| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 32 |
| Tarih: | 14.12.2025 |
CHP GRUBU ADINA ASU KAYA (Osmaniye) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri ve ekranları başında bizi izleyen kıymetli yurttaşlarımız; bugün Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bütçesine baktığımızda görüyoruz ki yine kadınlar, yine çocuklar kaderine terk edilmiştir. 2026 yılı için 531 milyar 905 milyon TL'lik bütçeden Kadının Güçlenmesi Programına ayırdığınız pay sadece yüzde 1,2. Soruyorum size Sayın Bakan: Kadınları korumak sizin sadece yüzde 1 önceliğiniz mi? Gözlerinizi kaçırıyorsunuz ama nafile. (CHP sıralarından alkışlar) 2025'in ilk altı ayında kadınlar için ayrılan bütçenin sadece ve sadece yüzde 60'ını kullandınız çünkü mesele para değil irade ve sizin kadına dair hiçbir iradeniz yok. 2025'i aile yılı ilan ettiniz, peki hangi aile? Şiddet gören kadının ailesi mi, yoksullukla boğuşan, emeği sömürülen kadının mı? Kreş bulamayan, güvencesiz çalışan, her gün ölüm korkusuyla yaşayan kadınların ailesi mi? Hayır, siz aileyi değil, eşitsizliği güçlendiriyorsunuz. Sizin aile yılı dediğiniz şey aslında kadınları yok sayma yılıdır. Kadın işsizliği erkeklerin neredeyse 2 katı. Kadın emeği ucuz, güvencesiz, kadın hayatı değersizleşmiş durumda ve siz hâlâ "Aileyi koruyoruz." diyorsunuz. Hayır, kadını korumayan bir devlet aileyi asla koruyamaz. (CHP sıralarından alkışlar) 2025'in ilk on bir ayında 255 kadın şüpheli şekilde, 254 kadın ise erkek şiddetiyle öldürüldü. Sadece kasım ayında 29 kadın katledildi. Bu kadınların yüzde 41 eşleri tarafından, yüzde 59 evlerinde katledildi. Bunca kadın katlediliyor ama siz hâlâ "Şiddete sıfır tolerans." demekten başka hiçbir şey yapmıyor, tek bir kelime dahi etmiyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar) Soruyorum Sayın Bakan size: Bu sessizliğinizin sebebi acaba nedir? Kadınlar çantalarında taşıdıkları koruma kararlarıyla katlediliyor, hemcinsleriniz resmen kırıma uğruyor. Artık konuşun, sorumluluk alın ya da derhâl istifa edin. (CHP sıralarından alkışlar) Kadın cinayetlerin nedeni çok açık, elbette AKP iktidarının politikası. İşte, bu politikaların maddelerine gelince, İstanbul Sözleşmesi'ni bir gecede feshetmenizdir, 6284'ün etkin ve eksiksiz uygulanmamasıdır, uzaklaştırma kararlarının maalesef kâğıt üzerinde kalmasıdır, elektronik kelepçelerin etkin kullanılmamasıdır. 2024 bütçesinde 174 sığınak hedefiniz vardı, 2026 bütçesinde 151'e düşürüyorsunuz. Şiddet artarken sığınak sayılarını azaltmak kadının hayatına kasteden sizin siyasi tercihinizdir. Bu nasıl bir akıldır, nasıl bir akıl tutulması yaşamaktasınız? Siz şiddetle mücadele etmiyor, şiddetin önünü açıyorsunuz Sayın Bakan.
ŞÖNİM'ler... Açtığıız ŞÖNİM'ler kâğıt üzerinde var sadece, pratikte yok hükmünde. Kadınlara hukuki, ekonomik, psikolojik destek verilmediği çok açık. Siz kadını hayatta ve ayakta tutacak tek bir somut politika dahi geliştirmediniz şimdiye kadar. (CHP sıralarından alkışlar) Bu ülkede kadınlar devlet korumasını göremiyor, devletin ihmali altında maalesef katlediliyor ve siz hâlâ utanmadan hâlâ "Aile Yılı" demeye devam ediyorsunuz. Hayır, bu, "Aile Yılı" değil, kadının hayatta kalma mücadelesinin dram yılıdır.
Sayın Bakan, adında “aile” olan bir Bakanlığın olduğu bu ülkede çocuklar Meclisin içinde istismara uğruyorsa siz ne iş yapıyorsunuz? (CHP sıralarından alkışlar) Siz gözünüzün önündeki istismarı görmüyorsanız, sessiz kalıyorsanız siz ne işe yarıyorsunuz? Bu ülkede çocukların korunmasında birinci derecede sorumlu olan sizsiniz ama siz hâlâ yanınızdaki bürokratınızla, milletvekiliyle maalesef sohbete devam ediyorsunuz. Mecliste istismar var, MESEM’de istismar var, iş yerlerinde çocuk ölümleri var ama Aile Bakanı maalesef ortada yok. Bu çocuklar istismara uğrarken siz ve sizin Bakanlığınız neredeydiniz? Hangi kurumu denetlediniz? Hangi sorumluyu görevden aldınız? Türkiye'nin kalbinde, gözünüzün önündeki şiddeti, tecavüzü görmüyor, önleyemiyorsunuz. Sizin bu ülkenin kadınlarına, çocuklarına faydanız olsun. Bu ülkenin kadınları, çocukları sizden umudunu çoktan kesmiştir. (CHP sıralarından alkışlar) Çocukların uğradığı her istismarın, her ihmalin, her ölümün bir siyasi sorumlusu vardır ve o sorumluların en başında da görevini yapmayan Mahinur Göktaş vardır. Ama bu utanç sizin suskunluğunuzla örtülmeyecek, hesap vereceksiniz, bu milletin önünde siz hesap vereceksiniz Sayın Bakan. Sözde "Aile Yılı" diyorsunuz ama bakım yükünü yine kadınların sırtına yüklüyorsunuz çünkü kreş yok, olanlar da yetersiz ve erişilebilir değil. Kreş olmadan kadın istihdamı olmaz, yoksulluk azalmaz, aile güçlenemez; bu kadar açık, bu kadar net ama siz yine de kreş açmak yerine kadınlara "Evde kal, çocuk bak." demeyi tercih ediyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ASU KAYA (Devamla) - Sayın Başkan, bir dakika...
Belediyeler kreş açtığında engelleyen, kadınları güçlendiren her adımı ideolojik gören anlayışınız yere batsın. Siz anca laf üretirken Türkiye'de binlerce kadın çocuğunu bırakacak güvenli bir yer bulamadığı için iş hayatından kopuyor. Sizin aile politikanız bu mudur Sayın Bakan? Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak sizin, kadını eve, yoksulluğa, çaresizliğe mahkum eden siyasetinizi de bütçenizi de reddediyoruz. Bu ülkede kadınların, çocukların umudu Cumhuriyet Halk Partisidir ve biz onların yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Eşitliği de adaleti de özgürlüğü de bu ülkeye biz getireceğiz. Çok teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)