| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 33 |
| Tarih: | 15.12.2025 |
YENİ YOL GRUBU ADINA SADULLAH KISACIK (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bugün, devlet bütçesinin kalbini yani Hazine ve Maliye Bakanlığının bütçesini görüşüyoruz. Bütçenin en önemli işlevi, ülke kaynaklarını doğru ve aynı zamanda ihtiyaç duyulan alanlara tahsis etmektir, ülkenin kalkınmasını sağlamak, yoksulluğun giderilmesini sağlamaktır. Ama yıllardır, bizim bütçemize bakıyoruz, biz hep faiz bütçesi hazırlıyoruz yani faize hizmet eden, faize harcanan bir bütçe hazırlıyoruz. 2026 toplam bütçemiz 18 trilyon 928 milyar, 2026 yılında faiz giderimiz ise 2 trilyon 742 milyar yani bütçemizin yüzde 14,5'i maalesef faize gidiyor. 2 trilyon 742 milyar deyince dile kolay geliyor ama 2 trilyon 742 milyar ne demek? Cumhurbaşkanlığı bütçemizin 128 katı demek, Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçesinin 100 katı demek, Dışişleri Bakanlığının 58 katı demek, Ticaret Bakanlığı bütçesinin 35 katı demek, İçişleri Bakanlığı bütçesinin 22 katı demek; biz bunların tamamını faize veriyoruz. 2026 yılında çiftçimize 168 milyar destek veriyoruz toplamda, bunun tam 16,5 katını faize veriyoruz, rakamlara bakar mısınız, 16,5 katını.
Bakın, peki kime veriyoruz? Yurt içi yatırımcılara versek yine iyi; faiz, vatandaşlarımıza gidiyor diyeceğim. Maalesef bu faizler emperyalist ülkelerin uluslararası yatırım fonlarına gidiyor. Artık emperyalist ülkeler diğer ülkeleri işgal edip sömürmüyorlar, yatırım fonları kuruyorlar; gidiyorlar, orada faize para veriyorlar; kendi ülkelerinde on yılda, belki yüz yılda alamayacağı faizi geliyorlar, burada bizim ülkemizde bir yılda alıyorlar. Hatta size şunu söyleyeyim: Japonyalı ev hanımları bile işi öğrenmişler; Japonyalı ev hanımları aralarında gün yapıyorlar, günde toplanan paraları Türkiye'deki tahvil içeren fonlara yatırıyorlar ve bu şekilde buradan bir rant elde ediyorlar. Japonya'da faiz kaç? Yüzde 0,5. Türkiye'de kaçtı geçen yıl? Yüzde 50. Ne demek? Japonya'daki bir ev hanımı kendi ülkesinde yüz yılda alamadığı faizi geliyor bizim ülkemizde bir yılda alıyor. Ya, böyle bir şey var mı ya? Böyle güzel, böyle tatlı bir para var mı? Ne yapıyorlar? Günde para toplayıp Türkiye'den fon alıyorlar. Zaten fonun faizi, diğer ödemeleri çıkartıyor. Şu anda faiz kaç? Yüzde 38. Şu anda bile kendi ülkesinde yetmiş sekiz yılda alamadığı faizi geliyor Türkiye'de bir yılda. Bakın, ülkemizin düştüğü duruma bakın; yani bu bir sömürge değil de nedir, sömürge değil de nedir? Bizim kadınlarımız çarşıya, pazara, markete giderken kuruşun hesabını yapacak, 100 gram kıyma alırken eli titreyecek, ucuza sebze ve meyve alabilmek için pazarın sonunu bekleyecek, çoluğu çocuğu doysun diye sofrada kendi lokmasından vazgeçecek; siz milletin emeğini, alın terini; işçinin, memurun, emeklinin, çiftçinin, esnafın hakkından kesip yurt dışı faizcilere, tefeci fonlarına peşkeş çekeceksiniz. Böyle bir ülke olmaz, böyle bir ekonomi yönetilmez bakın.
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Yazıklar olsun!
SADULLAH KISACIK (Devamla) - Yazıklar olsun bu milletin emeğini, alın terini yurt dışı tefeci faiz fonlarına peşkeş çekene; yazıklar olsun! (YENİ YOL sıralarından alkışlar)
Şunu da söyleyeyim: Halk kan ağlarken memnun olan birileri var. Kim bu? Uluslararası tefeci fonları. Bakın, Avrupa'nın en büyük fonu Amundi SA diyor ki: "Türkiye'de 'carry trade' fırsatı var, faize devam ediyoruz." Bunu yayımlıyor bültende "Devam ediyoruz." diyor. Bakın, dünyanın en büyük bankalarından Citibank yatırımcılarına diyor ki: "Türkiye'de 'carry trade' fırsatı devam ediyor ama 2026'nın ortalarına doğru durum değişebilir. 2026'nın ortalarına kadar Türkiye'de avanta, faize devam." Yani "Devam, devam." diyor.
