| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 31 |
| Tarih: | 13.12.2025 |
YENİ YOL GRUBU ADINA NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sayın Bakanlar, aziz milletimiz; bugün de bir bütçeyle karşı karşıyayız; sadece rakamların boy ölçüştürüldüğü "Şu kadar oda yaptık, bu kadar hastane yaptık, şu kadar insanı tedavi ettik." denilen bir bütçeyle karşı karşıyayız. Oysa devletin görevi, her şeyden önce insanının hastaneye düşmesini önleyecek tedbir almak olmalı. Bugün, bazı hastalıkların tarihte en yüksek yaşandığı dönemdeyiz; kanser vakaları, psikiyatrik hastalar, psikolojik hastalar, bağımlılar tarihin en yüksek döneminde. Eğer siz yönetim olarak üzerinize düşen görevi yapmazsanız; denetimleri, gıdayı, sağlığı, çarşıyı pazarı, aileyi kontrol etmezseniz "Şu kadar hastayı tedavi ettik." diye övünürsünüz. Oysa bugün verilen rakamlar ortada: Ülke olarak OECD ülkeleri içerisinde sağlığa en az bütçe ayıran ülkeyiz; OECD ülkeleri arasında hasta başına ebe, hemşire, diş hekimi, doktor olarak en az sayı olan bir ülkeyiz. Yine, OECD ülkeleri içerisinde hastalık oranı en yüksek ülkeyiz.
(Komisyon sıraları önünde toplanmalar)
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Hatip, Bakanlar sizi dinleyemiyor.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Evet.
Başkanım...
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, konuşan milletvekillerimiz Bakanlara yönelik konuşuyorlar ve kendilerini dinlemelerini istiyorlar.
Buyurun Sayın Çalışkan.
BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Leyla Şahin Usta yaptı Sayın Başkan, o başlattı selamlaşmayı.
DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak) - Başkanım, konuşanlardan süreyi kısın, arkadaşımıza ekleyin lütfen.
BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Bir Grup Başkan Vekili sabote ediyor konuşmaları.
BAŞKAN - Çalışkan hazırlıklı konuşan bir milletvekilimiz, dinlemekte fayda var.
BAHADIR NAHİT YENİŞEHİRLİOĞLU (Manisa) - Tabii, süreyi ekleyelim efendim.
BAŞKAN - Süreyi ekledik.
Buyurun.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, aziz milletimiz; bugün burada sağlık bütçesinden söz ederken "Şu kadar hastane yaptık." "Bu kadar insanı tedavi ettik." diye övünmek asla kabul edilemez. Bir devlete düşen görev, öncelikli olarak insanının hasta olmasını engellemektir, buna yönelik tedbirler almaktır. Nasıl ki milletin canına okumak için "kayıt dışıyla mücadele" denilerek reel sektörün üzerine gidiliyor; aynı şekilde, insanların hasta olmasını önleyecek şekilde tedbirler de alınmalı.
Sağlığın özeti şu: Bugün sağlıkta ülkemiz ilaç tekellerinin insafına kalmış durumda, ülkemiz özel hastane baronlarının eline kalmış durumda. Muhtemelen, önümüzdeki yıllardan itibaren sağlık sisteminin en büyük sorunu olarak özel hastaneleri konuşacağız. Bugün, evet, Sayın Bakanın bazı gayretleri var, randevularda kısmen iyileşme söz konusu ama bu asla yeterli değil ve bugün, yenidoğan çetesinin yaşandığı bir ülkede, insanlık tarihinin belki de en acı olayları arasına kaydedilecek bu olayla ilgili yenidoğan çetesinden içeride az sayıda insan kaldı; muhtemelen, önümüzdeki hafta tamamının da tahliye edildiği bir dönem yaşayacağız.
Gönül isterdi ki buraya çıkan arkadaşlar, AK PARTİ'li arkadaşlar ilçelerine yapılan hastanenin oda sayısından ziyade ülkenin genel sağlık politikasından söz etsinler; yenidoğan çetesinden, hastanelerdeki yoğun bakım ünitelerinde yaşanan rezaletlerden söz etsinler. (CHP sıralarından alkışlar)
Bakın, bu ülkede önemli sorunlardan biri şu: SMA hastalarını, nadir hastalıkları görüyoruz. İnsanları vicdanları ile dolandırıcılar arasında bırakıyor bu yönetim. Bir taraftan kamu onayıyla yardım kampanyası başlatılmış ama bir bakıyorsunuz, arkasında pekâlâ olumsuz tavırlar olabiliyor. Sağlık Bakanlığı "Bu hastalar ölmeye ölecek, boşuna para harcamayalım, bir an önce ölsün." diyor âdeta. Onun için nadir hastalıklar, SMA hastalıkları, benzeri olanların tümü sonuna kadar tedavi edilmeli. Hiç bir ilaç ödeme listesi dışına çıkarılamaz. Eğer bir ilaç yararlı değilse, tedaviye bir katkı sağlamayacaksa o zaman Bakanlık olarak yasaklayın ama bir ilaç hem satılacak hem de Bakanlığın ödeme listesinde olmayacak, ondan sonra da gelip sosyal devletten söz edeceksiniz, hastanelerdeki oda sayısının bilmem neyini yarıştırarak karşımıza geleceksiniz! (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, enerjiye girerken şunu söyleyeyim -ki çok alışkınız- iktidar sürekli gaz çıkarıyor, doğal gaz çıkarıyor ama ne hikmetse bu gaz çıkarma işi seçim dönemlerine denk geliyor. (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Ne hikmetse gaz çıkardıktan bir süre sonra bir bakıyorsunuz ki ülkede enerji bağımlılığı yirmi sene önce neyse bugün de aynı; yüzde 67'yken yüzde 71'e çıkmış ve enerji faturaları, elektrik faturası artıyor. Nerede bu sizin gazınız? (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)