GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 2'nci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:28
Tarih:10.12.2025

DEM PARTİ GRUBU ADINA SERHAT EREN (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ticaret yalnızca ekonomik bir faaliyet değil insanların birbirine ulaşabilmesinin, birlikte üretebilmesinin, birbirinin emeğine, ekmeğine dokunabilmesinin bir yoludur. Türkiye'nin güney sınırı yalnızca bir devletin sınırlarının çizgisi değildir, Kürt halkının tarihsel olarak bir arada yaşadığı coğrafyanın tam ortasından geçen bin kilometrelik bir hattır aynı zamanda. Bu nedenle, sınırlar kapatıldığı zaman sadece ticaret durmuyor, insanların insana, kardeşlerin kardeşe temas etme hakkını da ortadan kaldırmış oluyorsunuz. İşte, bugün Nusaybin ve Kamışlı, Mürşitpınar ve Kobani tam da bu meselenin ortasında bulunuyor. Bakın, Nusaybin ve Mürşitpınar, Nusaybin-Kamışlı, Mürşitpınar ve Kobani sınır kapısı 2011 yılından beri kapalı ve bu kapalı olma durumu bölge ticaretini yüzde 40 oranında azaltmış durumda. Bakın, Türkiye'nin Suriye ve Irak sınırında toplam 16 sınır kapısı olmasına rağmen bunların birçoğu hâlen kapalı. Bu kapılar kapandığında bölgedeki ekonomik yoksulluk artıyor, kayıt dışı ekonomi büyüyor, insanlar kaçakçılığa itiliyor ve gençler göç etmek zorunda kalıyor. Bir sınırı kapattığınız zaman aslında o bölgedeki insanların ekonomik olarak nefesini de kapatmış oluyorsunuz. Bakın, Türkiye bugün Habur'dan Irak'a yüksek bir ticaret hacmiyle bağlanmış durumda. Peki, neden Mürşitpınar Sınır Kapısı'ndan Kobani'ye, neden Nusaybin Sınır Kapısı'ndan Kamışlı'ya, neden Kızıltepe sınır kapısından Tirbespi'ye böyle bir bağ kurmayalım?

Bakın, birkaç ay önce Mardin, Şanlıurfa, Diyarbakır, Şırnak başta olmak üzere bölgenin birçok Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı açıklama yaptı, "Bu kapıları açın Sayın Bakan, bölge halkı zor durumda ve bu kapıların açılması gerekiyor." dedi. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Değerli milletvekilleri, sadece Diyarbakır'da 2023 yılında ekonomik nedenlerden dolayı 1.150 esnaf, 2024 yılında 1.327 esnaf, 2025 yılında ise 910 esnaf iş yerini kapatmak zorunda kaldı; yine, Mardin, Urfa, Batman ve Diyarbakır'da son on bir ayda 3.353 esnaf iş yerini kapatmak zorunda kaldı.

Bakın, bugün kuzeydoğu Suriye'yle kurulacak düzenli ilişki Türkiye'nin ekonomisi ve barışı açısından doğrudan bir kazanım olacaktır. Bakın, Sayın Bakan, yedi ay önce bir heyetle Rojava bölgesine, Kuzeydoğu Suriye bölgesine gittik. Orada Kamışlı'dan Haseke'ye, oradan Rakka'ya kadar gittik. Araplarla görüştük, Kürtlerle görüştük, Süryanilerle görüştük, Ezidilerle görüştük; yine siyasi partilerle, sivil toplum örgütleriyle, iş insanlarıyla görüştük. O insanlar ne düşünüyor, ne diyor biliyor musunuz Sayın Bakan? Bilemezsiniz tabii çünkü siz insani, vicdani, siyasi, ekonomik ve kültürel olarak bütün kapıları kapatmış durumdasınız ama o insanlar ne düşünüyor? (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Ben bir kez daha onların ortak duygu ve düşüncelerini size söyleyeyim: Oradaki insanlar "Biz yüzümüzü Şam'a döndürmek istemiyoruz, biz yüzümüzü Türkiye'ye döndürmek istiyoruz. Türkiye'yle ekonomik, kültürel, insani, sosyal, siyasal ilişkilerde bulunmak istiyoruz, ilişkileri geliştirmek istiyoruz ama bütün kapılar yüzümüze kapatılmış durumda." Biz de diyoruz ki Sayın Bakan, sayın iktidar: Bu kapıları açalım, o insanları başka kapılara gitmek zorunda bırakmayalım. Bakın, emin olun, barış da barışın yolu da kardeşliğin yolu da o kapıların kapatılmasında değil bilakis o kapıların açık tutulmasından geçiyor.

Son söz olarak da şunu söyleyeyim: Doğru kararlar verelim, böylesi kritik durumlarda doğru kararlar vermek durumundayız. Tarihin doğru tarafında yer almanızı ben öneriyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)