GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 7'nci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:33
Tarih:15.12.2025

DEM PARTİ GRUBU ADINA HÜSEYİN OLAN (Bitlis) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, ekranları başında bizleri izleyen değerli halklarımız; bu bütçe, varlık değil yokluk bütçesidir. Bu bütçede halk yok, kadınlar yok, adalet yok, çocuk yok, işçiler yok, engelli yurttaşlar yok, emekliler yok, tarım ve hayvancılık yok, öğrenciler yok, ekoloji ve doğa yok. Kısacası, bu bütçe, ezilen, ötekileştirilen, yok sayılan çoğunluğun değil bir avuç ayrıcalıklı sermaye sahibi olan azınlığın bütçesidir.

Halkın içinde bulunduğu bu derin yoksulluğun en önemli sorumlularından biri de bugün görüştüğümüz bütçede TÜİK'in hazırlamış olduğu gerçek dışı verilerdir. TÜİK'in yaptığı araştırmalara göre, Türkiye'de 17 milyon 821 yurttaş en temel gereksinimlerini, ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyor. Bu araştırmayı TÜİK yaptığına göre sizler bunu 2'yle çarpın. Doğal olarak, Türkiye nüfusunun üçte 1'i temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumdadır. Bu derin yoksulluktan kaynaklı umutsuzluğa kapılan gençlerimiz her gün intihar etmektedirler. Bunun vebali sizin boynunuzdadır Sayın Bakan, bu manzaranın sorumlusu sizlersiniz.

Gerek enflasyon rakamlarını düşüren gerek yoksulluğu açlığı örtbas eden, matematiğin dört işlemine takla attıran TÜİK, bugün bu Meclisten kendi bütçesi için yüzde 32 artış talep ediyor. Orta vadeli programda 2026 yılının enflasyon hedefi yüzde 16 olarak hesaplanmıştı ancak geçen zaman içinde bu hedefi tutturamayacağını anlayan orta vadeli programın sahipleri bunu yüzde 21'e çıkardılar. Madem hedef yüzde 21, neden TÜİK bugün sadece kendi bütçesi için yüzde 32 artış istiyor? Oysa baktığımızda, 2025'te TÜİK'in bütçesi 5 milyar 126 milyon, 2026 yılı için de istediği 6 milyar 761 milyon. Asgari ücretliye, emekliye, çalışana, memura vermeye gelince TÜİK kendi verilerini dayatıyor ama söz konusu kendi bütçesi olunca ENAG'ın verilerinden faydalanıyor.

TÜİK, geçenlerde gıda enflasyon rakamlarında binde 69'luk bir düşüş olduğunu kamuoyuna zafer kazanmış bir komutan edasıyla açıkladı ancak gerçekler balçıkla sıvanmıyor. Buyurun, bu tabloya bakın. Bu tablo, Avrupa'da gıda enflasyonunda Türkiye'nin durumunu gözler önüne seriyor, Türkiye açık ara farkla öndedir. Buradan TÜİK'e çağrı yapıyorum: Eğer verilerinize güveniyorsanız -bilmiyorum, TÜİK Başkanı burada mı- hissedilen enflasyonu açıklayın. Bir defa TÜİK bunu açıkladı ancak ENAG verileriyle örtüşünce hemen sitesinden kaldırdı.

2022 yılından beri TÜİK madde sepeti ortalama fiyat listesini açıklamayı bıraktı. Sepet içeriğini kamu yararına açıklamadığınızı söylüyorsunuz ama asıl korkunuz, asıl derdiniz koltuğunuzdur. Buna rağmen mahkeme bu listenin açıklanmasına karar verdi ve siz hâlen açıklamıyorsunuz. Burada suç işliyorsunuz. Meclis kürsüsünde savcılara sesleniyorum: Bu işlenen suça karşı derhâl TÜİK yetkilileri hakkında soruşturma başlatmalısınız.

Yine, bugün, ayın 15'i; milyonlarca çalışan, emekli 2025 yılının son maaşını aldılar. Eminim, bu dakikaya kadar ceplerinde birçoğunun 1 kuruş dahi kalmamıştır. TÜİK'in hazırladığı gerçek dışı enflasyon verileri yüzünden 2025 yılı başında büyük bir haksızlığa ve zulme uğrayan memur ve emeklinin cebine ayrıca her ay yüzde 2 eksik maaş yattı. Sizin bu yaptığınız -hukuk işliyorsa- hukuken suçtur Sayın Bakan, inancınız varsa dinen haramdır Sayın Bakan, vicdan sahibiyseniz bu da ahlaksızlıktır diyerek konuşmamı sonlandırıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)