha teşekkür etmek istiyorum. Balıkçılarımızın ve su ürünleri sektörümüzün sorunlarının çözülmesi, balıkçılık bakanlığı kurulması için büyük bir özveriyle hazırladık aslında. Şimdi şunu söyleyeyim: Şahsım adına da balıkçılarımızın sorunlarıyla ilgili yapmış olduğum çalışma bu komisyon çalışmalarıyla sınırlı değil tabii ki. TBMM çatısı altında göreve başladığım ilk günden beri sorunların ciddiye alınması ve sektörün ilerlemesi için mücadele etmekteyiz. Bunun için de daha önce Hopa'dan Samandağ'a kadar bir rapor hazırlamıştık. Şimdi de ben bütün balıkçı hemşehrilerimize söz veriyorum: Önümüzdeki günlerde de Samandağ'dan Hopa'ya kadar bu sektörün sorunlarını dile getirmek için tekrar çalışmaya başlayacağız. (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, kısaca şunu da söyleyeyim: Bazı sorunlarımız var, raporda var, kendi raporumuzda var; kısaca bir üstünden geçmek istiyorum: En büyük sorunumuz, deniz kirliliğinin balıkçılık faaliyetlerine olumsuz etkisi ve sektörle ilgili kirlilikle ciddi mücadele edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Balıkçı gemisini avcılıktan çıkarmayı düşünen balıkçılara yapılacak destek miktarının artırılması gerekmektedir. Kanal İstanbul Projesi sektöre bir darbe, Türkiye'nin önündeki kara bela gibi beklemektedir. Kıyı yapılarının, balıkçı barınaklarının ve lojistik merkezlerinin yetersizliği, özellikle balıkçı barınaklarının imar planı başta olmak üzere alt ve üst yapılarında eksiklikler ve güvenlik sorunları bulunmaktadır. Balıkçıların kullanacağı sosyal alanlar ile avlanan ürünlerin muhafaza edileceği alanlar eksiktir. Dalyanların özelleştirilmesinde ve bunun yönetilmesinde ciddi sorunlar vardır. İl, ilçe tarım müdürlükleri biriminde yetersiz sayıda, sınırlı eleman bulunmaktadır; bence biraz daha fazla olması gerekir.
Denize kıyısı olan komşu ülkelerimizle ciddi istişareler yapılması ve özellikle Karadeniz'deki ekonomik iş birliğinin bu alanda genişletilmesi gerekmektedir. Balıkçı teknelerinde görev yapan reis ve tayfaların sosyal güvenlik sorunu ciddi bir hâl almıştır. Denizi ve iç kıyı suları etkisine alan fabrika ve sanayi yapılarının deşarj, arıtma ve soğutma sistemlerinin kontrol edilmesi kesinlikle gerekmektedir.
Türkiye'de hayvancılık ve balıkçılığın geliştirilmesi amacıyla kurulan Et ve Balık Kurumu 2013 yılında Et ve Süt Kurumuna dönüşmüştür. Geçen Komisyonda da dinledik, inşallah sonucu iyi olur ama Sayın Bakanım, bir Et ve Süt Kurumunun yanında acilen bir de balık kurumu kurulması ve özellikle sektördeki 3-5 büyük temsilcinin değil balık kurumunun fiyat politikasını belirlemesi ve üreticiye destek olması gerekmektedir. Yetiştiriciliği yapılan alanların belirlenmesine yönelik yöntem ve altyapı çalışmalarında ciddi bir çalışma gerekiyor. Tesis kurma süreçlerinde bürokratik işlemlerin uzun sürmesi sektörü ciddi etkilemektedir. Özellikle şunu da söyleyeyim: Sahada gezerken sahadaki bütün sektör temsilcilerinin bir bakanlık kurulması gerektiğini, balıkçılık ve su ürünleri bakanlığının kurulması gerektiğini söylemektedir. (CHP sıralarından alkışlar) Tabii, bunu biz de kürsüden çok sefer söyledik, "Eğer kurarsanız gelir kürsüden teşekkür etmeyi biliriz." dedik ama görüyorum ki kurulmayacak ama Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün müstakil bir Genel Müdürlük hâline dönüştürülmesi -özellikle Orman Genel Müdürlüğü gibi, Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü gibi- dönüştürülmesi ve kadroların tüm Türkiye'ye yayılması gerekmektedir çünkü sektör kurumları gezmekten, birbiriyle çatışan kurumlardan yoruldu. Özellikle ithalat ve ihracat yapanların Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından değil su ürünleriyle yapılan ithalat ve ihracatın Su Ürünleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılmasını istemektedirler.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)