| Konu: | TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranına, seçim yaklaşırken seçim operasyonlarının her yönüyle devam ettiğine, HDP'nin giderek büyüyüp güçlendiğine, Siirt'in Kurtalan ilçesinden Muğla'nın Bodrum ilçesine giden işçilerin saldırıya uğradığına ve gerekçesine, iktidarın ırkçılığı körüklediğine, Amed'de jandarmanın açtığı ateş sonucu Mikail Ekinci isimli bir yurttaşın yaşamını yitirdiğine ve Peru'daki resmî kurumların liman şehri El Callao'daki bir depoda ele geçirilen kokainin varış yerinin Türkiye olduğunu açıkladığına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 83 |
| Tarih: | 03.04.2023 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bugün mart ayı enflasyon verileri açıklandı, TÜİK'e göre yıllık enflasyon yüzde 50,51; aynı aylık enflasyon yüzde 2,29; ENAG'a göre ise yüzde 112. Aradaki 62 puanlık fark, iktidarın TÜİK eliyle emekliden ve memurdan çaldığı miktarı gösteriyor aslında. Bir yıldır "Bekleyin, enflasyon düşecek." sözleri hâlâ bitmedi ama hiçbir düşüş olmadığı gibi artış istikrarlı bir şekilde devam ediyor. Dünyanın hiçbir yerinde aslında üç haneli bir enflasyon göremeyiz ama -bu rakam, örneğin TÜİK verisi elimizde- TÜİK, AKP iktidarının borazanlığını yaparak seçim gününe yaklaşılan her bir günde makası daha da fazla açmaya devam ediyor. TÜİK ile ENAG arasındaki fark yüzde 100'ü aşmış durumda. Birkaç veriyle TÜİK'in nasıl bir yalan makinesi olduğunu kamuoyuyla da paylaşmak istiyorum. 2021 yılı ramazan ayında 30'lu yumurtanın fiyatı 16 TL'ydi, bugün 80 TL; 1 kilogram kıyma 80 liraydı, bugün 245 lira; 1 litre ayçiçeği yağı 12 TL'ydi, bugün 45 TL; 1 kilogram soğan 2 TL'ydi, bugün 25 ila 30 TL arasında; 1 kilogram salça 8 TL'ydi, bugün ise 38 TL; bunlar asgari rakamlar. Halkın sofrasındaki yangın harlanarak büyüyor ve o yangını bizler birleşerek, mücadele ederek 14 Mayısta söndürmeye başlayacağız. 15 Mayıs sabahı ilk iş, Türkiye'nin kamu kurumlarını AKP-MHP vesayetinden kurtarmak olacaktır. Gerçek bir yüzde 100'lük enflasyon, yalanla yoğrulmuş yüzde 1'lik TÜİK enflasyonundan bile daha iyidir; bu konuda söz veriyoruz halkımıza.
Sayın Başkan, seçim yaklaşırken seçim operasyonları her yönüyle devam ediyor. Urfa'da, İzmir'de partililerimiz gözaltına alındı, tutuklandı; 7 kişi İzmir'de, 17 kişi Urfa'da tutuklandı. Bugün de yine, İzmir ve İstanbul'da gençlik meclisi üyelerimize ve yöneticilerimize yönelik bir operasyon var. Aralarında Demokratik Modernite dergisi çalışanı gazeteci Sema Korkmaz da var. Soruşturma dosyasında gizlilik kararı var, 15 kişinin gözaltına alındığını biliyoruz. İsimlerini öğrenebildiklerim Sedat Uğraş, Muhammed Uğraş, Barış Ugun, Rojin Değirmenci, Osman Koçar, Serhat Yavaş ve Sema Korkmaz. AKP-MHP iktidarına sesleniyorum: Bugüne kadar ne kadar kişiyi tutukladınız herhâlde sayıyı siz bilmiyorsunuz ama biz gayet iyi biliyoruz; binlerce HDP'liyi, sevenini, destekleyenini, yöneticisini tutukladınız ama HDP'ye bir zarar verdiğiniz yanılgısına sakın kapılmayın.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Biz giderek büyüyoruz, güçleniyoruz. Bu gözaltılar, sizin ne kadar aciz içinde olduğunuzu gösteriyor. Hani çıkıp seccadeler sallıyorsunuz ya, tehdit ediyorsunuz ya, Kobani olaylarını her gün dilinize dolayıp bir gün "251 kişi" bir gün "53" bir gün "50 kişi" diyorsunuz ya, kaybettiniz ya, bunu kabul etmeyeceğinizi biliyoruz. Gözaltıları, tutukluları serbest bırakın, yol yakınken bunların hukuksuz olduğunu kabul edin diyeceğim ama o basiret, o durum sizde yok; biz bunların hepsinin hesabını soracağız, hesap verecekler. Seçim operasyonuyla gençlik meclisi üyelerini, MYK üyemiz İdil Uğurlu'yu gözaltına alıp tutuklayanlar 14 Mayıstan sonra siyasi operasyon yaptıkları yönünde hesap verecekler.
