| Konu: | 30 Mart Mahir Çayan ve 9 arkadaşının katledildiği güne, 6 Şubattan bu yana depremden zarar görenlerin çadırsız yaşamaya zorlandıklarına; 24 Martta Hatay'da yapılan devlet hastanelerinin temel atma törenine, bu hastanelerin ihalelerine ve ihaleyi alan şirketlere, gıda enflasyonuna, seçim ekonomisine, Hiranur Vakfının kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in kızı H. K. G.'in 6 yaşından sonra evlendirilmesi ve istismarına dair davanın yarın yapılacak duruşmasına ve bu seçimlerde 6284'ü hedef alan kadın düşmanı, karanlık ve büyük tehlike arz eden bir ittifakın oluştuğuna ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 82 |
| Tarih: | 30.03.2023 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Bugün 30 Mart, Deniz Gezmiş ve yoldaşlarının idamını engellemek için yola çıkan Mahir Çayan ve 10 arkadaşının katledildiği gün. Elli bir yıl geçti ama hâlâ hatırlanan, unutulmayan ve kanayan bir yara olmaya devam ediyor. Her zaman şunu söyledik: Katliamlarla yüzleşmeyen siyasi otoriteler hep bunu yok sayıyor fakat geçmişle yüzleşmenin toplumsal yaraları saracağına olan inancımızı bir kez daha ifade ediyorum. Sevgili Mahir Çayan'ın sözlerini anımsatmak isterim: "Onlar bir avuç, biz ise milyonlarız. Kaybedeceğimiz hiçbir şey yoktur, kazanacağımız koca bir dünya. Asıl siz teslim olun, biz buraya teslim olmaya değil ölmeye geldik." diyen Mahir Çayan ve 10'ları saygıyla anıyorum. Onlara verdiğimiz sözü ve kazanacağımız bir dünya olduğu gerçeğini hiç unutmadık ve gerçekle mücadelemizi perçinledik. Gün o gündür; teslim olmaya değil ölüme gidenlerin düşleri gerçek olacak. O gün çok yakın, güneş doğacak, buradayız, birlikte değiştireceğiz.
Sayın Başkan, depremin etkileri devam ediyor ve maalesef tartışılmıyor. Deprem bölgelerinde iktidar, temel atma şovlarını yapadursun halkta hâlâ çadır yok, hâlâ çadırsız bölgeler var. Sel vurdu bu toprakları; depremzedelerin yağmurla, fırtınayla, sinekle, böcekle ve haşereyle ayrı ayrı imtihanı, yaşam mücadelesi devam ediyor. Samandağ Stadyumu'ndaki çadır kentte fırtına nedeniyle çadırlar kullanılamaz hâle geldi ve bunlar arasında bulunan yüzde 90 engelli kız çocuğu Gönül Demir şöyle diyor: "Halkı düşünen yok, bir yetkili dahi gelmedi. Bizi depremde öldüremediler, şimdi çadırlarda öldürmek istiyorlar. Helal etmiyorum, bu halk hakkını helal etmiyor, hakkımızı helal etmiyoruz, etmeyeceğiz." Hâlâ 6 Şubattan bu yana depremden zarar görenler çadırsız yaşamaya zorlanıyor.
Yine, Hatay devlet hastaneleri açılışında büyük bir fiyasko ve hani korkunç bir şov ortaya çıkmıştı. 24 Martta Hatay'da Defne ve İskenderun sözde devlet hastanelerinin açılışı yapıldı, temeller atıldı. Küçük bir alana beton ve malzemeler döküldü, iş makineleriyle sonra kaldırıp götürdüler; her şey mizansen ya, şov yapacaklar, algı yaratacaklar. Ama dün yeni bir şey ortaya çıktı: O büyük şov ve mizansenden üç gün sonra ihale yapılmış. İhale kimlere verilmiş? YDA inşaat şirketi ve Akfen inşaat şirketlerine...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Temel atma töreninden üç gün sonra ihale yapılıyor ve bütün Türkiye'nin gözünün içine baka baka "Devlet hastanesinin temelini attık." diyorlar. Böyle bir iktidarla, böyle aldatıcı, yalan üzerine kurulu bir politikayla karşı karşıyayız. Tabii, şunu da söyleyeyim: YDA ve Akfen AKP döneminde en çok ihale alan ve en çok zenginleşen firmalar arasında; hiç kimse şaşırmadı herhâlde.
