| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 34 |
| Tarih: | 16.12.2025 |
CHP GRUBU ADINA AYKUT KAYA (Antalya) - Şehzadeler Belediye Başkanımız Sayın Gülşah Durbay'a Yüce Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun.
Bugün Antalya'mız içme suyunun yaklaşık yüzde 98'ini 1.208 adet sondaj kuyusundan sağlamaktadır. ASAT bu sondajlardan çekilen su için ayda yaklaşık 200 milyon lira elektrik parası ödemektedir. Büyüyen Antalya'yı sondajlarla ayakta tutmak sürdürülebilir değildir çünkü yer altı su havzalarımız hızla tükenmektedir. Antalya'nın su krizini açmasının iki yolu vardır: Manavgat Oymapınar Barajı ve Karacaören Barajı. Oymapınar Barajı dünyanın en kaliteli su kaynaklarından Dumanlı su kaynağından beslenmektedir. Bu su, Oymapınar Barajı'nın üst kotundan doğal cazibeyle alındığında Antalya merkezi ile Alanya arasındaki su ihtiyacını uzun yıllar tek başına karşılayabilecek durumdadır. Suyun üst kottan alınması ve bu işlem sırasında barajı işleten firmaya herhangi bir bedel ödenmemesi konusunda, Sayın Bakanım, Antalya'mız adına sizin desteğinizi bekliyoruz. Bu yöntemle enerji maliyetlerinde ciddi bir tasarruf sağlanacak ve bu tasarruf Antalya'mız için yatırım olarak değerlendirilecektir. Karacaören Barajı için 2011'de içme suyu protokolü yapılmış, 43 kilometrelik isale hattının yalnızca 11 kilometresi tamamlanmış. Baraj gölü sanayii ve arıtma atıklarıyla kirlenmekte, 2017'de alınan havzanın korunmasına dair karar da uygulanmamaktadır. İçme suyu için isale hattının tamamlanması ve havzanın korunması zorunludur. (CHP sıralarından alkışlar)
Çiftçimiz çok zor bir yıl yaşıyor. Bazı ürünlerin fiyatlarında toparlanma olsa da bu artışlar aylarca edilen zararın ancak bir kısmını karşılıyor. Tarım sektöründe bugün ciddi bir nakit sıkışıklığı var. Tarımın tüm paydaşları vadeli çalışıyor. Yüksek faizler ve vade farkları sektörün belini büküyor. Bu nedenle birçok firma batma noktasına gelmiş durumda. Tarım sektörü için düşük faizli ve uzun vadeli finansman acilen devreye alınmalıdır. Jandarmamızdan bir emniyetimizden rica ediyorum: Hale ürün götüren trafik kurallarına uyan çiftçilerimize bu dönemde yük belgeleri üzerinden ceza uygulamayın. Çiftçimiz borç harç içerisinde, bırakın bu belgeleri, temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayacak durumdalar. Çiftçimizin BAĞ-KUR borçları faizsiz şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Karı-koca çalışan ailelerde kadın çiftçinin BAĞ-KUR primlerinin yarısının devlet tarafından karşılanması tarım sektöründe kalmaları için motive edecektir.
Emeklilik yaşı gelmiş ancak prim borcu olduğu için emekli olamayan çiftçilerimiz de primleri devlet tarafından ödenip maaşından kesilerek emekli edilmelidir. Bugün para kazanamadığı için çiftçi çocukları başka işlerde çalışmaya başlamıştır. Bu gidiş böyle devam ederse ileride Türk çiftçisi kalmayacak, tarım göçmenlerin eline geçecektir. Üreticimizin ürettiği ürüne pazar bulun ki insanlar para kazanacağını görsün ve bu işte kalmaya devam etsin.
2016 yılında 550 milyon dolara, bugünün parasıyla yaklaşık 2 milyar dolara mal olan Antalya EXPO alanı yıllardır atıl durumda; Antalya'nın 2 milyar doları toprağa gömülmüş durumda; bu alan doğru bir planlamayla Türkiye'nin teknoloji ve bilişim üssü hâline getirilebilir. Zaten tarım ve turizmde öncü olan Antalya'mız artık teknoloji alanında da güçlü bir atılıma ihtiyaç duymaktadır; örneğin, Antalya tarımsal üretim yaparken, milyonlarca turisti ağırlarken tarım ve turizmin tüm dijital ve teknolojik altyapısını kendi içinden sağlayabilir. Böylece, üretiminden satışına, satış sonrası ne kadar ortaya çıkan tüm katma değer ülkemizde kalır. Bir an önce Sayın Valimizin koordinasyonunda Bakanlık temsilcileri, Büyükşehir Belediyemiz, meslek odaları ve STK'ler bir araya gelerek bu alanın Antalya'nın kalkınmasına ve gelişimine katkı sağlayacak şekilde nasıl değerlendirilmesi gerektiğine karar vermelidir. EXPO'nun atıl kaldığı her gün Antalya'mız kaybetmektedir.
Manavgat ilçemizin dünyaca tanınan Titreyengöl'ü bugün bakımsız ve düzensizdir. Bu, oradaki ekolojik sisteme de zarar vermektedir. Titreyengöl'ün çevresinde Hazine, Turizm Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığına ait alanların bulunması ise ciddi bir yetki karmaşasına yol açmaktadır. Bu nedenle yetki karmaşası bir an önce giderilmeli, gölde ıslah ve temizlik çalışmaları ve çevre düzenlemesi yapılmalı ve aydınlatma eksiklikleri tamamlanmalıdır. Titreyengöl'ün vatandaşlarımız ve turistler için yeniden bir cazibe alanına dönüştürülmesi Manavgat'ımızın sosyal yaşamı ve turizmi açısından büyük önem taşımaktadır. Yine, Manavgat Sorgun Çamlığı Manavgat'ımızın en önemli doğal hazinelerinden biridir ancak bugün bu alan kimin girip çıktığı belli olmayan, düzensiz ve vatandaşlarımızın yeterince faydalanamadığı bir alandır. Oysa Sorgun Çamlığı doğal yapısı korunarak, giriş çıkışları kontrol altında olan, güvenlik kameralarıyla izlenen, aydınlatması ve yangın altyapısı sağlanmış, halkın güvenle kullanacağı bir alan hâline getirilebilir. Sorgun Çamlığı'nın turizmde dünya markası olan Manavgat'ımıza yakışır bir şekilde Belgrad Ormanı örneğinde olduğu gibi örnek bir doğal alan hâline getirilmesi Manavgat'ımız için büyük önem taşımaktadır. Sayın Bakanım, Titreyengöl ve Manavgat Sorgun Çamlığı'yla ilgili Tarım ve Orman Bakanlığından gerekli destekleri talep ediyoruz.
Genel Kurulumuzu saygıyla selamlıyorum, sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)