Bakın, işte, bu hâldeyken kan ağlayan başka bir kesimimiz daha var: KOBİ'lerimiz, esnafımız, işletmelerimiz. Sayın Bakanım, farkında mısınız bilmiyorum ama sahadan şunu net bir şekilde söyleyeyim: Hazine ve Maliye Bakanlığı vergi daireleri üzerinden esnafların ticaretlerini kilitleyerek esnaflarımızın, sanayicilerimizin, işletmelerimizin beka sorunu hâline gelmiştir. Bakın, net söylüyorum: Şu anda işletmelerin en büyük beka sorunu kriz değil, Hazine ve Maliye Bakanlığıdır. Esnafın üzerine çökmüş, yazar kasa postundan tüm banka hesaplarına kadar bloke koymuş, esnafı kıpırdayamaz hâle getirmiştir, net söylüyorum. Bakın, AK PARTİ iktidarındaki değerli milletvekillerimiz de esnaftan, işletmelerden, KOBİ'lerimizden bunu, bu şikâyetleri mutlaka alıyorlardır.
Şimdi, işletmenin KDV alacağı var, buna rağmen KDV borcu da var ama "KDV borcunu sen yıl sonunda yeminli mali müşavir onayladıktan sonra alırsın, sen bunu peşin bana öde." diyor. Bakın, ödeyemezse hesaplarına bloke koyuyor, sonra müşterilerine yazı yazıyor Hazine ve Maliye Bakanlığı, müşterilere diyor ki: "Bu firmaya ödemenizi yapmayın, ödemenizi bana yapın." Ya, arkadaşlar, böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir yazının o işletmenin itibarını yerle bir edeceğini hiç düşünmüyor musunuz? Ya, bir firma zaten batarsa en hızlı bir şekilde güven ve itibar kaybından batar. Siz zaten bu yazıyı yazmakla müşterilere diyorsunuz ki: "Bak, bu firmanın bir ayağı çukurda, dikkat edin." Bir daha o firma onunla çalışır mı? Adana'dan bir firma aradı beni dün dedi ki: "Bana yazı geldi Hazine ve Maliye Bakanlığından, işte, şu firmaya ödeme yapmayın, bize yapın. Biz zaten o ödemeyi yapmıştık. Şimdi, Vergi Dairesi diyor ki: 'Sen niye ona ödeme yaptın, ben bu vergiyi sana rücu ettiriyorum.'" Yani alacaklının vergi borcu şu anda parasını ödediği firmaya rücu ettirilmiş. Düşünün, firmadan almıyor fatura kestiği müşterisinden alıyor. Ya, böyle bir ticaret olmaz, böyle bir sanayi olmaz, bu şekilde olmaz. Biz bu şekilde KOBİ'lerimizi ayakta tutamayız. Bakın, hatta şunu da söyleyeyim: Sadece firmanın diyelim 1 milyon borcu var. Adamın hesabında 2 milyon varsa 2 milyonun hepsine bloke konuluyor, araçlarına bloke konuluyor, yazar kasasına bloke konuluyor, adam alacağını tahsil edemiyor, alacağını. Yani gerçekten de böyle bir şey olmaz. Yani bunu istediğinize sorun böyle bir şey olmaz, böyle bir şey olmaz.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Batıracak adamı.
SADULLAH KISACIK (Devamla) - Şimdi ne yaptı? Kasada para yok. Şu anda vergi daireleri ne yapıyor? Kümesteki tavukların zaten tüyünü yolmuş, o yumurtlayan tavukların tüyünü yolmuş şimdi yatırmış, tavukları kesme derdinde, yumurtlayan tavukları kesiyor. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Ya, gücünüz yetiyorsa kümesin dışındaki kazları kümese bir getirin onu görelim. Eğer gücünüz yetiyorsa o kümesin dışındaki büyük kazları var ya, babaları, holdingleri, bankaları, yasa dışı bahisçileri, dijital paracıları onları kümese getirin de o zaman sizin devletliğinizi, vergi memurluğunuzu orada görelim. (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Bu milletin alın terini, emeğini yurt dışı "carry tread" fonlarına çekerek değil; vergi ödemeyenleri, vergi kaçıranları, adalarda şirket kurup büyük paralar kazananları o kümese sokun da o zaman sizi biz buradan alkışlayalım diyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)