Sayın Başkan, bugün yine çok kötü bir haber düştü.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Muğla'nın Bodrum ilçesine, benim vekili olduğum Siirt'in Kurtalan ilçesinden geçen haftalarda işçiler gitmişler. Bugün, yaralandıkları ve saldırıya uğradıkları haberi geldi. Haberleri araştırdım; neymiş, aralarında Kürtçe konuşuyorlar. Evet, Kürtçe konuştukları için satırla, sopayla ve pompalı tüfekle saldırıya uğramışlar; birinin burnu kırılmış, biri alnından satır darbesi almış, birinin de kafasına üç dikiş atılmış. Hatta şunu demişler: "Buranın büyüğü biziz, kimse bize hesap soramaz." Hiç kimse büyük değil ya. Bu ülkede Türk kadar Kürt'ün de hakkı var. Bu ülkede Türkçe kadar Kürtçenin de geçerliliği var; bu, dilimizdir, milyonlarca yurttaşın dilidir. Bu ırkçılığı körükleyenler bizzat iktidardakilerdir. Kendileri ırkçılığın öncülüğünü yapıyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bütün Kürtler adına şunu söylüyorum ki dilimizi konuşmaya devam edeceğiz. Bu dili unutturamayacaksınız, yüzlerce yıldır unutturamadınız, bundan sonra da unutturamayacaksınız ve bu dile ilişkin taleplerimiz er geç bu Parlamentoda kabul edilecek.
Sayın Başkan, yine bir başka mesele, Amed'de Mikail Ekinci isimli bir yurttaş jandarmanın açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi. Evet, niye? Hakkında -araması varmış, ayrıntılara da baktım- bir yakalama kararı var. Jandarma köyü basıyor ve nasıl oluyorsa kalbine isabet edecek şekilde arkasından ateş ediyor ve Mikail Ekinci ölüyor. Jandarmanın görevi, yakalama kararı olan birini öldürmek değildir, yakalamaktır ya, yakalamak zorundadır. Mikail Ekinci onlara karşı bir silah kullanmış mı, bir cevap vermiş mi? Böyle bir bilgi yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - O kadar rahat insan öldürülüyor ki bu topraklarda, hakikaten insanın sözü bitiyor ve bunu, bu iklimi yaratanlar cezasızlık politikasını devam ettirenlerdir, cezasızlığa güç verenlerdir. Mikail Ekinci'ye tetiği çeken hâlâ serbest. Yaşam hakkı artık bu ülkede güvende değil; nasıl kişi özgürlüğü ve güvenliği güvende değilse yaşam hakkı da güvende değil.
Sayın Başkan, izninizle son söyleyeceğim şu: Peru'daki resmî kurumlar, liman şehri El Callao'daki bir depoda ele geçirilen 2 ton 310 kilo 760 gram kokainin varış yerinin Türkiye olduğunu açıkladı. Bu, korkunç bir rakam. "Uyuşturucu kartellerinin sevkiyatlarında genellikle Belçika, Hollanda, İspanya ve Fransa'yı tercih ettiklerini biliyorduk ama bu sefer İstanbul Limanı'ydı." diyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son sözlerinizi alayım.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Açıkçası, uyuşturucuyla mücadele ettiğini sürekli ifade edenlere soruyorum: Bu büyük suçların peşine düşüyor musunuz ya? Ne yaptınız, kimi yakaladınız? Uluslararası basına çıkan, bu kadar ciddi bir şekilde tartışılan bir meselede hâlâ Türkiye'de çıt yok. Peru'da tek seferde ele geçirilen 2,3 ton kokainin neredeyse Türkiye'de bir yılda yakalanan toplam kokain miktarına eşit olması sevkiyatın ne kadar büyük olduğunu da gösteriyor. Birleşmiş Milletler Uluslararası Narkotik Kontrol Kurulu 2022 Yılı Raporu'nda da Türkiye'nin Güney Amerika'daki uyuşturucunun Orta Doğu ve Avrupa pazarlarına taşınmasındaki öneminin arttığına işaret edilmişti. Uyuşturucuyla mücadele ettiğini iddia edenlere duyurulur: En büyük sevkiyatların varış noktası Türkiye. Bunu durdurmazsanız toplum zehirlenmeye devam edecek; biz durduracağız ama 14 Mayıstan sonra.
Teşekkür ediyorum.