GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 2'nci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:28
Tarih:10.12.2025

DEM PARTİ GRUBU ADINA SEVİLAY ÇELENK (Diyarbakır) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli Bakanlar, değerli milletvekilleri; bugün 10 Aralık İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin kabulünün 77'nci yıl dönümü ve ben söz hakkımı bu bildirgede yetmiş yedi yıl evvel kabul edilmiş bazı haklarla ilişkili olarak kullanmak istiyorum. İfade özgürlüğü, medya özgürlüğü, kanaatlerini paylaşma özgürlüğü, düşünce ve kanaatlerini paylaşmaya zorlanmama hakkı; bunların hepsi bu bildirgenin konusu ve bununla ilişkili olarak da bugünkü Bakanlığa bağlı kuruluşlar arasında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu var.

Adından da anlaşılacağı üzere, bilgi teknolojileri ve iletişim altyapısını geliştirmekle yükümlü bir kurum var karşımızda ancak bu kurum da AKP'nin iktidara gelir gelmez tedavüle koyduğu iletişim ve medya alanındaki yeni mimariyle ilişkili bir kurum. Daha binasından başlayarak o mimariyi yansıtıyor, heyula gibi bir kurum, sanki George Orwell'ın "1984" eserindeki hakikat bakanlığı gibi bir kurumla karşı karşıyayız ama kurumun hakikati, hakikate erişimi ortaya çıkarmak gibi dertleri maalesef yok, bütün yapıp ettikleriyle hakikati erişilmez kılmaya, gerçek ve yanlışı ayrıştırılamaz hâle getirmeye hizmet ediyor ve bununla ilişkili olarak da işte bant daraltmadan içerik çıkarmaya, erişim yasağına birçok konuda aynı şeyleri söyleyebiliriz.

Bu konudaki şey böyle yani teknik olarak yapması gereken asli görevlerini yerine getirmediği gibi hukuki olarak da çok sorunlara yol açıyor. Örneğin, yakın tarihte bu konu bir biçimde gündemimize gelmişti; İfade Özgürlüğü Derneği Başkanı Yaman Akdeniz bilgi edinme hakkı çerçevesinde kuruma yaptığı başvurulara cevap almaması nedeniyle idare mahkemesine gitmişti ve 3 kez dava kazanmıştı. Bunlardan bir tanesi de Ekrem İmamoğlu ve İBB'yle ilgili soruşturma sonrası gelen bant daraltmanın nedenini sormakla ilişkiliydi. Bu davayı İFÖD Başkanı kazandığı hâlde bu bilgiye erişemedi çünkü artık hukuk yok, hukukla hak alanında bir şey elde etme imkânı yok ve BTK de bu hukuksuzluğun kurumlarından biridir. Bu yeni mimari içindeki görevi iktidar lehine ifade özgürlüğü alanını baskılamak ve bu anlamda da bir sansür ve propaganda aygıtı olarak işlev görmektir; iktidar lehine bir propaganda ve sansür aygıtıdır.

Şimdi, yeni on birinci yargı paketi kapsamında da birçok yeni düzenleme bu alandaki haklarımızı iyice daraltan bir etki yaratıyor. Bu da sanırım zaten Bütçe Komisyonunda da görüşülürken çokça gündeme geldi ama burada da değinmek gerekir. En önemli konulardan biri tabii kurumla ilişkili olarak kişisel verilerin kullanımıdır ki bu konuda da sınıfta kalmıştır. Bizzat Ulaştırma Bakanı kişisel verilerin korunamadığını, verilerin çalındığını ve buralardan da dolandırıcılık gibi birçok kamu aleyhine sonuçlar ürettiğini kabul etmek zorunda kalmıştır; bütün bunları hatırlatmak isterim.

On birinci yargı paketinde de birçok belirsizlik söz konusu. Bir kere içerik çıkarmanın tanımı değişmiş ama bu belirsizlikleri iyice artıran bir hâle geliyor. Bu içerik çıkarılırken "host"tan mı çıkarılacak, URL bazında mı çıkarılacak? Bir sürü belirsizlik var. İçerik çıkarırken kişisel hakları korumayı hızlandırma mekanizmasıymış gibi gösterilerek sulh ceza hâkimliğine ilk bakışta ihlal gördüğü durumda müdahale hakkı tanıyor ama biliyoruz ki bu ilk bakışta ihlalin anlamı da bugüne kadar bu kurumlarla olan tecrübemiz sonucunda yurttaş lehine bir şey değil. Hiçbir zaman ihlal ilk bakışta yurttaş lehine olduğu için çıkarılmayacak, tam tersi, yurttaşın yararını gözeten birçok konuda sorumluluk sahibi kişilerin hakları gözetilerek bu içerikler çıkarılacak ve tümden belki de geri dönüşsüz bir biçimde yok olacak internet ortamından.

Zaten kurum tarafından son sekiz yılda, daha doğrusu genel olarak AKP iktidarları döneminde son sekiz yılda 1 milyonu aşkın web sitesine erişim engeli getirildi. Bu erişim engellerini ayrıntılı incelediğimizde muhakkak göreceğiz ki web siteleri arasında ayrımcı, ırkçı politikalarla ilişkili olarak da çok fazla ihlal var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SEVİLAY ÇELENK (Devamla) - Teşekkürler. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)