Açlık ve yoksulluğa gelmek istiyorum. Gıda enflasyonu yüzde 1,76 arttı ve son iki ayda değişim yüzde 17,96 oldu. Son iki ay itibarıyla değişim oranı yüzde 94,62. Türkiye'de açlık sınırı 9.591 lira, yoksulluk sınırı 31.241 liraya ulaştı. Şimdi, Türkiye'de 31.241 lira maaş alan kaç kişi var? Gerçekten bunu çıkarabiliriz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Öğretmenin, memurun, emekçinin maaşları ortada, asgari ücreti biliyoruz. Bugün gelecek Plan ve Bütçeden geçen kanun teklifi, hiç öyle "Asgari ücrete zam yaptık, emekliye müjde verdik." diye aldatmaya kalkmayın. Her gün seçim ekonomisini daha da büyütüyorlar, oy almak için halka vaatlerde bulunuyorlar, buraya bütçe kanunları, değişik değişik teklifler geliyor ama halk elindeki parayla ne alabileceğini en iyi kendisi biliyor. Matematik ortada ve ne mutlu ki bu halk matematiği çok iyi biliyor ve seçim sandığında o matematiği size kendisi en iyi gösterecek, sizi gönderecek.
Sayın Başkan, İsmailağa cemaatini burada çok tartıştık. Cemaate bağlı Hiranur Vakfının kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in kızı H. K. G.'nin 6 yaşından sonra evlendirilmesi ve istismarına dair dava...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Yıllar sonra kamuoyunun baskısıyla açılan davanın duruşması yarın, evet yarın bu dava görülecek ve H. K. G.'nin yaşadığı karanlığın tabii ki aydınlığa kavuşması yıllar sonra olsa da açılan bu davanın açılmasına bağlı. Öncelikle herkesi duyarlığa ve bu davada çocuğa destek olmaya davet ediyoruz ve yargının da hukuku uygulamasını beklediğimizi söylemek istiyorum.
Şimdi, 6284'ü hedef alan kadın düşmanı, karanlık ve büyük tehlike arz eden bir ittifak oluştu bu seçimde. Evet, 14 Mayıs seçimlerinde en büyük düşmanlık kadına karşı. Oluşan ittifak kadına yaşam hakkı tanımıyor, kadına şiddeti meşru görüyor, kadına şiddeti tartışmışlar ya! Böyle korkunç bir şey olabilir? Yani bir parti iktidar partisine diyor ki...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AHMET ÇOLAKOĞLU (Zonguldak) - Yalan atıyorsunuz.
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Siz yalan atıyorsunuz.
..."6284'ü kaldıralım." diyor. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İbrahim Kalın, katıldığı bir televizyon programında -buna da yalan deyin- diyor ki: "Kadının beyanı esastır ve süresiz nafaka meselesini tartışmaya açalım." Çağrıda bulunuyorum: Yeniden Refah Partisiyle, diğer partilerle yaptığınız ittifakta neye söz verdiniz? Milyonlarca kadın adına neden vazgeçtiniz? Böyle bir hakkınız yok. Siz kadınların bedeni, yaşamı, şiddet görmeme hakkı, nafaka hakkı, istismara karşı korunma hakkı üzerinde pazarlık yapamazsınız. Bu kirli, bu tehlikeli, bu karanlık ittifakın Türkiye'ye getireceği hiçbir şey yoktur, tam tersine bu topluma kaybettirecektir. Herkesi 14 Mayısta bu kadın karşıtı, kadın düşmanı ittifaka "ret" oyu vermeye davet ediyoruz.