GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:32
Tarih:14.12.2025

DEM PARTİ GRUBU ADINA SEMRA ÇAĞLAR GÖKALP (Bitlis) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bugün bütçesini görüştüğümüz iki Bakanlığın sorumluluk alanına giren ancak oldukça göz ardı edilen bir alanı gündeminize getirmek istiyorum. Engelli çocukların yaşamında derin ve kronikleşmiş sorunlar var. Bu sorunlar sadece pedagojik değil aynı zamanda toplumsal, siyasal ve sınıfsal bir karakter taşıyor.

Türkiye genelinde yaklaşık 600 bin engelli çocuk olduğu tahmin ediliyor ancak bunun yarısı bile eğitime erişemiyor. Engelli çocuklar ise çoğunlukla ve özellikle son zamanlarda, artan bir oranda şiddet haberleriyle gündeme gelmektedir. Okullarda, bakımevlerinde birbiri ardına şiddet haberleri gelmeye devam ediyor. Daha geçen gün Bursa'da otizmli çocukların sıralara bağlanarak ders verildiğine ilişkin korkunç görüntülere tanık olduk. Devlet bu alanlarda denetim mekanizmalarını doğru düzgün işletmeyerek bu şiddetin birinci faili konumundadır.

Bakan Bey, yakın zamanda LGS süreciyle ilgili yaptığınız basın açıklamasında "Geri zekâlıya anlatır gibi tane tane anlatıyoruz ama yetinmiyorlar." dediniz. Bu sadece bir gaf değil sağlamcı ideolojinizin de dışa vurumudur. "DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Aynı zamanda nöroçeşitliliği olan bireyleri aşağılayan ve derin bir ayrımcılığı yeniden üreten bir yaklaşımın yansımasıdır. Bakıyorum Bakan Bey bizi dinlemiyor her zaman olduğu gibi. Engelliler sizden hâlâ bir özür bekliyor Sayın Bakan.

Sayın milletvekilleri, engelli çocukların eğitimi uzman kadrolarla sağlanmalıdır. Oysa yaklaşık 33.700 özel eğitim öğretmenliği mezunu atama bekliyor. Bakanlık ise bu ihtiyacı, formaliteden 80 saatlik eğitimle, ücretli öğretmenlerle karşılamaya çalışıyor. Oysa sadece özel eğitim uygulama okullarına değil her okula ihtiyaca göre özel eğitim öğretmeni atanmalıdır. Özel eğitim okullarının çoğu, büyük şehirlerde; kırsalda ise yok denecek kadar azdır. Köylerde yaşayan engelli çocuklar için eğitim hakkı fiilen ortadan kalkmış durumdadır.

Seçim bölgem Bitlis, Türkiye'nin engelli nüfusu en yüksek illerinden biridir ancak buna rağmen bir engelli çocuğun eğitime erişmesi neredeyse imkânsızdır. Bu tablo bir ihmalkârlık değil, bütçesel bir tercihin sonucudur. Özel eğitim öğretmenliği bölümlerinin artırılması, uygulamalı eğitim programlarına yönlenmesi, engel gruplarına göre sınıflandırılması gerekiyor. Özel eğitim okullarının fiziki koşulları ise utanç vericidir. Binaların bodrum katları engelli öğrencilere layık görülüyor, asansör yok, eğitimde kullanılan materyaller ihtiyaca cevap vermekten fersah fersah uzaktır. Özel eğitime ihtiyaç duyan yüz binlerce öğrenci olmasına rağmen eğitim kapasitesi son derece sınırlıdır. Bu tablo kamusal sorumluluğun yerine getirilmediğini açıkça göstermektedir. Öğretmenler sürekli değişen kadrolarla, alan dışı atamalarla, göstermelik hizmet içi eğitimlerle baş başa bırakılmıştır. Bu koşullarda hem öğretmenler tükenmekte hem de öğrenciler eğitimden geri kalmaktadır. Aileler mi? Aileler bu hallaç pamuğuna dönmüş sistemin içerisinde yapayalnız. Özel eğitim ekiple yürütülür fakat psikolog, rehber öğretmen, fizyoterapist, konuşma terapisti gibi ihtiyaç duyulan birçok alan boş bırakılmıştır. Fiziksel koşulları iyileştirilmeli, özel eğitim bölümü mezunu öğretmenler atanmalı, alanda görev yapan öğretmenlerin özlük hakları iyileştirilmeli, ihtiyaca uygun materyaller artırılmalı ve aileler sürece etkin biçimde dâhil edilmelidir. Engelli çocukların eğitim hakkı ertelenemez. Bu ülkenin gerçek eşitliğe kavuşması özel eğitime verdiğimiz değerle ölçülecektir Sayın Bakan.

Sayın milletvekilleri, bu ülkede 3 milyon sağır yurttaş yaşıyor, on binlerce işitme engelli çocuk hiçbir eğitim alamıyor. Öğrencilerin yaşadığı en ağır sorunlardan bir tanesi de dil bariyeridir. İşaret dili de dâhil olmak üzere ana dili Türkçe olmayan milyonlarca çocuk temel eğitim hakkından mahrum kalmaktadır. Engelli çocuklara yönelik her türlü hizmetin kamusal, ücretsiz, nitelikli, erişilebilir ve ana dil temelli olması zorunluluktur. Bilmeyenler için ifade edelim, işaret dili de ana dildir.

(Hatibin işaret diliyle konuşması/konuşmaya başlaması) (DEM PARTİ sıralarından alkışlar

"..."(*) diyerek DEM PARTİ olarak bizler bu ülkedeki tüm ana dillerin anayasal güvenceye kavuşmasını, kamu hizmetlerinde zorunlu hâle getirilmesini savunuyoruz. Bütçeniz bu gerçekleri görmezden geldiği için biz de bu bütçe tüm ana dillerde "hayır", "hayır", "hayır" diyoruz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)