GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 4'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:30
Tarih:12.12.2025

CHP GRUBU ADINA TAHSİN OCAKLI (Rize) - Sayın Başkanım, Sayın Bakanları, heyetlerini ve bizi izleyenleri saygıyla selamlıyorum.

Sanıyorum 18 Temmuzdu en son bu kürsüye geldiğimde, arada elbette ki bir tatil zaman dilimi oldu ama neden 18'inde buradaydım? Saat 02.20'de bu kürsüdeydim. Bir çoğunuz belki de o oturumda yoktu, yataktaydınız ama bu kürsüde bulunma nedenim şuydu: Bir, sera gazının ticarileştirildiği İklim Kanunu'nu geçirmenize; iki, toprağını, suyunu, havasını savunan insanlara karşı Maden Yasası'nı geçirmenize karşılık bu kürsüyü işgal etmek üzere kürsüye çıkmıştım. Grup Başkan Vekilim bana kızdı grup disiplinine aykırı olduğu için ama o gün bu salonda bulunan arkadaşlarımın hepsi bu kürsüde yanımdaydı. Biz birbirimizi affederiz ama bu halk bu İklim Yasası'nı ve Maden Yasası'nı çıkaranları affetmez kardeşim. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi gelelim Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesi üzerinde konuşmaya. AK PARTİ sıralarında, sevgili vatandaşlar, şu anda 5 vekilimiz var; iki büyük Bakanlığın bütçesini görüşüyoruz ve sıralarda 5 kişi var.

JÜLİDE SARIEROĞLU (Ankara) - Daha yeni açıldı.

HÜSEYİN ALTINSOY (Aksaray) - Daha yeni açıldı, yeni açıldı daha.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Hep böyle, hep böyle.

TAHSİN OCAKLI (Devamla) - Hep böyleler, böyle olmaya devam edecekler yani bütçeye sorumsuz. Niye? Çünkü bütçeleri onlar hazırlamıyor; çünkü bütçeler saraydan, Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından, Mehmet Şimşek'ten onay alınmak suretiyle hazırlanıyor. (CHP sıralarından alkışlar) Bu Bakanlarımızın da bu vekillerimizin de hiçbirinden haberleri yok ancak iki gün önce onlar öğrenir, bir gün sonra da biz öğreniriz. (CHP sıralarından alkışlar) Hiç bunda başka bir şey yok.

Gelelim Spor Bakanlığıyla ilgili ne oluyormuş kısmına. Tam yirmi üç yıllık AKP iktidarında bir kere gençler gelecek kaygısıyla, işsizlik ve umutsuzlukla baş başa bırakılmış, Türkiye'de her 3 gençten 1'i ne iş bulabiliyor ne eğitimi alabiliyor duruma gelmiş. İşte Gençlik Bakanlığının sorumlu olduğu Bakanlık. Hem eğitimde hem de çalışmayarak işte olmayan gençlerin OECD ülkelerindeki oranı değerli arkadaşlar, yüzde 14,1. Türkiye'de ne bu durum? Yüzde 31,3 yani 2 katından daha fazla.

Eğitimlerini tamamlayıp da iş bulma ümidini bulamayan gençlere biz "ev genci" diyoruz. Bunların sayısı Türkiye'de 7 milyona ulaşmış, 7 milyon. Ne yaptınız bu çocuklar için? Şimdi, bu sınıfta olan gençlerimizi özellikle uyuşturucu belasına, sanal bahis organizasyonlarına ve suç örgütlerine karşı bu iktidar koruyamıyor. Suç örgütlerinin, uyuşturucu ticaretinin arttığını her gün gazeteler yazıyor. Sayın Cumhurbaşkanı sanal bahis siteleriyle ilgili "Bunun kökünü kurutacağız." dedi mi, demedi mi? Dedi. Bu ne demektir? "Bunun varlığını kabul ediyorum." demektir kardeşim, başka izahı yok bunun. Avrupa Birliğinin en genç nüfusuna sahip olan ülkemizde ne yazık ki gençleri bunlara karşı koruyamıyoruz. Niye? Çünkü sizin istihdamınızda bunlara kaynak ayırmak gibi bir niyet yok. Gençler kafalarında valizlerini hazırlamış, her biri yurt dışına çıkabilmek için bir hazırlık içinde; kaçabilen kaçıyor arkadaş, onlara da hak vermiyor da değiliz. Tabii, maalesef, gençlerin dörtte 3'ü kafasında valizini hazırlamış fakat size bir veri vereyim: Son iki yılda 450 bin Türk vatandaşı yurt dışına göç etmiş ve bunun yarısı 34 yaşın altında gençlerimizden oluşuyor. Yani arkadaşlar, gençlikle ilgili başka bir verim daha var: Son dört yılda 20 ile 34 yaş arasında yurt dışına göç edenlerde yüzde 70 artış var.

