| Konu: | 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 4'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 30 |
| Tarih: | 12.12.2025 |
YENİ YOL GRUBU ADINA NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, sayın bakanlar, aziz milletimiz; bugün, AK PARTİ iktidarının en büyük iki tahribatı yaptığı alanda, gençlik ve spor, kültür ve turizm alanında konuşacağız.
Öncelikle şunu belirteyim ki biz muhaliflere yazılı metinler bakanlıklardan gelmediği için irticalen konuşmada ses tonumuzu ayarlayamayabiliriz, bunu şimdiden mazur görün. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Burada gençlikten bahsederken ne yazık ki ülkenin en güvenli Kurumu olan Türkiye Büyük Millet Meclisinde, 16 yaşındaki kız çocuklarını koruyamayan bir yönetimin olduğu bir yerde gençlikten asla söz edemeyiz. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Bunda buradaki bütün sorumluların, yöneticilerin vebali var. Ülkenin en güvenilir alanında bile bir kız çocuğunu koruyamamışsak acaba kenar mahallelerde, taşradaki hâl nicedir? (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Burada yöneticiler milletvekillerinin ses dozunu ayarlamaya gelince ayar vermesini biliyorlar ama iş sorumluluğa gelince ne yazık ki yoklar.
Değerli milletvekilleri, ülke olarak genç nüfustan övünürken bugün gençlerin yüzüne bakamaz hâle geldik. Bu iktidar döneminde literatüre yeni bir kelime girdi "ev genci" diye. İşsiz, hayatla bağını koparmış gencin adı ev genci oldu. Üniversiteler eğitim yeri değil işsizliği beş yıl daha ötelemenin, gençlere umut tacirliği yapmanın ara formülü oldu. Bunun için de gençlerimiz ülkede gelecek görmediği için ilk fırsatta başka yerlere gitme peşinde.
Gençlik Spordan bahsediyoruz. KYK'lere haciz göndermek bir devlet için ayıptan öte başka bir şey değildir. Bugün, gençlerimiz ekran başından kumar masasına mahkûm hâle getirilmiştir. Ne yazık ki spordan bahsederken spor sadece futboldan ibaret hâlde çünkü orada şike var, orada bahis oynanıyor, kumar oynanıyor. Bu arkadaşların da öyle kumardan, bahisten anladıkları tek şey vergisini alıp almamak, "yasa dışı"sı da "yasa içi"si de kumarın her türlüsü de felakettir, rezalettir; bu milleti buna mahkûm edemezsiniz! (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Bugün RTÜK diye bir kurum var, eğer muhalif yayın yapmışsa, AK PARTİ'ye muhalefet edilmişse anında enseler sizi ama gündüz kuşağı programları varsa, Dallas'a rahmet okutacak ahlaksız diziler varsa onlara göz yumarlar. (CHP sıralarından alkışlar) Dallas dizisi bütün dünyada ahlak bozmak üzere ortaya çıkmıştı ama bugün Türk dizileri onlara rahmet okutuyor, birçok ülke Türk dizisini yasaklar hâle geldi ama bu arkadaşların hiç umurunda değil, AK PARTİ'ye çatmıyorsan problem yok; ne yazık ki ülkenin hâli bu.
Bugün narkotik...
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - LGBT propagandasına da bir şey söyleyin.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Efendim Sayın Başkanım, neyin propagandasına?
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - LGBT propagandasına da bir şey söyleyin.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Ha, Doktor Başkan Hanım çok isabetli söyledi, LGBT'yi siz 2004 yılında çıkardığınız yasayla LGBT'lilerin dernekleşmesine, yasal hâle gelmesine, bu millete propaganda yapmasına zemin hazırladınız. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Başkanım, sataşmadan söz vereceksiniz inşallah değil mi, ona göre kronometreyi şey yaptıralım. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Evet, bugün narkotik eylemleri Emniyetin operasyonlarından duyuyoruz oysa Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı burada ne yapar? Burada hiç yok, olay olmuş bitmiş, ondan sonra duyuyoruz. Şu Meclisteki olayda bile bir ay önce ihbar ediliyor, kılları kıpırdamıyor beyefendilerin; niye? Sorumlu kendileri diye. Ne yazık ki söyleyecek bir cümle bulamıyoruz. Onun için de...
ŞAMİL AYRIM (İstanbul) - Ya, Genel Sekreter... Necmettin, yapma! Genel sekreter, bir ay, bir buçuk ay evvel bu konuya... Ayıp ya! Tatsız bir olay ya.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Şamil ağabey, başım gözüm üstüne.
