| Konu: | Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 84 |
| Tarih: | 04.04.2023 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Arkadaşlar, ben de bu saatte konuşmayı istemezdim ama maalesef bu saate kaldı.
Tabii, cumhuriyet tarihi boyunca görülmemiş şekilde özelleştirme ve satış işlemleri gerçekleştiriliyor. Bunun içerisinde şeker fabrikaları, TEKEL, kâğıt fabrikası gibi pek çok alan var ve ne yazık ki enerjide de durumumuz ortada. BOTAŞ'ı da paramparça ederek satmaya çalışıyorsunuz. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı zaten satılmış durumda. Bu Komisyonun yaşanan depremler sonrası oraya gidip, incelemeler yapıp deprem bölgesinde yer alan 353 OSB'nin 35'inde deprem sonrası faaliyetleri incelemesi ve orada hayatını kaybetmiş, göç etmiş, orada çalışamaz durumdaki insanların durumunu ortaya koyması gerekirken ne yazık ki farklı, sanal gündemlerle uğraşıyoruz şu anda. Hayatını kaybeden insanlarla ilgili ne yapılıyor, bilmiyoruz doğrusu.
Yine, ihraç edilecek doğal gazın Türkiye üzerinden iletim tarifesini belirleme yetkisini, firmalara göre farklı fiyat, hüküm ve tarifeler üzerinden, Enerji Bakanlığının görüşünü almak kaydıyla, EPDK'ye veriyorsunuz; bu da kabul edilebilecek bir şey değil. Stratejik öneme sahip BOTAŞ, maalesef, parçalanıyor, şirketlere dönüşmesinin önü açılıyor, birtakım işlemler Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının iznine bırakılıyor ve Cumhurbaşkanına geniş yetkiler veriyorsunuz. Kâr eden BOTAŞ'ın tabii ki Fona devredilirken Sayıştayın ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetiminden uzaklaştırıldığını ve ondan sonra zarar etmeye başladığını artık sağır sultan bile biliyor. Bağımsız ve özerk olduğu iddia edilen bu kurumun Bakanlıktan izin alacak şekilde bir düzenlemeye çevrilmesi ve Cumhurbaşkanının Başkanlık ettiğini bildiğimiz Varlık Fonunda, bu süreçte bu kurumun bağımsız olmayacağı da ortadadır.
Değerli milletvekilleri, tabii, günün bu saatinde ve tam iftar açma saatinde konuşma olunca... Bana günlerdir, 150 bine yakın kamu mühendisinin feryatlarını buradan iletmem istendi, bunu söylemek zorundayım: Bu ülkeye proje üreten, kontrol yapan, altyapı ve üstyapı tesislerini kontrol eden kamu mühendisleri insanca bir maaş almak istiyorlar, özlük haklarının düzenlenmesini istiyorlar; lütfen, buna biraz kafa yorun, kamu mühendisleri için gerekli düzenlemeleri de bu Meclis kapanmadan gelin, yapalım.
Evet, arkadaşlar, şu anda cebimden bir 200 TL çıkarıyorum. Bu 200 TL'lik banknotla ne alabiliyoruz arkadaşlar? Geçen sene soğanın kilosu 2 TL'ydi, şu anda, arkadaşlar, bir tek soğan 10 TL; şu 200 TL'yle geçen yıl 100 kilo soğan alabiliyordunuz, şu anda 7 kilo alıyorsunuz.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Müzeyyen Hanım, Erkan az önce 5 liraya satıyordu soğanı.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - İşte, yaparsa AKP yapar arkadaşlar! (CHP sıralarından alkışlar) Evet, yine, bu 200 TL'yle maalesef şu anda 1 kilogram dahi kıyma alamıyorsunuz. Yaparsa AKP yapar bunu gerçekten!
Evet, bu ülkede insanlar maalesef depremde hayatını kaybetti ve bütün faaliyetler nedeniyle, bütün bu afetler nedeniyle, biyolojik afetler nedeniyle de 250 bin insan hayatını kaybetti; buna kafa yormadınız. Bu ülkede kadın cinayetleri yaşandı, her gün bir kadın öldürülüyor; buna kafa yormadınız. Bu ülkede sizin vahşi madenciliğiniz nedeniyle madenlerde insanlar hayatını kaybetti, bunların kanı üzerinden siyaset yaptınız ve utanmadınız. Ne yazık ki bu ülkede çadırı temin edemeyen, iki ay geçmiş, şu anda hâlâ barınma sorununu çözemeyen, konteyner sorununu çözemeyen, hijyen sorununu çözemeyen Kızılay ve AFAD'dan herhangi birisi istifa etmemekte ancak valiler istifa edip AKP'den milletvekili olmak için sıraya girmektedir.
HABİP EKSİK (Iğdır) - O vali hesap verecek, o vali!
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Hangi başarınızdan dolayı bunu yapıyorsunuz arkadaşlar, bunu söyler misiniz? Dolayısıyla bu ülkede kadınlara "çürük" "sürtük" "cibilliyetsiz" diyenlerden bu kadınlar hesabını soracak.
TÜLAY KAYNARCA (İstanbul) - Allah aşkına yapma ya! Yapmayın ya!
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Hiç merak etmeyin, 15 Mayısta, 13'üncü Cumhurbaşkanımızın başkanlığında bu ülkeye baharı getireceğiz arkadaşlar.
Oyumuzun rengi de "hayır"dır. (CHP sıralarından alkışlar)