Televizyondaki dizilerde vesairelerde bu mafya karakterlerine özendirilen çocuklar çıkıyorlar, sokaklardaki var olan o mafya çeteleriyle ya örgütlü, kendisi mücadele etmek üzere ya da onlara katılmak üzere teslim alınıyorlar. Buna karşı hangi çözümünüz var, ne yaptınız buna karşı? Şimdi, AKP, Küresel Suç Endeksi'ne göre 193 ülke arasında bizi Avrupa 1'incisi yaptı; tıpkı faizde, enflasyonda yaptığı gibi Avrupa 1'incisi yaptı bizi. Yine, dünyada 10'uncu sıraya gelmişiz bununla ilgili. 15-17 yaş arasındaki yaş grubumuzda 145 bin gencimiz suça sürüklenmiş durumda.

Ülke dev bir kumarhane âdeta, her yerde kumar, bahis çeteleri. Cebindeki telefonla aldığı asgari ücreti, maaşı bir umuttur oraya gidip yatıran insanlardan, tarımdan, çiftçiden, köylüden ibaret. Burada 80 milyarlık bir pazar var ve bu pazar için siz "Buradan biz nasıl gelir elde ederiz?" diye düşünüyorsunuz.

Uyuşturucudan tutuklanan hükümlülerin sayısı 100 bini geçmiş ya. Bitmiyor, Emniyet raporlarında da buna benzer veriler var. Yani gençlerin dörtte 1'inin bağımlı olduğu, tedaviye ihtiyaç duyduğu ve bu bağımlılığın arttığı, bağımlılığın artmasıyla bununla mücadelede...

Çok ilginç bir şey var. Gençlik ve Spor Bakanlığında Plan ve Bütçe Komisyonunda dedik ki: "Bu bağımlılıkla mücadeleyle ilgili buraya ayrılan kaynak az, bunun bütçesini artıralım." Kim reddetti? Bu sıralar, AKP ve MHP sıraları reddetti. Kim reddetti? Onlar reddetti. (CHP sıralarından alkışlar)

VELİ AĞBABA (Malatya) - Türkiye bu Rizelilerden çok çekti, Rizelilerden.

Tahsin Bey, Türkiye bu Rizelilerden çok çekti, Rizelilerden.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Rizeliler alınmasın da... Bütün Rizelileri karşınıza alıyorsunuz.

TAHSİN OCAKLI (Devamla) - Peki, başka ne yapmışız? "Üniversite öğrencilerinin barınma sorunları devam ediyor." demişiz. Mesela, bakın, 1 milyon 200 bin öğrencimizin şu anda barınmayla ilgili sorunu var. Dün Osman Bey'in özel kalemine bir tane gönderdim, eksik var. Ankara'dan bir vatandaşımız var, diyor ki: "Yahu, ben yerimi kız yurdu olarak bağışlamak istiyorum, alın benden." Niye bekliyorsunuz ağabey? Eksiğiniz var burada, bekliyorsunuz. Yani 1,5 milyon öğrencinin barınma sorunu varken bunlar ne oluyor? Eskiden iş birliği içinde oldukları FETÖ yurtlarında kalıyorlardı, şimdi de başka tarikatlar ve cemaatlerin eline teslim olmak zorunda kalıyorlar. (CHP sıralarından "Bravo!" sesleri, alkışlar)

Evet, yurtların kötü olanları için tadilat yapalım diye "Bütçe ayıralım." dedik, reddettiler.