BAŞKAN - Sayın Çalışkan, devam edin.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, Kültür ve Turizm Bakanlığıyla ilgili şunu söylemek isterim ki turizm demek plajlardan ve beş yıldızlı otellerden ibaret bir alan değildir. Bu ülkenin Hatay'ından Diyarbakır'ına, Amasya'sından Şanlıurfa'sına kadar, yurdun dört bir yanında değerlerimiz, medeniyet değerlerimiz vardır, bunların hepsine sahip çıkılması gerekir. Biraz sonra, Sayın Bakan turizmde kaç milyar dolar olduğumuzu söyleyecek. Oysa insanımız, bu alandaki denetimsizlikten başka ülkelere turizme gitmeye başladı. Şimdi, bizim yine Turizm Bakanlığıyla ilgili şunu söylememiz gerekir ki - her 2 Bakanlıkta- eğer bir kurum kendi personeline sahip çıkmıyorsa orada asla verim elde edemez. Kültür Bakanlığı ne yazık ki personelinin arasına fitne tohumu ekiyor. TGA denen Kurum artık kangren oldu, aynı Kurumun içerisinde paralel bir devlet kuruldu, Kültür ve Turizm Bakanlığı bıraktı, TGA her iki işi yapar. O zaman Bakanlığı kapatın, size ne gerek var? Müzede çalışanların hâli ortada, kültür varlıklarımızı koruyamıyoruz, tarihî eserler çalınıyor çünkü siz personelinize sahip çıkmayınca işler yürümüyor. Bir taraftan, neymiş? TGA Sayıştay denetimi dışındaymış, Kamu İhale Kurumu Kanunu dışındaymış. Niye? Niye? "Utanacak bir iş mi yapıyorsunuz da kanundan kaçıyorsunuz, denetimden kaçıyorsunuz?" diye sorarlar adama. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Ne yazık ki yine, bu Kurum içerisinde öyle bir ayrım var ki arkeologlar, sanat tarihçileri teknik hizmetler sınıfına dâhil edilmiyor, sadece sembolik görüntüdeki insanlara sahip çıkıyorsunuz.
Bakın, bir Opera Kurumunun bütçesi gündemde. Opera ve Baleye elbette, halkımızdan her kesimin temsilcilerine yönelik bir bütçe ayrılabilir ama buraya esas yapmanız gereken şey, Anadolu'nun irfanını taşıyan sazıyla, sözüyle âşıklara sahip çıkmaktır. Bu, hiçbir şekilde gündemde yok ve ne yazık ki ülkemizde öyle bir noktaya geldik ki hemen her alanda büyük keşmekeşle karşı karşıyayız.
Kültür Bakanlığı deprem bölgesinde restorasyon yapıyor. Neyi yapıyor? Tarihî eser falan hiç önemli değil onlar için, prestij eser önemli. Ana caddede mi, birileri görecek mi, fotoğraf çekip yayınını yapabilecek mi? Onun peşinde ama onun dışında hiçbir şey umurlarında değil.
Bugün, Türkiye'nin dizileri dünyanın en rezil dizileri içerisine geldi. Gündüz kuşağı programları ahlak nasıl bozulur, aile nasıl tahrip edilir onu gösteriyor, öğretiyor ve sizin yandaş kanalınız yapıyor bunu sabahtan akşama kadar her gün ama RTÜK bu konuların hiçbirisinde gündemde değildir çünkü AK PARTİ'ye çatmıyor. AK PARTİ'ye çatmıyorsanız her şeyi yapabilirsiniz.
Burada, yine, Dil Kurumunun bütçesini görüşüyoruz. Değerli milletvekilleri, Dil Kurumu dilimize sahip çıkmak zorunda. Burada Arapçaya, Kürtçeye düşmansınız ama iş İngilizceye gelince ağzınızı açmıyorsunuz. Tabelalara müdahale edeceksiniz, yeni çıkan kelimelere uydurukça, kimsenin anlayamayacağı değil Türkçemizi, kadim medeniyetimizi yansıtan kelimelerle karşılık vereceksiniz dilimiz korunsun diye ve Yazma Eserler Kurumu da işte sembolik işlerin peşinde.
Bakın, bugün ülkemizde futbol, sporla ilgili artık insanların huzur bulduğu eğlence alanı olan alan, en güvensiz alan. Futbolcular, sporcular, hakemler, yakınları, hepsi çete, hepsi bahis, hepsi kumar peşinde. Senelerdir devam eden bir hadise bugün ortaya çıkıyor çünkü ülkede yönetim yok; ülkede bunların hiçbirisinin ilgilisi, bunlara sahip çıkacak bir yönetim ne yazık ki hiçbir şekilde yok.
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Hepsi değil Necmettin Vekilim, hepsi değil bazıları.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Evet.
Burada, Gençlik ve Spor Bakanlığı aynı zamanda mülakat mağduru gençlerimizin sesini duymak zorunda. Aylardan beri, kışın ortasında "Hakkımız yenildi." diye inim inim inliyorlar ama Bakanlıktan bir tane muhatap yok; o insanları hiçbir şekilde ciddiye alan, onlarla ilgilenen hiçbir kurum ne yazık ki yok.
Evet, siz her gün operasyon yaparsınız. Şu anda Kültür Bakanlığının ilk yapacağı şey dijital çağda olduğumuzu bilmek. Dijital çağda dijital içerikler üretmeli; medeniyetimizi yansıtan, ahlaki yapımızı koruyan filmler yapmalı ama bunların hiçbirisinde yok, ihaleyle ilgisi varsa... Kültür Bakanlığı deyince hep aklımıza otel geliyor, otel yangını geliyor, TGA geliyor, başka bir şey ne yazık ki gelmiyor. Kültürün sadece ismi var.
"Futbol" denince de artık bu ülkede eğer kumardan başka, bahis çetesinden başka bir şey akla gelmiyorsa bir kez daha durup düşünmek gerekir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Başkanım, uzatabilir misiniz?
BAŞKAN - Yok, teşekkür ederim.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Leyla Hanım'ın sorusuna cevap vereyim Başkanım.
BAŞKAN - Cevap verdin ama.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)