| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 32 |
| Tarih: | 14.12.2025 |
YENİ YOL GRUBU ADINA ELİF ESEN (İstanbul) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri, değerli Bakanlar, kıymetli bürokratları ve bizleri ekranları başında izleyen kıymetli vatandaşlarımız; Genel Kurulu, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime, tam iki yıl önce bu kürsüde Filistin için konuşurken fenalaşarak tam da bugün hayatını kaybeden Hasan Bitmez'i rahmetle anarak başlamak istiyorum.
Hepimiz biliyoruz ki hazırlanan bu bütçede çocuğun adı yok. Ben bu konuşmamı Aile Bakanlığı üzerine konuşmak üzere aldım. Çocuk hep bir şeylerin alt satırında, tali bir mesele olarak görülüyor. Oysa bu ülkenin bugünü de geleceği de çocuklarımız. Acı örnekler gözümüzün önünde: İzmir'de anneleri kâğıt toplarken evde yalnız kalan 5 evladımız, üzerinden tam on üç ay geçmişken yine aynı şekilde kaybettiğimiz 3 evladımız -biri de hastanede yoğun bakımda- yine, bir güvercin kafesinde geçtiğimiz haftalarda Ankara'nın tam da göbeğinde bulunan evladımız... Daha hangi hangilerini sayabilirim ki? O kadar çok örnek var ki.
Üzgünüz, ne yazık ki çocuklarımızı korumakta eksik kalıyoruz, göz göre göre neslimiz heba oluyor; sayılar da bize bunu söylüyor: Geçtiğimiz yıl sadece bir yılda 202 binden fazla çocuğumuz suça sürüklenmiş. Değerli Genel Kurul, bu sayı bugün Türkiye'de cezaevlerinde yatan mahkûmların sayısının neredeyse yarısı, büyüklüğüne baktığımızda çok önemli bir sayı. Yine 2024-2025 eğitim öğretim yılında zorunlu eğitim çağında olmasına rağmen okula devam edemeyen 804 bin 250 çocuğumuz var, yaklaşık 1 milyon; bunlar gerçekten alarm zillerinin çaldığını bize gösteren veriler. Nerede bu çocuklar? Soruyorum: Maddenin pençesinde; çetelerin, mafyaların elinde, dijital kuyularda zorbalık, fakirlik ya da ihmal ve istismarla mı mücadele ediyorlar? Olan olduktan sonra faydası yok, bizim çocuklarımızı korumamız gerekiyor. İşte, bunun için, güçlü bir aile, çocuk izleme ve müdahale sistemine ihtiyacımız var. Haneleri, aileleri düzenli izleyen; sahadan gelen veriyle dijital güncellenen, erken uyarı üretebilen, ilgili bakanlıkların standart rapor sistemiyle koordineli çalışabildiği ve ortak bir veri ağını kullanarak hızla müdahale edebilecekleri dijital, güçlü bir izleme sistemine ihtiyacımız var; ancak o zaman aileyi korumaktan, ailenin içinde de çocuğu korumaktan bahsedebiliriz. Biz DEVA Partisi olarak beş yıldır bunu öneriyoruz sizlere. Mahalle bazlı oluşturulan, risk haritalarıyla yönetilen sosyal hizmet modeli.
Bu modelin içinde öncelikli olarak çalışması gereken 4 bakanlık var; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, yine Sağlık Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı. Dünyada bu tarz sistemler mevcutken bizde verileri senkronize işleyecek, ortak izleme raporları kullanabilecek sistem ne yazık ki yok bakanlıklararası çalışabilen. Belki de bu konuyu bakanlıkları da aşabilecek düzeyde bir seferberlik hâli olarak düşünmemiz gerekiyor. Hazır "Aile Yılı", hatta "Aile Yılları" ilan edilmişken Sayın Cumhurbaşkanı taşın altına elini koysa bu sistem Cumhurbaşkanlığı tarafından ayrı bir fonla desteklense ve koordine edilse ne güzel olur. Çocuklarımız bunu hak ediyor.
Çocuklarımız için ivedilikle yapılması gereken, ulusal çocuk izlem sistemi kurulmasıdır. Meclis çatısı altındaki sivil bir inisiyatif olan çocuk hareketindeki uzmanlar da bunu bizlere öneriyor. Bu sayede risk altındaki çocukları koruyabiliriz. Ailede şiddet mi var, istismar mı var, bağımlılık mı var, derin yoksulluk mu var, çocuk aç mı uyuyor, okula gitmiyor mu, çocuk işçi olarak mı çalıştırılıyor, suça mı sürükleniyor, erken tespit edebilir, koruyabiliriz. İşte, ancak, o zaman, elek altına tek bir çocuk düşmeden yol alabiliriz.
Değerli Genel Kurul, bu, iktidar muhalefet ayırımı gözetilmeyecek bir konu. Gelin, 2026 bütçesi için gerekeni yapalım ve ardından çalışalım çocuklarımız için. Seneye bu kürsüye ulusal izlem sistemini inşa etmiş olarak çıkalım.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)