CEVDET AKAY (Karabük) - 500 milyonu da reddettiler.

TAHSİN OCAKLI (Devamla) - Yine, başka bir retleri daha var. Neydi, hatırlayamadım; notlarıma almamışım. Plan ve Bütçe Komisyonunda verdiğimiz 3 tane önerge reddolundu yani.

Şimdi, Cumhuriyet Halk Partisinde gençler için ne yapılacak diye bir baktığımızda bir; gençlik politikalarını birlikte yazacağız, gençlerin işsizliğini kademeli olarak düşürüp sürdürülebilir hâle getireceğiz, TOKİ eliyle bu meseleleri toptan çözeceğiz ve yurt meselesi sorun olmaktan çıkacak, sporu yaygınlaştıracağız; dijital veriye, erişime ulaşılacak.

Çok notum var ama zamanım bitiyor, biraz da vakti Değerli Turizm Bakanıma ayırayım.

Bu fotoğraflara bakın; gördünüz mü bunları, siz de gördünüz mü Bakan Bey?

İSMET GÜNEŞHAN (Çanakkale) - Yüz yılın utancı Başkanım.

TAHSİN OCAKLI (Devamla) - Bu, yanan otel, bu da yanan otelde, yanan otelin önüne yapıştırılmış olan "Turizm Bakanlığının denetimindedir." yazılı plaka. Sizin, Bakanlığınızın bununla ilgili, bu yanan insanlarda hiçbir sorumluluğunun olmadığını ifade etmeniz hangi vicdana sığıyor ya; hangi vicdana sığıyor ya? (CHP sıralarından alkışlar) Bakın, bununla ilgili çok söyleyeceğim şey var ama zamanıma göre davranmak zorundayım.

CEVDET AKAY (Karabük) - Üniversite burslarını 1 kat artırma önergesini de söyleyin.

TAHSİN OCAKLI (Devamla) - Evet, o da eksik kaldı, doğru.

RTÜK'le ilgili söylemem gereken bir sürü şey var ama özellikle bu yangın olayıyla ilgili; Gebze'de yandık, işte, Kartalkaya'da yandık. Siz, o yangında çıkıp nasıl olur da "Ben sorumsuzum." dersiniz ya? 2 defa rapor değiştiriliyor, 2 defa rapor değiştiriliyor! (CHP sıralarından alkışlar) Bütün sorumluluk, 11 kişiye yüklenmiş müebbet hapisle bitemez Sayın Bakan! Bununla ilgili, cesaretiniz varsa çıkacaksınız, yargı önünde hesap vereceksiniz!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Belediye Başkanınız...

TAHSİN OCAKLI (Devamla) - Ben Türk milletine söz veriyorum: Bu yargılama yapılacak, bu yargılama yapılacak. Kamu vicdanı rahatlamadan bu sorumluluktan kurtulamayacaksınız. Kartalkaya'da ölen o gencecik, yaşlı, genç, bütün insanların o vefatından Bakanlığınız sorumludur.

FATMA ÖNCÜ (Erzurum) - Ne münasebet!

TAHSİN OCAKLI (Devamla) - Personelinize izin vermediğiniz, soruşturmalarda izin vermediğiniz için sorumlusunuz Sayın Bakan; bu sorumluluktan kurtulamazsınız. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Yangın boyunca itfaiyeci...

TAHSİN OCAKLI (Devamla) - Siz ne söylemek istiyorsanız, siz ne söylemek istiyorsanız biraz sonra çıkarsınız söylersiniz, Grup Başkan Vekilisiniz; ben nezaketimi koruyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz.

TAHSİN OCAKLI (Devamla) - Grup Başkanı Abdullah Güler Bey'in "Özgür Bey" diye hitap etmesini unutmadık, biz de bundan sonra "Tayyip Bey" diyeceğiz, haberiniz olsun.

Bütçeyi kabul etmiyoruz, reddediyoruz.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)