| Konu: | Meclis Başkanına, Başkanlık Divanına ve Meclis çalışanlarına, 27'nci Dönemde vefat eden milletvekillerine, CHP'nin Grup Başkan Vekillerine ve 28'inci Dönemde bu görevi yapacaklara, birlikte çalıştığı mevkidaşlarından çok şey öğrendiğine, bu dönemde vefat eden milletvekillerine, güçlü Parlamentoya önem verdiklerine, seçimin memleketin hayrına sonuçlanmasını temenni ettiğine ve helallik istediğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 86 |
| Tarih: | 06.04.2023 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, sizin şahsınızda Sayın Meclis Başkanını ve tüm siyasi partilerden Meclis Başkan Vekillerimizi, Divanın değerli üyelerini ve Divanda sizinle birlikte görev yapan, hepimize hata yapmamamız, kaliteli yasama yapmamız için katkı sağlayan Kanunlar ve Kararlar personelini, değerli stenograflarımızı, kavaslarımızı, kulisteki çaycıdan lokantadaki garsonumuza, biz yorgun argın gittikten sonra mesaisi başlayan, buranın bir sonraki güne hazır hâle getirilmesine çalışan emekçilerimize kadar tüm personelimizi, sesimizi Türkiye'ye, dünyaya duyurmaya çalışan Parlamento muhabirlerini, basın emekçilerini, Meclis TV'nin çok değerli emekçilerini, hepsini ayrı ayrı selamlayarak başlamak isterim. (CHP sıralarından alkışlar)
Kıdemlimin önünde grup adına konuşmak her zaman zordur. Sayın Engin Altay ve Sayın Engin Özkoç'un ayrı ayrı vedaları oldu. Ben sekiz yıldır Grup Başkan Vekilliği görevini yürütüyorum, bunu Parlamento tarihinde en uzun yapan kişi Engin Altay'dır, benden 1 dönem kıdemlidir; ben en uzun 2'nci Grup Başkan Vekilliği görevini üstlenmiş birisiyim. Bu görevi 3 erkek üstlenmenin kadın arkadaşlarımıza, kadın seçmenlerimize karşı mahcubiyetini taşıdık, gelecek dönem bunun telafisinin sözünü veririz.
Bundan sonraki süreçte, biz tanımlamayı... 24 Haziranda başlayan süreci, rejime kasteden bir Anayasa değişikliğinin hayata geçtiği, o yüzden Parlamentonun güç kaybettiği, halkın, milletin gündeminin değil de maalesef Parlamento dışı odakların, sıklet merkezlerinin, bir sarayın gündeminin Parlamentoya dayatıldığı bir süreç olarak çoğunlukla eleştirerek geçirdik. Tartıştığımız günler oldu, kavga ettiğimiz günler oldu, yüreğimizi yakan günler oldu. Hep birlikte yüreğimizin ilk yanışı 18 Kasım 2018'de Erdin Bircan'ı kaybettiğimiz gündür. Ardından Kazım Arslan'ı, Markar Eseyan'ı, İsmet Uçma'yı İmran Kılıç Hocayı, Yakup Taş ağabeyi ve Sayın Genel Başkanımız Deniz Baykal'ı peş peşe kaybettik. O günlerde gördük ki kavga edenler, tartışanlar acıda, tasada bir araya gelebiliyor, taziye verebiliyor ve birlikte olabiliyorlardı. Yaptığımız kavgaların hiçbiri, yaptığımız tenkitlerin hiçbirisi kişisel değildir. Aramızda konuştuğumuzda şakalaştık -bunu buradan da tutanağa da geçirelim- bizim "Kendisi Anayasa'ya uymuyor, 3 dönem kuralına uymuyor." diye eleştirdiğimiz biri, tüzükteki 3 dönem kuralını işletip sizleri bizden mahrum edecek; eğer buna direnmeye karar verirseniz Cumhuriyet Halk Partisi herkes için var arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)
İşin latifesi bir yana, ben hem örgütsel teşkilatçılığından hem hitabetinden çok etkilendiğim Müsavat Dervişoğlu'ndan, Erhan Usta'dan, İYİ Partinin Sayın Grup Başkanından; Manisa'daki defterdarlık gününden beri ağabey-kardeş ilişkisi içinde olduğumuz Erkan Akçay'dan, bu dönem tanıştığımız, birlikte çalıştığımız Levent Bülbül'den; Sayın Hakkı Saruhan Oluç'tan ve Meral Danış Beştaş'tan; buradaki Mustafa Elitaş'ın ve Yılmaz Tunç'un şahsında tüm Grup Başkan Vekillerimizden, görev yapıp bırakmış olanlardan çok şey öğrendim, birlikte çok şey paylaştık. Çok başka yerlerden bakıyoruz; biz 14 Mayıstan sonra bir baharı müjdeliyoruz, siz iyi yaptığınızı, devam edeceğinizi iddia ediyorsunuz. Şüphesiz bu çatının anlamı da burada karşılık buluyor ki hakem millet, millet karar verecek, o ne derse öyle olacak.
15 Temmuz akşamı kapalı Parlamentoyu telefonlarla göreve çağırıp da şurada oturup "Yüzyıldır seçimlere gireriz, yeneriz, yeniliriz ama demokrasiden, Parlamentodan taviz vermeyiz, darbecilere teslim olmayız..." (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Müsaadenizle Başkanım.
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - "...milletimiz yapılacak ilk seçimlerde ne görev verirse o göreve talibiz. Şimdi muhalefetiz; seçilmiş Parlamentonun, demokrasinin arkasında, tankların karşısındayız." demiştim; hep beni eleştiren A Haber stüdyodan alkışlarla, takdirlerle vermişti ama o atmosferden bu atmosfere Türkiye yine çok şey yaşadı. Biz seçilmiş Parlamentoya önem veriyoruz, güçlü Parlamentoya önem veriyoruz; atanmışların değil seçilmişlerin gücüne, onlara saygının millete saygı olduğuna inanıyoruz ve bu sürecin sonunda biz milletimizden iktidar talep ediyoruz. Memleketin hayrına ne olacaksa, bu güzel vatanın hayrına ne olacaksa, bu toprakları birlikte paylaştığımız tüm canlıların hayrına ne olacaksa seçimden öyle bir sonuç çıkmasını temenni ediyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Son cümlem...
BAŞKAN - Buyurunuz efendim, buyurunuz efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Parlamento "parler" kökünden gelen, "konuşulan yer"dir. Çok konuşan çok hata yapar. Karşılıklı hatalar olmuştur. Bütün tezlerimizin sonuna kadar arkasındayız ama kırdığımız kalplerden müteessiriz; kırdığımız kalplerden burada hangi partiden hangi arkadaşımız olursa olsun helallik isteriz, özür dileriz. Bundan sonra hangi makamda oluruz, bilmeyiz; buradaysak aramızda olmayacak arkadaşların odamız odasıdır; Manisa'da bir evladınız, bir kardeşiniz, bir arkadaşınız vardır. Biz yoksak, siz varsanız çekinmeden yanınıza varırız; biz kişisel olarak sizlerden razıyız, helallik isteriz.
Sağ olun, var olun. (Alkışlar)