| Konu: | 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 3'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 29 |
| Tarih: | 11.12.2025 |
YENİ YOL GRUBU ADINA SADULLAH KISACIK (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Konuşmamın başında şunu net olarak ifade etmek isterim ki: Bu ülkede bu kadar zor şartlar altında yılmadan, usanmadan üretim yapan KOBİ'ler ve sanayicilerimiz maalesef sahipsiz.
Sayın Bakanım, siz Sanayi ve Teknoloji Bakanısınız, dolayısıyla KOBİ'lerimizin, sanayicilerimizin hakkını, hukukunu savunacak kurumun başındasınız. Ama bakıyorum, şu anda sanayicilerimiz o kadar sahipsiz ki -bir örnek vereyim- şu anda sanayi ve KOBİ'lerimizin çoğunda şu durum var: KOBİ'nin KDV alacağı var, buna rağmen KDV borcu da var ama KDV borcunu ödeyemediği için hesabına bloke konuluyor, sanayici diyor ki "Ya, benim alacağım da var." "Kardeşim, o alacağını sen daha sonra mali müşavirden onaylatırsın, yıl sonu alırsın; sen ilk önce şu ödeyeceğini bir öde." diyor. Şimdi, bunun yüzünden KDV'sini ödeyemediği için, vergisini ödeyemediği için çoğu KOBİ'mizin hesabına bloke konulmuş durumda. Hatta artık Hazine ve Maliye Bakanlığı şunu yapıyor, bloke konulmuş alacağını alamıyor ya, bu sefer KOBİ'nin müşterisinin tamamına yazı yazıyor, diyor ki: "Bu KOBİ'nin bana borcu var, ödemelerinizi KOBİ'ye değil bana yapın." Bakın, tüm müşterilerine yazı yazıyor. Ya, bu, bir sanayici için, bir işveren için ne kadar acıdır biliyor musunuz? Yani şunu düşünün: Sanayi işi, ticaret işi biraz da güven işidir. Hazine ve Maliye Bakanlığının yazdığı, vergi dairesinin yazdığı bu yazı sanayicinin müşterileri arasındaki o güvenini, itibarını yerle bir eder. Şimdi, dolayısıyla, KOBİ'nin hakkını savunmak da Bakanlığa düşer. Yani ben Sanayi ve Teknoloji Bakanı olacağım; vergi dairesi gidecek benim sanayicimin, KOBİ'min hesabına bloke koyacak, yapılandırmayacak, ticaretini kilitleyecek hatta gidecek müşterilerine yazı yazacak "Aman buna ödeme yapmayın." diye. Hayırdır ya, ne oluyor ya! Ne oluyor yani hele şu dönemde! Lütfen, buradan istirhamımızdır, Sanayi Bakanlığı sanayicilere sahip çıksın.
Ben baktım, sanayide bir boşluk var -yani Bakanlık biraz teknoloji boyutuna kaymış- acaba bunu nasıl kapatırız dedim. Gerçekten de Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına baktım, politika kurullarında "sanayi" adı geçmiyor; Bilim, Teknoloji Kurulu var yani "bilim, sanayi kurulu" yok. İşte, şu anda sanayiciler politika üretilmemesinden dolayı gerçekten zor durumda. Bakın, Hazine ve Maliye Bakanlığı çökmüş sanayicilere, iş adamlarına, iş yaptırmıyor; sanayicinin kimsesi yok.
İkinci husus: Şimdi, bu ülkenin sanayicileri yıllarca emek emek, büyük fedakârlıklarla ihracat yaparak yurt dışında pazar payı kazandılar. Yurt dışında pazar payı kazanmak kolay değildir; ilk önce yurt dışı firmalar gelir, sizi inceler, hesaplarınızı inceler, çalışanlarınızı inceler, eğitimlerinizi inceler, sonra numune ister, bunu değerlendirir, bir daha numune ister, sonra ön sipariş verir vesaire. Şimdi, yıllarca sanayicilerimiz yurt dışında belli bir pazar payı elde etmiş ama bakıyorsunuz, saçma sapan kararlarla, maalesef, bu pazarları kaybediyoruz.
Mesela, bunlardan biri kanatlı sektörü. Şimdi, bakıyorsunuz, kanatlı tavuk sektöründe bir genelge yayınlanıyor, işte diyor ki "Şu anda ihracat durdurulmuştur iç pazardan dolayı." Ya ama bunun da bir maliyeti var, maliyeti var. Şimdi, bakın, şu anda tavuk fiyatları çok ucuz. Kanatlı sektör sanayicimiz şu anda aylardır zararına, aylardır zararına üretim yapıyor ve çoğu iflas etmiş durumda, çoğu da şu anda bıçaksırtında gidiyor. Ya, hâlbuki en önemli sektörlerimizden bir tanesi, bir sektör ancak bu kadar yerle bir edilir. Ya, ihracatı durdurma kararı bu kadar kolay verilir mi Sayın Bakanım? Siz Ticaret Bakanına yeri geldiği zaman diyeceksiniz ki: "Bir dakika, ne oluyor kardeşim?" Bu adamlar yıllarca güven sağlamış, ihracatta pazarlar elde etmiş. Şimdi, kaybettiğimiz pazarlara giremiyoruz. Ben baktım, Adana'daki kanatlı sektörü Irak'ta çok iyiydi, şimdi hiçbir mal satamıyorlar. Sebebini sordum "Brezilya girdi. Biz bir ara verdik, ihracat kısıtlamasından sonra Brezilya girdi." diyorlar. Hadi şimdi alabilirseniz alın o pazarı; yıllardır etkin olduğumuz, mal sattığımız pazarı hadi şimdi alabilirseniz alın. Yani ihracat kısıtlamaları iyice düşünülerek, enine boyuna tartışılarak, gerekirse ölçekli olarak alınmalı. Biz sanayicilerimizin yıllarca verdiği emeği şu anda heba etmiş durumdayız.
