| Konu: | 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 4'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 30 |
| Tarih: | 12.12.2025 |
YENİ YOL GRUBU ADINA BİROL AYDIN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bugün Bakanlık bütçesi üzerinden gençliği konuşuyoruz. Öncelikle, 2000'den sonra dünyaya gelen gençlerimizle konuşurken bir mahcubiyet duygusu içerisinde konuşmamız gerektiğini düşünüyorum. Burada bulunan ve kahir ekseriyeti 1980'li, 1990'lı yılların gençleri olan bizlerin bu hususta bugünkü gençlere bir özür ve bir mahcubiyet duygusu içerisinde olması gerektiğini düşünüyorum çünkü gençlerimiz bugün iş bulamıyor, torpil ayarlayamıyor, mülakatta hakkının yenildiğini düşünüyor, iş bulsa evlenmekte zorlanıyor, zar zor evlense çoluğunu çocuğunu kreşe göndermekte, maişetini karşılamakta zorlanıyor. Bizim için bu denli sorun olmayan birçok mesele bugünün gençliği için sorun olarak ortada duruyor. Kızlarımızı kasiyer, erkeklerimizi kurye yapan çarpık bir sistemin, anlayışın içerisindeyiz.
Değerli arkadaşlar, sadece maddi konularda değil manevi olarak da mahcubiyet içerisinde olmamız gerekiyor. Bir genç olarak bizim de iddialarımız, hayallerimiz, beklentilerimiz vardı. Aramızdan bazı arkadaşlarımız iktidara geldiler ve iktidarda yaşlandılar. Ne oldu bu iddialarımıza, ne oldu değerlerimize? Gerçekten merak ediyorum, Sayın Erdoğan 2002 Kasımından sonra dünyaya gelmiş olsaydı ve bugün herhangi bir siyasi partide gençlik kolları başkanı olsaydı bugünkü tablo karşısında itirazını, isyanını hangi şiirle dile getirirdi; 23 yaşında bir genç yirmi üç yıllık iktidara nasıl itiraz ederdi ve bu itirazını sosyal medyada, Twitter'da nasıl paylaşırdı ve başına nelerin geleceğini nasıl hesap edebilirdi?
Değerli milletvekilleri; işte kitap, işte tablet ve işte tornavida; yirmi üç yılda bu üçü arasında denge kurmak bu kadar zor muydu ya? Kitap, tablet, tornavida; yirmi üç yılda bu dengeyi neden kuramadınız ve bu dengeyi kuramamış olmanın kabahati, vebali neden gençlerimizin üzerine yüklenir? Yanlış eğitim, yanlış kültür politikaları, yanlış ekonomi politikaları bu dengeyi kurmamak için yeterli zemini oluşturmuştu ve faturayı gençlere çıkarmamak gerekiyor.
Değerli arkadaşlar, kusura bakmayın, ben iktidar partisindeki arkadaşlara dönerek söylüyorum, hiç kusura bakmayın; gençler sizin bugün ortaya koyduğunuz ve uyguladığınız din telakkisinden de uzaklaşıyor, dinden değil ha, sizin din telakkinizden uzaklaşıyor. Onlar iktidarınızı korumak adına sizin çarpıttığınız, örselediğiniz, tükettiğiniz değerlerle arasına mesafe koyuyor. Gençlerin tepkisi plastik cümlelere, elastik tavırlaradır; bunu görelim, bunu anlayalım. Gençler, anne babaları başta olmak üzere söylem ve eylemlerdeki çelişkilere itiraz ediyor; sahici ve güzel örneklikler ortaya koymak yerine sürekli samimiyetsiz propaganda dilinden uzaklaşıyor, kin duyuyor. Bunun böyle olup olmadığının testi, bugün evinize döndüğünüzde çocuklarınıza, torunlarınıza samimi bir diyalog kurduğunuzda göreceğiniz bir şeydir. Öyleyse gelin -eylemle söylemi birleştirecek ve bu husustaki boşluğu gidermek için gençlerimizden özür dilemek, mahcubiyetimizi ifade etmek yetmez- bu mahcubiyetin ve bu özrün gereği olarak bir tutumu bundan sonra yerine getirmek üzerinde hassasiyet gösterelim diyor, sizleri saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)