GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 2'nci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:28
Tarih:10.12.2025

DEM PARTİ GRUBU ADINA YILMAZ HUN (Iğdır) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, bugün Dünya İnsan Hakları Günü. Bu ülkenin tüm halklarının dilini, kimliğini, inancını ve düşüncesini özgürce var kılabildiği bir ülke umuduyla hepinizin ve ekranları başında bizi izleyen herkesin Dünya İnsan Hakları Günü'nü kutluyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, 2026 bütçesinde bir kez daha görüyoruz ki faize ayrılan pay tarıma, eğitime, sağlığa ve sosyal politikalara ayrılan payı katbekat aşmıştır. Yani çiftçi borç içinde kıvranırken, gençler işsizlikle boğuşurken, emekliler açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilirken bu iktidar bütçeyi faiz lobilerine, müteahhitlere ve rant çevrelerine teslim etmiştir.

Urfa'da hâlen okul yetersiz, Van'da kreş yetersiz, Ağrı'da, Iğdır'da hastane yetersiz ama sarayın itibarı için sınırsız kaynak var. Kürt halkının yoğun yaşadığı illerde işsizlik rekor seviyedeyken, gençler göçe mecbur edilirken bütçenin en büyük payı yine güvenlik harcamalarına, yandaş vakıflara ve denetimsiz kamu ihalelerine gidiyor. Bu bütçe, yalnızca ekonomik değil bölgesel adaletsizlik belgesidir. Bütçe, bir toplumun hangi kesimi yaşatacağına, hangi kesimi yok sayacağına dair açık bir belgedir. Bütçe tercihleriniz sizi ele veriyor. Bu bütçe, yoksulluğu yönetmeyi, baskıyı kurumsallaştırmayı, eşitsizliği kalıcı hâle getirmeyi hedefliyor.

Değerli milletvekilleri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kâğıt üzerinde düzenleyici ve denetleyici bir kurumdur. Ancak fiiliyatta, bugün gelinen noktada düzenleyen değil sansürleyen, denetleyen değil talimat uygulayan bir yapıya dönüştürülmüştür. İnternette erişim bugün artık bir lüks değil temel bir insan hakkıdır, haber alma hakkıdır, ifade özgürlüğüdür, örgütlenme özgürlüğüdür. Ancak BTK bugün bu özgürlükleri koruyan bir kurum olmaktan çıkmış erişim engellerinin, bant daraltmalarının ve keyfî yasakların merkezî hâline gelmiştir. Türkiye bugün dünyada en fazla internet sitesi engelleyen ülkedir. İfade Özgürlüğü Derneğinin verilerine göre, Türkiye'de 2024 yılına kadar 1 milyonun üzerinde site ve alan adlarına erişim engeli getirilmiştir. Bu sayı birçok otoriter rejimi de geride bırakmaktadır.

6 Şubat depremlerinin ardından milyonlarca insan enkaz altındaki yakınlarından haber beklerken yardımlaşmanın en kritik olduğu saatlerde sosyal medya platformlarına yönelik bant daraltma uygulandı. İnsanlar yardım çağrısını yapamadı, koordinasyon çöktü, dayanışma engellendi. Bu ülke depremde bile vatandaşın feryadını duymaktan korkan bir yönetim anlayışına mahkûm edildi. BTK, afet anında iletişimi güçlendirmek için değil, eleştiriyi engellemek için devreye sokuldu. Kurumun yaptığı bant daraltmalarından kaynaklı olarak dijital mecralarda ticaret yapan, geçimini buradan sağlayan binlerce kişi olumsuz etkilenmektedir, bu durum ülke ekonomisine de ciddi zararlar vermektedir. Ayrıca, Kürtçe yayın yapan sosyal medya hesapları, haber siteleri, dijital kültür sanat sayfaları sistematik olarak hedef alınmaktadır. Kürtçe şarkı paylaşan bir hesap, Kürtçe haber yapan bir sayfa, Kürtçe siyasal değerlendirme yapan bir kullanıcının hesabı bir gecede kapatılabiliyor; mahkeme kararı yok, gerekçe yok, şeffaflık yok. BTK'nin 2024 Pazar Verileri'nde bile bölgesel eşitsizlik kendini açıkça göstermektedir. Kürtlerin yoğun yaşadığı illerde hane başına düşen fiber oranı ülke ortalamasının belirgin bir biçimde altında kalmaktadır yani bölgesel ekonomik eşitsizlik dijital alanda da yeniden üretilmektedir. Öğrenciler uzaktan eğitime bağlanamıyor, esnaf e-ticarete ulaşamıyor, gençler dijital dünyaya katılamıyor ama BTK'nin bütçesi büyüyor. Kime yarıyor? Halka değil, sermayeye ve iktidarın denetim aygıtlarına. BTK bugün bağımsız bir kurum değildir, siyasi iktidarın dijital sopası hâline getirilmiştir. Sosyal medyada bir "tweet" atılıyor, sabaha karşı erişim engeli geliyor, bir haber yapılıyor, anında site kapatılıyor. BTK talimat kurumu olmaktan çıkarılmalıdır. BTK gerçekten halkın haber alma hakkını koruyan, dijital eşitliği sağlayan şeffaf ve denetlenebilir bir kuruma dönüştürülmelidir. Aksi hâlde, bu Meclis dijital çağın baskı rejimini finanse eden bir makama dönüşmüş olur.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)