Aynı şey Mısır... Bakın, konuşuyoruz, tekstil sektörümüzün tamamı Mısır'a kayıyor. Neden kayıyor? Yanlış kur politikaları yüzünden. Şimdi, onu kabul etmiyorsunuz, diyorsunuz ki "Ya, belli aşamalar kayıyor, az kayıyor." Ama şu anda, bakın, tekstilin tarihini yazmış adamlar Mısır'da çalışıyor, Bahreyn'de, Cezayir'de çalışıyor. Bakın, eski büyük firmaların yöneticilerine, müdürlerine bakın; hepsi şu anda yurt dışında, tekstilin duayenleri şu anda yurt dışında, Mısır'da. Şimdi, biz pazarı kaybetmişiz, bizim sektör de oraya gidiyor; KOSGEB'e diyoruz ki: "Sen tekstil sektöründe istihdamı koruyana -ne yap- 2.500 lira para ver." Ya, zaten makro anlamda biz adamları oraya göndermişiz, makro anlamda kaybetmişiz; siz anca pansuman yapıp bu devletin, milletin vergilerinden toplanan parayı boşu boşuna bu destekle, çare olmayacak bir destekle tekrar KOBİ'lere veriyorsunuz; bu da sanayi politikamızın yanlışlarından bir tanesi.
Şimdi, diğer bir husus: İktidar nasıl vatandaşı sosyal yardıma muhtaç bıraktıysa, bağımlı kıldıysa bakıyorum, sanayici ve iş adamlarımızı aynı şekilde krediye bağımlı hâle getirdi. Eğer kredi faizleri düşerse, kredi muslukları açılırsa sanayi büyüyor, ticaret büyüyor ama faizler yükseldiği zaman... Tamam, belli bir etkisi olur ama bakıyorum, bizim KOBİ'lerimizin hepsi şu anda krediyle döner hâle gelmiş; öz sermayesiyle dönen firma, kendi ayağı üzerinde duran firma sayısı çok az. Bunun sebebi ne? Çünkü biz "KOBİ'lere destek" deyince akla anca kredi... "Ona borç verelim, kredi verelim; büyüsün, mal alsın." Neden? Çünkü kredi alırsa hatalar örtülüyor, yanlışlar örtülüyor oysaki bizim Türk sanayicimizin en büyük sorunu şu anda verimliliktir arkadaşlar, verimliliktir; hiç verimliliği konuşmuyoruz, inovasyonu konuşmuyoruz, teknolojik ilerlemeyi konuşmuyoruz anca "Aman kredileri açalım, kredi verelim, iş yapsınlar." ama Sanayi Bakanlığı KOBİ'lerin, sanayicilerin ağabeyi olacak, rehberi olacak, önünü açacak. Maalesef, şu anda anca krediyle dönen firmaları görüyoruz; bakın, bu da bizim sanayimizin en büyük dezavantajlarından bir tanesidir. İhracata ve dış ticarete dayalı bir büyümenin koşulu sadece kur yönetimiyle ihraç ürünlerinin fiyatını göreli olarak düşürmek değil, verimlilik ve teknolojik ilerleme sayesinde maliyeti düşürmek, aynı zamanda ihracatta yüksek katma değer yaratan pazarlarda yer edinebilmektedir.
Şimdi, diğer bir konu, Türkiye'de bir heyecan yaratıldı, dediler ki: "Dünyada elektrikli araç üretim hacmi artıyor." Ee? "Bakın, işte, Çin de Türkiye'yi üs olarak seçti, burada araç üretecek. BYD Manisa'ya gelecek." Sevindik, işte yatırım yapıyor falan... Bunlar vergi teşviki de aldılar. Nerede BYD? O gün haberlerde izledim, sadece arsayı düzlemişler, iki tane konteyner koymuşlar, ondan sonra üzerine çivi çakılmamış. Ondan sonra bir haber daha: "Aha, Chery geliyor, Türkiye elektrik üretiminde Avrupa'nın üssü olacak." Nereye gelecek? "Samsun'a gelecek." Hiç Samsun'a adım bile atmadı. Yahu, gerçi atamaz da Samsun, elektrikli araç üretmek için uygun bir yer değil, adamlara fizibil yer de göstermiyoruz biz. Sayın Bakanım, Karadeniz'de ekonomik elektrikli araç üretecek bir ekosistem var mı? Siz adamı getireceksiniz, oraya fabrika kurduracaksınız, sonra adama bir ekosistem olacak; oranın jantını üreten, lastiğini üreten, fiberglasını üreten, koltuğunu üreten, döşemesini üreten...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SADULLAH KISACIK (Devamla) - E, bunlara hazır yerler, sanayi bölgeleri, buna yakın yerler varken biz en zorunu gösteriyoruz. Bir sebepleri de ondan dolayı gelmiyorlar.
Dolayısıyla, bu şeyi de sormak istiyorum: Chery'nin ve BYD'nin durumu ne oldu? Bununla ilgili de bilgi almak istiyoruz.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)